Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • allah (c.c)05.02.2004 - 12:24

    Buyuklugunu anlamak icin dusunmek gerek; ama bu sadece O'nun buyuklugunu anlmaya yetmeyecektir, bununla ancak 'buyuk' kelimesinin manasini idrak edebilirsiniz.O'nun buyuklugu her seyin uzerindedir.Aklin, anlamlarin uzerinde...

  • öğretmen20.01.2004 - 14:21

    ilkokulda ezberlediğimiz bir şey, aklımda kalmış:

    öğretmenim canım benim, canım benim,
    seni ben pek çok pek çok severim
    sen bir ana, sen bir baba
    ...(hatırlayamadım)

    okut öğret ve nihayet, yurda yararlı insan et(x2)

  • avrupa fatihi20.01.2004 - 14:12

    cim... bom... bom..

  • arzu_m20.01.2004 - 14:11

    ankara,
    çok çalışıyor,
    çalışma o kadar diyorum;
    ama çalışan demir ışıldar,
    heralde ışıl ışıl olsa gerek..
    selamlarımla arzu_m

  • anlatım bozukluğu20.01.2004 - 14:10

    öss de tek türkçe yanlışım vardı, o da anlatım bozukluğu sorusuydu, eğer ilk işaretlediğimi değiştirmeseydim, o da yanlış olmayacaktı; ama adı üstünde işte, yanlış anladık ve yanlış yaptık :))

  • alaska20.01.2004 - 14:06

    uzak..

    belli olmaz, belki de yakında görebilirim :))))

  • aksiyon20.01.2004 - 14:05

    Türkiye'nin en çok satan haftalık haber dergisi

  • koca20.01.2004 - 13:59

    'koca' 'karı' başına gelirse 'kocakarı'olur, ki bu da yaşlı insan demektir...
    burdan çıkarılacak sonuç, karının başına gelen koca, karıyı yaşlandırır...

    Eğer 'karı' 'koca' nın başına gelirse 'karıkoca' olur, ki bu da evlenmiş insanlar demektir..
    Burdan çıkarılacak sonuç, eğer karıyı başa getirirseniz, mutlaka sizi nikah masasına oturtur :)))

    Bu yüzden hep kocalar başa gelmeli, ve karıları yaşlandırmalıdırlar; :)))))
    yaşasın kocalar; yaşlansın karılar :)))))
    he he he he

  • eski türk filmleri20.01.2004 - 13:54

    hani o saçlarına taç yaptığın çiçekler,
    hani o güzel gözlüm ceyanların pınarı,
    hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çeçekler,
    nasıl yakalamıştık saçlarından baharı,
    ...
    bu tür şarkıları hep türk filmlerinden öğrendim, radyo da eski bir şarkı çıksa ve ben mırıldanmaya başlasam, ananem ya da annem'oğlum sen bunu nerden biliyorsun' diye sorduklarında' türk filmlerinden' cevabını veririm..
    ...
    ben türk filmi hastası olanlardanım,
    eski evimizdeyken,tv de bir filme rastgelince hemen kırmızı perdeleri çekerdim, ve izlemeye koyurlurdum, bir de annem çay filan demlemişse, offf değmeyin keyfime...
    ...
    eski türk filmleri müthiş bir olaydır...
    ...
    bundan baya bir zaman önce, sanırım geçen sene, nişantaşından osmanbeye çıkarken İzzet Günay ı gördüm, afalladım onu görünce, ne de olsa sevdiğim jönlerden biriydi...
    insanın çocukluğunda severek izlediği, özellikle de siyah beyaz karelerde tanıklık ettiği birini böyle capcanlı ve renkli bir şekilde karşısında görmesi, ona zamanın yokluğunu hissettriyor, ben İzzet Günay'ı hep ilk gördüğüm şekilde sanıyorken-küçükken aklıma öyle kazımışım- bu şekilde zamandan aşınmış bir şekilde görmek...'acaba o yaşlanırken ben nerdeydim' sorusunu akla getiriyor..

    türk filmlerini seviyorum

  • eti puf20.01.2004 - 13:45

    eti puf...
    kimin çocukluğunda yoktu ki o, herkes kıyısından köşesinden yemiştir..
    gerçekten de kapağını açmak oldukça güç olurdu, bazen sinirlenirdim ve eciş bücüş hale getirirdim, sonra açardım, öyle ezilmiş halde yemek de bir başka zevk olurdu...
    şimdi markete gittim, en az dört tane alırım,
    eskiden beyaz olanına(hindistan cevizli) bayılırdım, şimdilerde ise favorim siyah olanı...