Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • bertolt brecht26.06.2003 - 05:12

    almanca biyografisini bir internet sitesinden okumustum tercümesini yapiyordum..
    her kelimede sözlüge bakmak zorunda kalinca,
    yarida biraktim,
    insaallah bir gün devamini...

    dogu berlin'li
    komünist..
    Dogu Alman yönetiminin sanatcisi...
    edebiyatcisi,
    teorik denemecisi
    vs vs'si...

  • bertolt brecht26.06.2003 - 04:34

    Brecht 10 subat 1898'de Augsburg'da bir fabrika yöneticisinin oglu olarak dünyaya geldi..1917'de (ortqa ögretim sonrasi, üniversite öncesi elde edilmesi gereken son egitim derecesi olan) Abitur'unu yapti. Akabinde Münih'te tib egitimine basladi...1918'de sihhiye olarak savas hizmeti yapti..1923'te Münih salon tiyatrosu'nda,1924'te de Alman tiyatrolari'na (Münhener Kammerspiele) dramatürj (edebi sanat müsaviri) oldu.1924'ten itibaren Berlin'de serbest yazar olarak hayatini devam ettirdi.. Bu arada marxizmle de esasli olarak mesgul olmaya basladi.
    Ilk eseri 1918 tarihli 'Ball'i idi. Ikinci olarak da henüz 21 yasinda iken bir kismini Augsburg'da bir kismini Münih'te tamamladigi 'Trommeln in der Nacht' adli eserini yazdi.. Bu eseri devrimci bir konuya odaklanmisti: Komünist ayaklanma. Bu eserinde, daha cok sinif catismasinin araci olarak gördügü icin didaktik enstrümanlardan kacinmistir...Yine bu eseri, diger erken devresinde verdigi tüm eserleri gibi nihilizm ve anarsizmin izlerini tasir. Toplumsal kritikte bulunan ögeler bu eserde artan oranda ortaya ciksa da, daha cok colgin ve alayci bir üslüp agir basar. bu edebi üretkten ikili yapisi, brecht'e dünya capindaki basarisini getiren eseri 'dreigroschenoper'i de sekillendirir... Brecht bu eserini bestekar Kurt Weill ile birlikte, E. Hauptmann tarafindan almancaya cevrilen ingiliz John Gay'in 18. yy'a ait eseri 'Beggar's Opera'nin temel yapisi üzerine insa etmistir... 'Die Dreigroschenoper' 31 Agustos 1928'de theater am Schiffbauerdamm'da sahnelendi. Rejisörlügü Erich Engel tarafindan yapilan bu temsilin sahne mizansenini Caspar Neher kompoze etti. Bu eser 20'li yillarin acitatli ve suurlu isveli hafifmesreb havasini tasir. Bu yönüyle zamaninin tüm eserlerini gölgede birakmistir.
    ........................................

  • berthold bretch26.06.2003 - 03:16

    buraya yazan arkadaslar lütfen kelimenin dogrusu olan bertolt brecht bölümüne aktarsinlar yazdiklariini...

  • halide edip adıvar26.06.2003 - 01:42

    Anadolu'ya savasa giderken tekke seyhi ataullah efendi'den sitayisle bahs eder..
    habertürk'de ugur ipekci ataullah efendi'nin sabatayist oldugunu yazmisti..
    halide edip adivar sinekli bakkal'da mevlidi bir yabanci gözüyle anlatir ve
    kenan cobanlari sarkisina benziyor surasi felan gibi israili cagrisimlar yapan yorumlarda bulunur...

    galiba halide edip hanim bir Musevi...

    not: musevi lafzi bir hakaret tümcesi degildir...

  • heinrich böll26.06.2003 - 01:31

    wo warst du adam?

    can yayinlarinda galiba,
    ademoglu neredeydin diye cevrilmisti...
    ama israrla almancasindan okumaya calistigim icin ve 32 kelimelik almancamla bana SIKICI geldigi icin sonunu getiremedim..
    sadece türkcesinden okumak, ikinci dünya savasinin savasan alman askerleri acisindan da ne kadar bunaltici bir sey oldugunu anlamamiza yol aciyor..
    okurken ben bunaliyordum,
    ya bir de o askerlerin hali? ...

  • tarık buğra26.06.2003 - 01:28

    milliyetci tarik bugra,
    solcu yalcin dogan'in dayisi olur...

  • tarık buğra26.06.2003 - 01:27

    Osmancik'ta ertugrul Gazi'nin oglu osman gazi'ye yaptigi nasihatler adi altinda maddelestirilen ve simdilerde holding yönetim kurulu baskaninin odasindan, turistik yerlerde bir cami duvarina konuslanmis ayakkabi boyacisinin yaslandigi duvarina her yere asilan maddeler...
    aslinda ertugrul gazi'ye ait degilmis..
    tarik bugra'nin kendi ürünü imis, ve aslinda bunu yazip cogaltanlarin tarik bugra'ya telif ücreti borclari varmis gayri resmi olaraktan yani..
    bir yerde okumustum,
    ama kahrolasi nisyan ile malul hafiza i beser...

  • gadab-i ilahi26.06.2003 - 01:23

    Dünyanin her yerinde dogal afet potansiyeli tasiyan bir cok durum var...
    Almanya gibi dünyanin en yas yere basmaz milleti bile sular altinda kaldi.. maddi ihmalkarlik ve hatalar vardi: tasimacilikta kullanmak amaciyla nehir yataklariyla oynamak gibi..
    ama her milletin mutlak gözden kacirdigi bir seyler oluyor, bundan kacinma´nin imkani yok.
    normal sartlarda her afetin dünyevi sebeblerini irdelemek ve cözmünü saglamak gerekir, bir daha olmamasi icin tedbir almak gerekir.. asl olan maddi tedbirsizliklerdir..
    ama islami inanca göre 'Allah'in öyle askerleri vardir ki fark edemezsiniz'
    bir takim gözden kacan dogal afet potansiyelleri de aslinda gerektiginde kullanilmak üzere yerlestirilmis tedip araclaridir...

    Kulllar kendilerini cok kuvvetli zann ettiklerinde, altlarindaki zemini ve kendi hayatiyetlerini temin eden kuvveti unutup ona karsi nankörlük ve ukalalik etttiklerinde, o kadar büyüksen hadi buna da engel ol bakalim hatirlatmasidir...

    tabiatla mücadele diye bir sey yoktur.
    allah'in yarattigi arz üzerinde onun müsade ettigi kadariyla istifade etmek vardir...

    tabiatla mücadele edip de ona hakim olunabilecegi görüsü titanic ile birlikte sulara gömülmüstür...
    ......................................
    Yanlis anlasilmasin,
    Allah, karadenizli sirket yöneticisi degildir ki öfkelenmek ve elemanlarina firca cekmek icin firsat kollayan bir varlik degildir..

    yarattiklari zulüm altinda inlemeye basladiginda, ve kullar bu zulmü durdurmaya ugrasmadiklarinda, düzensizligin zulmün baslangicinda bu zulmün gölgesinde islerini yürütme kurnazligi ile zulmü durdurmayi bir kenara birakip sonra da büyüyen frankestayn kontrollerinden cikinca, zulüm durdurulamaz hal alinca, yaratici kahhar sifati ile sistemi off'a getiriverir...

    pikar yazdi,
    umumi belalararin bir cogu kul haklarinin ihlalinden dolayi olmustur diye...


    vakit olsa bu konularda yazilacak cok seyler var...

  • berthold bretch25.06.2003 - 20:52

    yanlis, yeniden yaz..
    berthold brecht

  • peyami safa25.06.2003 - 03:26

    Peyami Safa türk yazininda en önemli yerlerden birini isgal eden birisi...
    Romanlari kalitesinin belgesi...
    saga kaymasi hata ise, demek ki insanlar saga kayinca kötü oluyorlar..
    edebi kalite diye bir sey aramiyoruz o zaman.. kaliteli yazarlar diye solculari alt alta dizin..
    kalitesizler diye de sagi alt alta yazin. en alta da necip fazil ile peyami safa'yi koyun...
    Bu yapilan edebi degerlendirme degil düpedüz partizaliktir...

    Insanlarin sahsiyetleri de defolu olabilir ama bu onlarin edebi kimliklerini gölgelememelidir..

    peyami safa'nin edebi kimligine diyeceginiz varsa burada onu deyim..
    diger hikayeleri bir gazetenin forumunda kriminel olaylar, sahsi kazikciliklar veya irtica listesi gibi basliklar altinda dösenebilirsiniz...

    ama burada lütfen edebi kimliklerini seyttiriniz..
    edeb yahu...