Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • buymak18.03.2003 - 17:09

    Anne! Anne! Anne! ... Ben buydum...
    Oğlum sana dışarı çıkarken üzerine süveter al demedim mi! Bak işte böyle buyarsın...

    biraz garip kullanımı; ama hoş..

  • aşık veysel18.03.2003 - 12:40

    benim toprağım! !

  • çanakkale şehitleri18.03.2003 - 11:49

    Herkes ölüme yürüyemez ve herkes onlar gibi ölemez...
    Mermiye, topa tüfeğe karşı vücutla yapılan bir muharebedir o...
    Her vucut mukavemet edemez o mermilere, o toplara tüfeklere..
    ...
    Onların da bir annesi, babası, sevdikleri, sevenleri vardı...
    Onların da bizim gibi kolları, bacakları, gözleri, burunları, gövdeleri vardı;
    Onların da bizler gibi bir bayrağı, vatan sevgileri, dinleri, imanları vardı...

    Onlar bunların hepsini bir bir döktüler cephede: kolunu-kanadını, gözünü, başını; sevdiğini, anasını...
    Kanla buladılar, alladılar alın yazılarını, sevdiklerini, duygularını, isteklerini, özlemlerini...
    Vatan için, bayrak için, kutsal olan tüm değerler için feda ettiler, üzerlerine emanet olanı...
    Emaneti layıkıyla teslim ettiler, Aziz ve Baki sahibine...
    ...
    Onlar kahramandı, onlar ulustu, onlar orduydu, onlar bizdi, onlar bizim atalarımız, bizim çocuklarımızdı, onlar bizim şehit ve gazilerimizdi, onlar feda etmek denilen şeyi en iyi uygulayanlardı, onlar kanlarıyla çizgi çekenlerdi, onlar uğurda ölenlerdi, onlar...
    ...
    Yağmur yerini demir parçalarına bıraktığı zaman; düşman düşmanının gözlerinin içinde küçük bir gedik aradığı zaman, ölüm siperlerr arasında tırıs gezdiği zaman, ruhla maddi olan yer değiştirdiği zaman, beyindeki albümler bir bir gözönünden geçtiği zaman, toplar tüfekler patladığı zaman, omuzdaşın yanıbaşında can verdiği zaman, keşmekeş tüm muharebeye hakim olduğu zaman, toprak keşke toprak olmasaydım diye haykırdığı zaman, yağmur ağlamak için sebep aramadığı zaman, güneş olanları görmemek için kaçacak delik aradığı zaman, ay kanla bulananı gecenin içinde kaybetmek isteyip her zamankinden daha az aydınlandığı zaman, ağaçlar topraktaki kanı içmemek için ölmek pahasına da olsa köklerini yerden çektiği zaman, çiçeklerin renkleri kırmızıya çaldığı zaman, arı herzaman yaptığı balı yapamadığı zaman, karınca karınca oluşundan iğrendiği zaman, kuşlar cıvıldamamak için ağaçlardan yere düştükleri zaman..
    .İşte o zaman geldiğinde kanlar bir derya olup akar...

    Çanakkale muharebesi Tarihle yapılan bir akiittir ve yazılan herşey kanla yazılmıştır...

    O kanla imzalanan bir Bağımsızık Akti dir

  • çanakkale 18 mart18.03.2003 - 11:04

    Sanat....
    Doğmak bir sanattır, aynı yaşamak ve ölmek gibi...
    Sanat bir Tolstoy un elinde bir de bir fakirin elinde...
    Sanat a deger katan eller ve ona verilen ehemmiyet ve mana ve derinliktir...
    Bir Peyami, bir Mehmet Akif yapar sanatı bir de bir fukara...
    Sonuçta hepsi sanat yapıyordur; ama acaba aynı değerde mi?
    ...
    Çanankkalede şehit olanlar, gözlerini cephedeki arkadaşlarının, omuzdaşlarının kanlarıyla yıkayanlar sanatın en dokunaklısını ve en içe işleyenini yapmıştır..
    Bir insanın ölümü bir sanattır, o şehitlerin de ölümü bir sanattır; ama aynı değerde midir?
    ....
    Kanlar akar, beyaz kırmızı, siyah kırmızı, yeşil kırmızı, mavi kırmızı olur...Yer, gök, iyilik ve kötülük yalnız kırmızı olur ve tarih onları kırmızı mürekkebiyle bir nakkaş gibi işler...
    O kırmızı mürekkep kandır ve kan tarih için bir kanıt, bir belge; bizim içinse bayrağımızdaki anlamdır...

    18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü...

  • kedi köpek farkı13.03.2003 - 03:40

    ve her zaman kediler köpeklerin kendilerini kovalamasını ister...çünkü bilirler ke onlara değer katan köpeklerdir..ve yine bilirler ki köpekler kovalamasa onları kimse kovalamaz...

  • tesadüf12.03.2003 - 23:19

    o halde iki başkanın da oldurulmesinden ayni süikast şirketi sorumlu...bu da bir tesadüftür belki...demek ki tesadüfler öldürücü olabiliyor :)

  • inanmak12.03.2003 - 23:15

    eğer güneş parlaklığını kaybederse ve etrafındaki ağaçlar
    ölmeye başlarsa, yine de ümitle dolu olacaksın.
    Eğer rüzgarlar artık yaşlanmışsa ve denizler kurumaya yüz
    tutmuşsa, yine de sevgiyle dolu olacaksın. Sorma bana
    Neden? ÇÜNKÜ; ALLAHA İNANIYORUM.
    Yusuf islam (Cat Stevens)

    eger ki bu Tumevarimsa....

    Ben Allah a inaniyorum...
    Ve bunun icin... ruzgarlar yaslansa da ve denizler kurumaya yüz tutsa da ben sevgi dolu olcagim...
    Gunes parlikligini kaybetse de etrafindaki agaclar kurusu da ben yine umit dolu olacagim..
    Cunku ben Allah a inaniyorum..
    Buna da tumdengelim dersek...ortaya Tek birsey cikar...
    tumevaran da tumdengelen de Tek birsey bulur....
    O da Allah tir...

  • serbest kürsü12.03.2003 - 13:28

    Bunu buraya yazmak benim fikrim deildir, bir arkadaşın tavsiyesi üzerine yazılmıştır..Ona teşekkür ediyorum..

    serbest kürsünün faydaları ve zararları:
    1-insan deşarj olabiliyor

    2-yavaş da olsa kendinin keşfediyo

    3-düşünen ya da düşünmeye çalışan beyinlerin olduunu görüyor,

    4- zamanını geçiriyor ya da israf ediyor :)

    5-farklı uslupların tadına bakıyor

    6-farklı insanları ve onların düşüncelerinin tanıma fırsatı buluyor

    7-hata yaptığını görüyor ve bunun sonuçlarına katlanmasını öğreniyor

    8-elindekileri fark ediyor; oyunda ya blöf yapıyor, yada eli gerçekten kötü ya da iyi..

    9-reklam yapabiliyor

    10-hayal etmeyi öğreniyor, ya da tatbik ediyor

    11-klavyede biraz daha hızlanıyor

    12-okuyor, yazıyor; yani ilkokulda ilk öğretilen şeyleri uyguluyor...

    13-düşüncelerini sölüor ve bunları savunmak için çaba sarfediyor

    14-neden, niçin, kim, ne, sorularını daha fazla sorar hala geliyor

    15-serbest kürsü için uğramışken bilgi testine de giriveriyor

    16-bilgisini arttıyor, farklı bakış açıları kazanıyor

    17-insanların hislerini koklama, onlara yakın olma durumunu hissediyor

    18-tartışma ve savunma gücünün kuvvetlendiriyor..

    19-savaşa hayır ları ve evet leri daha yakından görebiliyor..

    20-bir de yazarken çay içmenin ne kadar tat verici olduunu keşfediyor.....
    ....
    21-zararları mı: bilmem..yoruıldum..onun da eger biri isterse o yazsın...

    22- bi de özür dileme gibi erdemleri faaliyete geçiriyor...
    ..
    yuh be bu kadar fayda mı olurmuş..deeee..eeee..bence palavra...
    bir halt faydası yok...he he he he :)))

  • değerli insanlar11.03.2003 - 19:26

    değer...
    insan ilk önce değeri bulmuştur..
    sonra ona deger vermiştir,
    ve sonra değer bilmiştir,
    ve sonra değerlenmiştir...
    değer'...kadir kıymet bilmek...hakkını vermek, , alaka göstermek, dikkate almak, gözönünde bulundurmak, değerlendirmek...değer ne güzel bir kelimedir ki bu ona deger verdiğiniz zaman o da size verir...

    değer gerçekten değerli midir; yoksa sizin içinizdeki ihlas ve samimiyet mi ona bu kokuyu katıyodur?

    deger sizsinizdir, o sizin için vardır, kendisine değer verilmesi için yaşıodur, ona deger verdikçe o da size değerli olanların kara kaplı kitabından paragraflar okumaya başlar, o okur siz ona daha fazla değer verirsiniz ve siz ona daha fazla deger verdikçe o da daha fazla okumaya başlar...

    kendi mana ağırlığını taşıyabilen çok nadir kelimlerinden biridir o..çünkü o kendi varlığıyla var olma savaşı vermez, o insanlrın ona verdikleri varklıkla varolur...
    ...
    deger deki anlam bu kadar yoğun ve içlidir; o halde onun önüne eklenen her kelime onun içinde hayat bulur ve o da bir dalga gibi her küçük dalga da daha büyür...serin sularını kıyıya bırakır ve önüne daha nice dalgalar katmak için denize geri döner..
    deniz biz insanlardır ve onun önüne katılanlar da o payeyi hakedenlerdir...
    ve nice değerli insan bizi kıyıda beklmektedir hem de kollarını açmış bir şekilde...

  • eleştiri11.03.2003 - 19:14

    Öz, benlik, kendin, öznellik gibi sıfatlarını bir kenara koyup, tarafsızca, incelemektir önüne konanı; ama bunu yapmak nerdeyse imkansızdır..çünkü kendini soyutlamak mümkün olmadığı gibi, her an özünü sınırlar içinde tutumak da olası deildir.mutlaka koyduğun sınırı aştığın bir yer olacaktır.bu sebeple tarafsız eleştiri yapmak mümkün deildir; yalnız ona yakın bişeyler yapabilirsiniz..
    çoğu bilim dalında olduğu gibi, buna fiziği örnek verecek olursak...fizik kabuller sanatıdır ve eleştiri de bir sanattır ve o da bir kabullerdir dizisidir..neyi mi kabul edersiniz? tarafsız olacağınızı; ama bu yalnız bir ide dir, asla gerçek olmayacak bir soygazdır..
    bu sebebe binaen eleştiri zor zanattır; ama yalnız ide ye yaklaşmak isteyenler için...