HZ.İsa, peygamberimize gösterdiğimiz saygı kadar saygıyla anmamız gereken Allah'ın sevgili kullarından birisi.Doğduğu güne de öldüğü güne de selam olsun...
İktidara hangi parti gelirse geldin değişmeyen iktidar.Kimi zaman kanun kaçaklarıyla işbirliği yapar...taki bir trafik kazası gerçeği eleverir. Bazen balans ayarı yaptırır...bazen resepsiyon krizi çıkartır...irtica diye bir vehimle beslenir ve milletin ensesinde boza pişirir. Ülkede yönetim erkine hakim olmak için her yolu mübah gören, değişmeyen mutlu azınlık.
Türkiye'yi kişisel çıkarları için elden çıkarabilecek, utanma denen devletliden nasibi olmadığı için başbakanlığa aday, ülkem insanını döner-pilavla kandırabileceğini düşünmekle Süleyman Demirel'in kötü örneği, uzun ve geniş bir hortumdur uzan.
Bereketli bir ömürü, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle dolu olarak, asil ve güzel bir insan olarak yaşadı; anlamlı bir hayat sürdü ve Allah'a yürüdü...seni özleyeceğiz bilge kıral...
Bir kuran deyimi olup, 'Akıl ve gönül birlikteliğini sağlamış insanlar' demektir. Kuran muhatapların dikkatini ebedi gerçeklere çekerken bu deyimi kullanır. Bu deyim, hakikati bulmada sadece aklın kafi olmadığını vurgulaması bakımından da oldukça dikkat çekicidir.
İnsan vardır, kitabını okumanız yeter, kendisini görmeseniz de olur. insan vardır kitabı olsun yada olmasın mutlaka görmek, tanışmak gerekir...Bana göre Hilmi Amca böyle bir insandı...Onu ilk defa Konyada düzenlenen şiir şöleninde görmüştüm...sigara içişi...sesinin tınısı ve yüzündeki kırışıklarla Necip Fazıldı...sonradan öğrendim ki Üstadı candan sevenler cümlesindenmiş...bir insana hayranlığın, siret ve suret bakımından benzerlik hasıl edebileceğini Hilmi Amcayı görünce anladım.Karşımda duran Necip Fazıl'ın gariban versiyonuydu sanki...Evet onu böyle tanımlamalı...Necip Fazıl'ın gariban versiyonu. Makamı cennet olsun...salih amelleri şefaatçisi olsun. Cennette gölgesi olduğu insanla bir olsun...
Osmanlı türkçesini nükteperdaz bir tarzda ve kendine yakşır bir asaletle kullanmaya çalışan, altıncı şehri sevdiren, dil işçiliği yapmaktan hazzeden ve hazveren kendisini okumaktan keyif aldığım yazar...
Tayiple farkı, birisi milletin oyuyla orada diğeri iktidar partisinin oraya getirmesiyle...birisi halk adamı diğeri brokrat tavırlı.
HZ.İsa, peygamberimize gösterdiğimiz saygı kadar saygıyla anmamız gereken Allah'ın sevgili kullarından birisi.Doğduğu güne de öldüğü güne de selam olsun...
İktidara hangi parti gelirse geldin değişmeyen iktidar.Kimi zaman kanun kaçaklarıyla işbirliği yapar...taki bir trafik kazası gerçeği eleverir. Bazen balans ayarı yaptırır...bazen resepsiyon krizi çıkartır...irtica diye bir vehimle beslenir ve milletin ensesinde boza pişirir. Ülkede yönetim erkine hakim olmak için her yolu mübah gören, değişmeyen mutlu azınlık.
Hukukçu kimliğinin önüne siyasal kimliğini geçirmekle tarafsızlığını kaybetmiş, halkından kopuk, soğuk bir insan.
Türkiye'yi kişisel çıkarları için elden çıkarabilecek, utanma denen devletliden nasibi olmadığı için başbakanlığa aday, ülkem insanını döner-pilavla kandırabileceğini düşünmekle Süleyman Demirel'in kötü örneği, uzun ve geniş bir hortumdur uzan.
Bereketli bir ömürü, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle dolu olarak, asil ve güzel bir insan olarak yaşadı; anlamlı bir hayat sürdü ve Allah'a yürüdü...seni özleyeceğiz bilge kıral...
Bir kuran deyimi olup, 'Akıl ve gönül birlikteliğini sağlamış insanlar' demektir. Kuran muhatapların dikkatini ebedi gerçeklere çekerken bu deyimi kullanır. Bu deyim, hakikati bulmada sadece aklın kafi olmadığını vurgulaması bakımından da oldukça dikkat çekicidir.
İnsan vardır, kitabını okumanız yeter, kendisini görmeseniz de olur. insan vardır kitabı olsun yada olmasın mutlaka görmek, tanışmak gerekir...Bana göre Hilmi Amca böyle bir insandı...Onu ilk defa Konyada düzenlenen şiir şöleninde görmüştüm...sigara içişi...sesinin tınısı ve yüzündeki kırışıklarla Necip Fazıldı...sonradan öğrendim ki Üstadı candan sevenler cümlesindenmiş...bir insana hayranlığın, siret ve suret bakımından benzerlik hasıl edebileceğini Hilmi Amcayı görünce anladım.Karşımda duran Necip Fazıl'ın gariban versiyonuydu sanki...Evet onu böyle tanımlamalı...Necip Fazıl'ın gariban versiyonu. Makamı cennet olsun...salih amelleri şefaatçisi olsun. Cennette gölgesi olduğu insanla bir olsun...
Yüz tane 'keşke' bir tane 'şimdi' etmez.
Osmanlı türkçesini nükteperdaz bir tarzda ve kendine yakşır bir asaletle kullanmaya çalışan, altıncı şehri sevdiren, dil işçiliği yapmaktan hazzeden ve hazveren kendisini okumaktan keyif aldığım yazar...