Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Yağmur Bulut
Yağmur Bulut

DOST, YARAMIZA BASILMIŞ TUZU, YARAMIZDAN ARINDIRANDIR.

  • duanın gücü09.04.2007 - 21:42

    Dua, olmayacak olanı oldurur.

  • istifa etmek09.04.2007 - 21:36

    ^^ Bu belge ile RESMİ OLARAK YETİŞKİNLİKTEN İSTİFA ettiğimi bildiriyorum^^

    Tekrar, 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.
    Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum.
    Çukulatanın paradan daha iyi olduğunu, çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.
    Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.
    Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum.
    Bütün bildiğim, renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek beni rahatsız etmiyor, çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurumda da değil.
    Bildiğim tek şey mutlu olmak, çünkü beni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihaberim.
    Dünyanın adil olduğunu, herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.
    Herşeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum.
    Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak, zevk almak istiyorum.
    Tekrar basit yaşamak istiyorum.
    Günümün, bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
    Aşkın varlığını (=daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi istemiyorum.
    Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.
    İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstreleri, gelir belgelerim.
    Resmi olarak yetişkinlikten istifa ediyorum.
    Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce beni yakalamanız lazım,
    çünküüüüü;
    Ebeee, elim sendeeeee....! :)

  • insan09.04.2007 - 14:41

    En değerlisi, duyduğunu yüreğine gömmesini bilendir.

  • kıssadan hisse09.04.2007 - 14:23

    Soğuk bir kış gününde bir kuş yiyecek bulabilmek için kanat çırpıp duruyormuş. Hava o kadar ayazmış ki minik kuş soğuğun hırpalamasına dayanamayıp karların üzerine düşüvermiş.
    Kuş çaresizlik içinde, soğuk karın üstünde ölümü beklerken oradan geçen bir inek kuşun üstüne s.çmış. Kuş öyle bir sinirlenmiş ki, kanatları donmamış olsa, kalkıp ineği dövecekmiiş. Lâkin bir de bakmış ki b.kun sıcaklığı ile kanatları çözülüvermiş ve yaşama geri dönmüş. Artık öyle bir sevinçle ötüyomuş ki, ordan geçen bir kedi minik kuşumuzun sesini duymuş ve b.ku eşeleyip kuşu çıkarmış. Kuş buna çok sevinmiş, tam kediye teşekkür edecekmiş ki, kedi kuşumuzun üstüne atlayarak onu yemiş.

    Demek ki neymiş efendim;

    1* Her üstüne s.çanı düşman sanma!

    2* Seni her b.ktan çıkaranı da dostun sanma!

  • sevmek09.04.2007 - 12:09

    Reyhan kokulu insanı cezbeden gecelere inat yâr senin kokunu sevdim.

  • dost09.04.2007 - 11:35

    Genç adamın biri, dermiş ki babasına her gün;
    ^^Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi ^^
    Baba, itiraz eder,
    ^^ Olmaz öyle çok dost, hakikisi belki bir, belki iki, fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki... ^^
    Devam eder durur konuşma, aralarında başlar bir tartışma. Karar verirler bir sınava, dostun hakikisini anlamaya. Bir akşam bir koyun keserler ve koyarlar çuvala. Baba der ki oğluna,
    ^^ Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna. ^^

    Çuvaldan kanlar damlamakta, sanki öldürmüşler de bir adamı koymuşlar çuvala, dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı, gider en iyi bildiği dostuna ve çalar kapıyı.
    O dost, bakar ki bir çuval, hem de kanlı, kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, almaz içeri arkadaşını, böylece tek tek dolaşır delikanlı. Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını. Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır. Evlat geriye döner ama içten yıkılır...
    Babasına dönerek; ^^ haklıymışsın baba ^^ der. Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
    Baba ^^ hayır Evlat ^^ der, benim bir dostum var bildiğim.
    Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona. Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
    Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar. Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
    O dost, delikanlıyı alır hemen içeri. Geçerler arka bahçeye birlikte bir çukur kazarlar, çuvaldaki koyunu gömerler adam diye üzerine de serpiştirirler toprak. Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
    Genç adam gelir babasına;
    ^^ Baba, işte dost buymuş ^^ diye konuşunca,
    Babası; ^^ daha erken, o belli olmaz daha. Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga. Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi. Sonra gel olanları anlat bana.^^

    Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, maksadı anlamaktır dostun hakikisinibabasının dostuna istemeden basar iki tokadı!

    Der ki tokadı yiyen DOST;

    ^^Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada! ^^

  • dost09.04.2007 - 11:08

    Yüreğimde taşımaktan yorulduğum sıkıntılarım, yürek sızılarım, başımda dinmeyen bir ağrı var. Ağrıyan başımı yaslayıp ağlayacağım bir omuz arıyorum, dostum sen nerdesin?
    Yanımda olsan da konuşmasan, sessiz dursan bile hiç sıkılmazdım lâkin yokluğun çok başka birşey özlemlerim büyüyor, asit olup içimi yakıyor. Söylesene dostum, adını her anışımda gözlerim neden ıslanıyor böyle?

    Gel dost, gel de sızlayan yüreğim seninle şifasını bulsun.

  • ekmeğin içinden vida çikmasi08.04.2007 - 00:01

    60 ykr 'luk ekmeğin içinden çeyrek altın çıkmasını beklemek fırıncıya karşı haksızlık olmaz mıydı? ;))

  • perde07.04.2007 - 22:37

    Her dil, gönlün perdesidir.
    Perde kımıldadı mı, o zaman sırlara ulaşılır.

  • su07.04.2007 - 22:26

    ^^ Irmak suyunu tümden içmenin imkânı yok ama
    susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkânı yok.^^

    der Hz.Mevlânâ