aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde el tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara, kaldırdık tüm tutuşmaları... yasak kelime oyunu yapmak, yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak... artık yağmur sonraları toprak kokmak yasak, tomurcuklanmak günah ve bir insan gözü yüzünden yüz gün ardarda uyumamak... kimse ölmesin diye kimsenin aklında. her sevdalı verdiği sözü geri alacak... güneşi,ayı hatta hiçbir tabiat olayı şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya, ne deniyorsa onu atacak kalp... ve süresi yirmidört saate çıkarılacak meskun mahalde ağlamanın... -- ne verdin de ne istiyorsun yazacak ilkokul fişlerinde...ve her gün,her sevişmede; versiye değil; peşin satan kazanacak...
herkes birbirine fazla narkoz versin lütfen rica ederim zorluk çıkarmayın baltaya korkuluklara saygılı olun mesela, tırmanmayın direklere neye yarar bu; NEYE YARAR ISITMAK, DÜN ÖLEN BİR KADAVRAYI MOR BİR AŞK UGRUNA...
hepimize yeter bu aşk, aralık tut kalbini üşürsen temmuz tut... kar tanesinin yumuşacık süzülüşü gibidir sevişmek bu kalabalıkta her aşk biraz yaklaşmaktır kansız bir cinayete her aşk taslaktır, tasadır belki de yalnızca 5'i olan bir saate bakıp bakıp ağlamamaktır, tutmaktır kendini boşalırken bile
vandal yürek! görün ki alkışlanasın ez bütün çiçekleri, kendine cenavar dedirt, haksızlık et.haksız oldugun anlaşılsın YAŞAMAK BİR SANRI DEĞİLSE; ÖCALINMAK GEREKTİR...
''yine de her zaman huzur verir psikiyatri kliniklerinde ziyaretçi olmak çünkü acımak duygusu da bir haraç değil midir BIÇAĞI SAPINDAN TUTMAYA ALIŞMIŞ OLANLAR AĞZINDA YAŞAYANLARDAN BİR ARMAĞAN GİBİ ALIRLAR BUNU ''
bir tek söz kalır dişlerimin arasında,ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim; gül sana benzediği için ölümsüz... yazdıgım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz.;
belki tabiattadır çaresi senin bir çiçege bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçivan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam topragın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla...
bildiğimiz Barış...
aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
el tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara, kaldırdık tüm tutuşmaları...
yasak kelime oyunu yapmak, yalan söylemek mecburi
ve serbest ayyuka çıkmak...
artık yağmur sonraları toprak kokmak yasak,
tomurcuklanmak günah ve bir insan gözü yüzünden yüz gün ardarda uyumamak...
kimse ölmesin diye kimsenin aklında.
her sevdalı verdiği sözü geri alacak...
güneşi,ayı hatta hiçbir tabiat olayı şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya,
ne deniyorsa onu atacak kalp...
ve süresi yirmidört saate çıkarılacak meskun mahalde ağlamanın...
--
ne verdin de ne istiyorsun yazacak ilkokul fişlerinde...ve her gün,her sevişmede; versiye değil; peşin satan kazanacak...
herkes birbirine fazla narkoz versin lütfen
rica ederim zorluk çıkarmayın baltaya
korkuluklara saygılı olun mesela, tırmanmayın
direklere neye yarar bu;
NEYE YARAR ISITMAK, DÜN ÖLEN BİR KADAVRAYI MOR BİR AŞK UGRUNA...
hepimize yeter bu aşk, aralık tut kalbini
üşürsen temmuz tut...
kar tanesinin yumuşacık süzülüşü gibidir sevişmek bu kalabalıkta
her aşk biraz yaklaşmaktır kansız bir cinayete
her aşk taslaktır, tasadır belki de
yalnızca 5'i olan bir saate bakıp bakıp
ağlamamaktır, tutmaktır kendini boşalırken bile
vandal yürek! görün ki alkışlanasın
ez bütün çiçekleri, kendine cenavar dedirt,
haksızlık et.haksız oldugun anlaşılsın
YAŞAMAK BİR SANRI DEĞİLSE; ÖCALINMAK GEREKTİR...
''yine de her zaman huzur verir
psikiyatri kliniklerinde ziyaretçi olmak
çünkü acımak duygusu da bir haraç değil midir
BIÇAĞI SAPINDAN TUTMAYA ALIŞMIŞ OLANLAR
AĞZINDA YAŞAYANLARDAN BİR ARMAĞAN GİBİ ALIRLAR BUNU ''
ve tabi ki AŞTİ...
hayatımın en berbat saatlerini geçirdiğim mekandır.
bir tek söz kalır dişlerimin arasında,ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim; gül sana benzediği için ölümsüz...
yazdıgım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz.;
belki tabiattadır çaresi senin bir çiçege bu kadar benzemenin
ve benim bilinci nasırlı bir bahçivan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan ama anlatamam topragın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla...
nicholas cage