ELİF ben ki alfabenin başlangıcıyla adlanmışken ne yazık,ki hep sonların başlancıcı olmuşum.. elifi elifine bilsemde o sonlardaki hasret ve özlemi, kahrolası sonlara ve elifin tekliğindeki ürperten yalnızlığına bir mertek gibi mıhlanmışım.. ve elifin kendisinden sonraki harfe değilde, önceki harfe bağlanması gibi ben hep dünlere bağlanmış, hep dünlere ait olmuşum…her ne kadar sonlarda olsamda ben hüzün ve eseflerin mebde-i ve sancaktarı olmuşum…. ve şimdi dudakları bükülmüş ağlayan bir ŞIN ım yarab! MİM'e vuslatı beklemekteyim...kaç elif miktarı ağlasam razıyım....
tüm islam aleminin KADİR ve aynı zamanda KADER gecesini tebrik eder,Cenabu Allah dan bir dahaki kadir gecesine kadar bizleri belalardan felaketlerden, musibetlerden korumasını ve tüm güzellikleri, hayırları bizlere vermesini niyaz ederim..
ELİF hurufattan olmakla... bizdendir de... muvakkat sükûtların ilk hıçkırığıdır ki mebde-i eseftir ve dahi mead-ı hüzün... derim ki kalemde bir eliflik vardır...zira ki muhayyel bir doğru parçasıdır o...mücessem hali belki de kalem elifin...ve dahi görürdüm hep kalemdeki elif iştiyakını...ve dahi öğrettilerdi ilk harf eliftir...ve dahi elif Padişah'ın tuğrasıdır...
sonra... elif büker dudaklarını nûn olur... elif kervan olur, sin olur... elif hıçkırarak ağlar şın olur... elif secde eder mim olur... (en çok mim olmayı sever ve mim olmayı özler.. mimde kalmayı ve mimde kaybolmayı...belkide mim ile mimlenmeyi ister..kimbilir?) elif aşık olur lam-elif olur...
elif karanlıkta oturuyordu bir 'be' bulsa, açılacaktı yolu; ama sırdı 'be' 'elif' sırrın varlığını bile bilmiyordu oysa gelmesi Gerekiyordu be' nin gelmesi ve ayağına düşmesi elif'in...Nazan Bekiroğlu
her elif’in yolunu açacak bir “be” yaratan bir yar var ki; kelamını başlatır bir “elif” ile…cümle içinde elif’in varlığını hissettirir sabretmeyi bilene. elif’i cümleye sevdirir; cümleye elif’i faydalı kılar. kelamını kalbe vahiy kılan bir yar var ki, elif’liğinin idrakinde olmayan her yürek için büyük sıkıntılar verir; bu o’ yar’in merhametindendir, fazlındandır.
Allah'ım! !
Beni senden uzaklaştırmaya yırtınan nefsimin ellerine teslim etme! ...
ELİF
ben ki alfabenin başlangıcıyla adlanmışken ne yazık,ki hep sonların başlancıcı olmuşum.. elifi elifine bilsemde o sonlardaki hasret ve özlemi, kahrolası sonlara ve elifin tekliğindeki ürperten yalnızlığına bir mertek gibi mıhlanmışım..
ve elifin kendisinden sonraki harfe değilde, önceki harfe bağlanması gibi ben hep dünlere bağlanmış, hep dünlere ait olmuşum…her ne kadar sonlarda olsamda ben hüzün ve eseflerin mebde-i ve sancaktarı olmuşum….
ve şimdi dudakları bükülmüş ağlayan bir ŞIN ım yarab! MİM'e vuslatı beklemekteyim...kaç elif miktarı ağlasam razıyım....
Elif...bir elif miktarı soluklanmaktır ahiret öncesi,dünya hayatında...
tüm islam aleminin KADİR ve aynı zamanda KADER gecesini tebrik eder,Cenabu Allah dan bir dahaki kadir gecesine kadar bizleri belalardan felaketlerden, musibetlerden korumasını ve tüm güzellikleri, hayırları bizlere vermesini niyaz ederim..
ELİF
hurufattan olmakla...
bizdendir de...
muvakkat sükûtların ilk hıçkırığıdır ki mebde-i eseftir ve dahi mead-ı hüzün...
derim ki kalemde bir eliflik vardır...zira ki muhayyel bir doğru parçasıdır o...mücessem hali belki de kalem elifin...ve dahi görürdüm hep kalemdeki elif iştiyakını...ve dahi öğrettilerdi ilk harf eliftir...ve dahi elif Padişah'ın tuğrasıdır...
sonra...
elif büker dudaklarını nûn olur...
elif kervan olur, sin olur...
elif hıçkırarak ağlar şın olur...
elif secde eder mim olur... (en çok mim olmayı sever ve mim olmayı özler.. mimde kalmayı ve mimde kaybolmayı...belkide mim ile mimlenmeyi ister..kimbilir?)
elif aşık olur lam-elif olur...
elif hurufattan olmakla...
bizdendir de...
alıntıdır.
elif karanlıkta oturuyordu bir 'be' bulsa, açılacaktı yolu; ama sırdı 'be' 'elif' sırrın varlığını bile bilmiyordu oysa gelmesi Gerekiyordu be' nin gelmesi ve ayağına düşmesi elif'in...Nazan Bekiroğlu
her elif’in yolunu açacak bir “be” yaratan bir yar var ki; kelamını başlatır bir “elif” ile…cümle içinde elif’in varlığını hissettirir sabretmeyi bilene. elif’i cümleye sevdirir; cümleye elif’i faydalı kılar.
kelamını kalbe vahiy kılan bir yar var ki, elif’liğinin idrakinde olmayan her yürek için büyük sıkıntılar verir; bu o’ yar’in merhametindendir, fazlındandır.
başkalarını kıskananlar,
karşısındakini küçümseyerek kendilerini yükseltmeye çalışanlar..
Tahsil cehaleti alır
Eşeklik baki kalır..
Mazmûn-ı mineşş-şi’ri le-hikmet
Peygamberimiz şiirlerden bir kısmı şüphesiz hikmettir buyurmuştur..
ne utanmak kaldı ne edep, nede ar,
edeb bir tac olsada nur-u hüdadan
giyenlere gerici dediler ol hayasızlar..