Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • rejim01.05.2008 - 22:16

    ...

    1930'lu yılların Türkiyesi'nin Urla gibi bir Ege şehrinde dahi açlıktan insanların öldüğünü...

    Ortalama bir memurun aylık maaşının 50 lira olduğu bu dönemde, çağdaşlaşma yolunda (!) 75000 lira gibi büyük paralar ödenerek heykel yaptırıldığını...

    ...

    Şanlı Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin mübarek anası Hayme Hatunun Domaniç'teki türbesini Ulu Hakan Abdülhamid Han'ın, ecdadına hürmetinin ifadesi olarak büyük bir itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırdığını ve zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile döşettiğini...

    Daha sonraları iş başına gelen Halk Partisi döneminde ise o muhteşem halının türbeden gasbedilerek, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapıldığını ve atlas perdelerinin de kaymakamlık binasında kullanıldığını...

    ...

    Yükseliş dönemimizin ruhunu yansıtan mütevazi Topkapı Sarayına karşılık, yıkılışımızı remzeden Versay taklidi Dolmabahçe Sarayı'nın Avrupa'dan borç alınan para ile, 9 ton altın ve 41 ton gümüş kullanılarak inşa edildiğini...

    ...

    Biliyor muydunuz?

  • şiirsel27.04.2008 - 22:41

    'Luci del varietà' (1950)

    Federico Fellini
    Alberto Lattuada

  • örgülü saç27.04.2008 - 22:38

    '...bu şarkı, Alman liedinin doğumu olarak da anılır...'

  • hüznün resmi27.04.2008 - 22:36

    3/4'lük ölçüde ve neşeli tempoda hafif şekilde solo kemanla başlayan finalde ise yine gerilim belirir... Kısa gecikmeler ve sonsuz yedileme (septime) intervallerden oluşan zincirlemeler soliste güç anlar yaşatır... Eser canlı bir giga (gigue) dansı benzeri havada sona erer...

  • rejim27.04.2008 - 22:34

    '...bugüne kadar İncirlik'te konuşlandırılan binlerce Yanki'nin Adana halkına ve TSK subaylarına karşı işledikleri suçların, hakaretlerin, aşağılamaların bir teki dahi cezalandırılmamıştır... 1998'de dört Amerikan askeri bir Türk askerini döverek yaraladıktan sonra üzerindeki paraları gasbettiklerinde de, hiçbir cezai işleme tabi tutulmadılar... Ya da 2004 yılında Amerikan askerleri Adana merkezinde araçlarıyla çarparak iki kişinin ölümüne neden olduklarında da... Bu tür örnekler TSK ve hükümetler tarafından gizlense de, yansıyanlar dahi, oligarşik devletin uşaklıkta sınır tanımazlığını anlatmaya yeterlidir... Örneğin, Ceyhan'da sarhoş Abd askerleri tarlada çalışan kadınlara tacizde bulunur, müdahele eden dört kişiyi öldürürler... Hiçbir kanuni işlem yapılmaz ve olay örtbas edilerek katiller ülkelerine yollanır... Aynı devletin, 12 Eylül döneminde meşru hakkını kullanarak dört Amerikan askerini cezalandıran iki devrimciye idam cezası verdiği düşünüldüğünde, faşist devletin misyonunun halkı işgalcilerden değil, işgalciyi halktan korumak olduğu görülecektir...'

  • sabetayist27.04.2008 - 22:28

    '...Andıç'ta kendisine özel bir yer ayrılan TESEV'in başkanı Can Paker, Sabah Gazetesi'ne verdiği röportajda 'Ne var para almışsak? ' diyerek, baskın çıkmaya çalıştı... 'Soros'dan yılda 2 milyon dolar alıyoruz' diyen Paker, Türkiye'nin menfaatlerinin AB ve ABD ilişkilerine bağlı olduğunu iddia ederek, ortaya çıkan andıcı önemsemediğini söyledi...

    Paker'i 2 milyon dolara satın alanların ona verdiği görevi Can Paker itiraf etmiş: Türkiye'yi ABD ve AB'ye bağlamak... Zaten 'Andıç' da, Paker gibi satılık şahısların bu misyonuna dikkat çekiyor...'

  • sevmek ama sevilmemek duygusu25.04.2008 - 22:25

    'Mouchette' (1967)

    Robert Bresson

  • bitmeyen bekleyişler25.04.2008 - 22:24

    Çekirgem geldi taşa
    Yazılan gelir başa
    Dümbek de boylu çekirgem
    Düğünüm kaldı kışa...

  • rejim25.04.2008 - 22:21

    ...

    Bu ekolojik felaketin çapını, Ömer Madra şöyle ifade ediyor: 'Bundan 10 yıl kadar önce küresel kuraklığın 2070 yılında yaşanacağı söyleniyordu... Sonra bu tarih 2040 yılına, daha sonra 2017 yılına ve nihayet 2012 yılına çekildi'

    Kısacası, dünya önümüzdeki üç beş yıl içerisinde büyük bir yıkımla karşı karşıya... Bu yıkımın adı da 'ekmek' olacak... Çünkü, başta ABD, Kanada, Avustralya, Ukrayna, Rusya gibi büyük miktarda buğday hasadı yapan ülkeler, yaşanmakta olan kuraklık sebebiyle, 'kriz stokları'nı eritmeye başlamış haldeler...

    ...

    İçlerinde bulundukları siyasi ve ekonomik çöküntü ve hayat tarzları sebebiyle bu krizden en çok etkilenecek ülkeler, başta ABD, Batı Avrupa ülkeleri ve Türkiye olacak... Batı insanının, pik yapmış hedonist-hazcı hayat tarzı neticesi, en ufak bir gelir kaybı veya istenmeyen bir durumda çılgınlaştığı ve yağma,talana geçtiği -hele ABD'de- aşikar... ABD zaten içinde bulunduğu çılgınca tüketim-bol para-işsizlik-morgıç-Irak-Afganistan zayiatları türünden buhranlar sebebiyle kafayı yemek üzere... Buna bir de, 'ekmek' davası dahil edilirse, bakın netice, Rahmi Koç'un ifadesiyle nerelere varır:

    'Amerika, 'interneti kapatıyorum' dese dünya durur... GSM onun attığı uydular sayesinde çalışıyor... Avrupalılar kendi İnternet ve GSM ağlarını kurmaya çalıştılar ama başarılı olamadılar.'

    Sanmayın ki, ABD bu hallere düşmez! Bunca sistemi işletebilmek için devasa bir 'bol maaşlı' uzmanlar çalıştırıyor... Bu uzmanlara ve bu pahalı 'sayısal işletim' sistemlerinin giderlerini karşılayacak parayı bulamadığı an -ki oldukça yakın bir vade- siz seyredin gümbürtüyü... Yani, internete giremediğiniz ve cep telefonunuzu atmak zorunda kaldığınızda anlarsınız felaketin çapını... Sadece bu kadar mı?

    Bütün bu iletişim ve medya sistemi üzerine kurulmuş sömürü sistemi, kendisiyle birlikte dünyayı da peşinden sürükleyecek...

    Demem o ki, artık hiç kimse yaşanacak bir kriz esnasında, ABD'den yardım ummasın! Zaten onlar da bunu açık açık ifade ediyor... ABD'de durum o kadar vahim ki, ABD Dışişleri Bakanlığı, başta Türkiye olmak üzere dünya genelindeki büyükelçilik çalışanlarının işine son vermeye başladı, sabit telefonlardan cep telefonunu aramayı yasakladı, su ve elektrik ödeneklerini asgariye indirdi... Dışişleri ABD'nin can damarıdır...

    ABD bu şekilde çöker mi? Bu sualin cevabı için Sayın Alev Alatlı'nın Rusya'yı anlattığı ve bugünlerde üçüncü cildi yayınlanan 'Gogol'un İzinde' isimli eseri okumanız yeterli... Orada geniş bir zirai ülke olan Rusya'nın nasıl milyonlarca ton patates ve hububatı tarlalarda çürümeye terk edip, milyonlarca insanını açlık tehlikesiyle baş başa bırakarak, devasa bir devletin bir anda nasıl çöktüğünü görürsünüz... Üstelik Rusya'nın başında şimdi yaşadığımız gibi küresel bir kuraklık ve kıtlık belası da yoktu...

    Türkiye, son beş yılda, seksen yıldakinin iki katı borçlanarak 450 milyar dolarlık iç ve dış borcunun ana para ve faizi olmak üzere, bu yıl tam 140 milyar dolar ödeme yapacak...

    Buna ilaveten tam 45 milyar doları bulacak cari açığını da bir şekilde finanse etmek sorunda... Milletimiz, bankalara 100 milyar dolar borç takmış, yetmeyip çevresinden aldığı yardımla geçinmeye başlamış... Bankalara borçlanarak aldığı evler ve arabalara da bankalar geri el koymaya başlamış... İşsizlik istatistiklere sığmazken, devlet kağıt üzerinde bol keseden zenginlik dağıtıyor...

    Halk, pazarda karşılaştığı yükselen fiyatlarla, resmi enflasyon rakamları arasında şaşkın... Ancak devlet dört sene içerisinde tedavüldeki en büyük banknotun değerini dört kat artırmış... 2005 yılında en büyük banknotun değeri 20 YTL iken, 100 YTL tedavüle çıkartıldı... Önümüzdeki yıl ise 200 YTL tedavüle çıkartılacak... Ama her nasılsa enflasyon yükselmemiş olacak (!)

    Cezaevleri kapasitelerini üç kat aşmış olup, yeni açılacak ve devasa masraf gerektiren cezaevleri daha açılmadan kapasiteleri dolmuş olacak... (Avrupa'da bir rekor)

    İç ve dış borçları 450 milyar dolar ve dolara en yüksek faizi veren (yıllık yüzde 29) bir ülke... Borsanın yüzde 75'i yabancıların elinde... Bir milyon dolar getiren bir yabancı, bir yıl içinde 1.5 milyon doları cebine koyup gidebiliyor... Yani böyle büyük bir soygun var... İç siyaseti AB, ekonomisi ABD, dış politikası ABD artı İsrail'in hakimiyeti altında olan, oligarkların, yaşanmakta olan hızlı kaos sebebiyle hangi ülkeye hizmet etmeye karar vermekte zorlandığı bir ülke...

    ...

  • film replikleri25.04.2008 - 22:12

    -Önümüze bir kemik attılar diye 400 yıllık acıyı unutmamızı bekliyorlar...

    (Malcolm X)