Ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında Otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında İçim sensin bu ilde, dışım sensin Rüveyda Rüveyda, Ben sendeyim sen bendesin Rüveyda..
(Nurullah Genç'in, keşke rüveyda ben olsaydım dedirten yapıtı..)
Hiç mazeret tanımayan, keskin, açık insani bir his tezahürü.. Boğazınızı hiç terk etmeyecek akrep gibi, yutkundukca zehri göğsünüze akar, nefesinizi daraltır; ruhunuzdaki tüm hisleri felce uğratır.. İnsanın tüm varlığını tepeden inme bir dehşet altında ezen, bundan acı azap olamaz..
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı Her anını eksiksiz dün gibi hatırlarım Dudaklarımda tuzu, içimde yanar aşkın
Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı Hani kuşlar, ağaçlar binbir renkli çiçekler Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
Ben hala o günleri anarsam yaşıyorum Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi Hala güzelliğini kalbimde taşıyorum Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi
...
Mazinin elemi bile tatlı der şair.. Mazinin izi bile yok kalbimde, gelme baharda..
Facir'in çoğulu..
(Allah yolundan sapan, günah işleyen)
Rezillerin farkında olamadıkları 'beter' olma hali..
Ömrün ne sonundayız, ne de henüz başında
Otuz üç yaşındayız, hep otuz üç yaşında
İçim sensin bu ilde, dışım sensin Rüveyda
Rüveyda,
Ben sendeyim sen bendesin Rüveyda..
(Nurullah Genç'in, keşke rüveyda ben olsaydım dedirten yapıtı..)
Rüveyda; arapça kökenli, kibarca, ince, nazik anlamında bir kelimedir..
Um Khalthoum, Om Kalthoum, Oum Kalsoum..
Arap dünyasının, Orta Doğu'nun en büyük sesi (divası): ÜMMÜ GÜLSÜM
Gölgemin altında barınmayı tercih edenler, kalın orada sobelemeyeceğim sizi, bi'lakis hep besleyeceğim..
pehh :)
Hiç mazeret tanımayan, keskin, açık insani bir his tezahürü..
Boğazınızı hiç terk etmeyecek akrep gibi, yutkundukca zehri göğsünüze akar, nefesinizi daraltır; ruhunuzdaki tüm hisleri felce uğratır..
İnsanın tüm varlığını tepeden inme bir dehşet altında ezen, bundan acı azap olamaz..
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı
Her anını eksiksiz dün gibi hatırlarım
Dudaklarımda tuzu, içimde yanar aşkın
Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler
Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı
Hani kuşlar, ağaçlar binbir renkli çiçekler
Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
Ben hala o günleri anarsam yaşıyorum
Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi
Hala güzelliğini kalbimde taşıyorum
Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi
...
Mazinin elemi bile tatlı der şair..
Mazinin izi bile yok kalbimde, gelme baharda..
Daha değil, henüz olmadım..
Ey doktor ben aşk derdimden memnunum
İlacımdan el çek
Beni öldürecek zehir senin dermanındadır
Bu yüzden derdime derman bulma..