Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Yağmur Bulut
Yağmur Bulut

DOST, YARAMIZA BASILMIŞ TUZU, YARAMIZDAN ARINDIRANDIR.

  • deprem02.02.2007 - 22:56

    Gece üstümüze mi düştü anne?
    Karanlığa sıkıştım...
    Karanlık beton kokuyor anne,
    Karanık taştan ağır.
    Göğsüm eziliyor.
    Yakmayacak mısın ışıkları?
    Duymuyor musun beni?
    Uyuyor musun?

    Korkuyorum anne.
    Karanlığa sıkıştım anne,
    Korkuyorum,
    Bu karanlık, benim gecelerimden değil.
    Benim karanlığımda;
    Yıldızlar olurdu, ay olurdu.
    Ufukta mavi bir aydınlık olurdu.
    Sabah olurdu uyandığımda.
    Ağlasam yanardı ışıklar.
    Ağlasam sen olurdun yanımda.
    Bu karanlık benim gecelerimden değil.
    Bu karanlık beton kokuyor anne.
    Korkuyorum.

    Duymuyor musun beni?
    Uyuyor musun...?
    Sabah olmayacak mı anne?
    Rüya mıı bu?
    Yalan mı bu karanlık?
    Yalan mı beton kokusu?
    Duymayışın yalancıktan mı?
    Cehennem bu mu anne? ! !
    Hani çocuklar cennete giderdi?
    Hani ışıkları cennetin?
    Göğsümü acıtan ne?
    Uyandırmayacak mısın anne?
    Yakmayacak mısın ışıkları?
    Duymuyor musun beni?
    Karanlığa sıkıştım,
    Korkuyorum!

    Bu amcalar kim anne?
    Bu ablalar kim?
    Bu alkışlar niye?
    Mavi bir ışık dönüyor ambulansın üstünde.
    Evler nerede anne?
    Evimiz nerede?
    Sen.. Neredesin?
    Dışarıdayım anne,
    Depremin orta yerinde,
    Yıkıntılar üstünde,
    Yıkılmışların yanındayım.
    Sessizliği dinliyorum anne.
    Bir amca bağırıyor:
    ^^Duyuyorsan duvara vur! ! ! ^^
    Biliyorum, duvar yok orada.
    Karanlığa vur anne!
    Karanlığa vur..........
    Sessizliği dinliyorum,
    Seni dinliyorum.
    Yağmur yağıyor anne.
    Uyuma,
    Üşüyeceksin.
    Karanlığa vur anne.
    Karanlığın gözlerine.
    Vur anne.......vur.......vur.! ! ! !
    Duyuyorum seni
    Bekliyorum...

    Yaşar TÜRKOĞLU

  • ağzı olan konuşuyor02.02.2007 - 22:43

    Biliyorsan konuş örnek alsınlar bilmiyorsan sus adam sansınlar.

  • yavuz sultan selim02.02.2007 - 22:34

    Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı Padişahı gibi sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında veziri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
    = Sen sır saklamasını bilir misin? diye sormuş.
    =Vezir, Yavuz'dan cevap alacağı ümidiyle:
    =Evet, Hünkarım bilirim, dediğinde; Yavuz cevabı yapıştırmış:
    =Ben de bilirim.

    Her zaman az ama öz konuşan verdiği cevaplarıyla herkese ders veren bir padişahımızdı.

  • haver craft02.02.2007 - 22:25

    Haver craftlar hem karada hem de suda çok hızlı gidebilen bir vasıtadır. Su yüzeyinde uçarcasına hareket ettiğinden dolayı radara yakalanmaması da bu aracı askeri açıdan önemli kılıyor. Ayrıca su mayınlarına takılma riski de bulunmayan ender araçlardandır.

  • Seyyid i Burhaneddin Hazretleri02.02.2007 - 22:03

    Seyyi-i Burhaneddin Hazretlerinin türbesi özellikle cuma günleri Kayseri halkının ziyaret akınına uğrar.
    Bu muhterem kişinin türbesine gidilir ve dualar edilir. Kendisi için bir dilekte bulunan insanların dileğini dileyip elleriyle gözlerini kapattıktan sonra eğer ki dileği gerçekleşecekse sağ omzuna doğru bir güç tarafından döndürüldüğü bizzat yaptığım duadan sonra yaşadığım bir olaydır ki ben buna hiç ihtimal vermiyordum. Çok şaşırtıcıydı, beni çok etkiledi.

    Kayseride yaşayan herkes bu yüce kişiye çok büyük bir sevgi, saygı ve hürmet gösterirler..
    Allah'ın rahmet eylesin..

  • Seyyid i Burhaneddin Hazretleri02.02.2007 - 21:37

    Kayseri’nin Güneydoğusunda Seyyid-i Burhaneddin adıyla anılan Türbe-i Şerifesi’nde defnedilmiş bulunan Mevlana Celâleddin Hazretleri’nin hocası, Üstad-ı Azam Seyyid-i Burhaneddin Muhakkık-i Tirmizi Hazretleri mutasavvıfların dilinde, Seyyid-i Sırdan, halk arasında da Seyyid-i Burhaneddin ünvanı ile meşhurdur ve Hz. Hüseyin Efendimiz’in soyundan gelmektedir.

    Aslen Tirmizli olup, Mevlâna Hazretlerinin babası Sultan-ul Ulema Bahauddin Veled Hazretleri’nden feyiz almış ve Mevlâna Hazreterine dokuz sene hocalık ve eğiticilik yapmıştır.

    Seyyid-i Burhaneddin Hazretleri’nin sohbetlerinden derlenen “MA’ARİF” isimli eserinden başka, bir mirası ve sünneti olarak, bundan birkaç yıl evveline kadar Kayserililerce, alimlerin vefatlarında minare ve çarşılarda ilanlar yapılırdı. Şimdi bu kaide kısmen çarşılardan kaldırılmış olup, minarelerde müezzinler vesilesiyle Sala olarak söylenmektedir.

    Seyyid-i Burhaneddin Hazretleri'nin türbesinin giriş kapısının üzerinde eski Kayseri mutasarrıfı Nazım Paşa tarafından yazılan şu kıt’alar yer alır;

    ^^ Fartı adab ile gir zair muhlis ki budur
    Merkad-ı Muhterem Hazreti Burhaneddin
    Çeşmi irfanına kühul ister ola isen
    Cebne sayi kademi Hz. Burhaneddin budur ^^

    ^^ Ey ihlas sahibi ziyaretçi..! Burası, Hz. Burhaneddin’in hürmete layık türbesidir. Büyük bir saygıyla gir. Eğer irfanın gözüne sürme çekmek istiyorsan Burhaneddin Hazretleri’nin ayağına alnını sürmelisin.^^

    Allah (c.c) cümlemizi şefaatine nail eylesin. AMİN

  • islamda kadın hakları02.02.2007 - 00:14

    Günümüzde en çok konuşulan konulardan birisi de kuşkusuz islamda kadın hakları.

    Söylenenler bizi aydınlatmaktan ziyade kafalarımız karıştıryor.Galiba unutulan şu;

    İnsanları yaratan hak ve sorumluluklarını yaratılışlarına uygun olarak bildiren bir sahipleri var..
    Tek yol yaratıcımızın tayin ettiği bu hak ve sorumluluklarımızı öğrenip, gereğini yerine getirmek, farklılık ve üstünlük değildir.

    Erkekelr ve kadınlar insan olarak birbirlerine eşittirler ama cinsiyet olarak birbirlerinden farklı ve kendilerine has özelliklere sahipler.
    bu farklılıklar kişilerin isteğine bırakılmamış, tamamen Allah'ın dilemesi ve yaratması ile meydana gelmiştir. Hiç birimizcinsiyetimiz konusunda bir tercihte bulunmadık.
    Yüce rabbimiz bu gerçeği Hucurat suresi / 13' te şöyle açıklamaktadır;

    ^^ Ey insanlar...!
    doğrusu biz, sizi bir erkekle bir kadından yaratıp, birbirinizi tanıyıp bilesiniz diye kavimlere ve kabilelere ayırdık. Bilmelisiniz ki, Allah katında en şerefliniz, takvaca en ileride olanınızdır.^^

    Evet bizleri kadın - erkek ayrı ayrı soy sop olarak yaratan Allah, hak ve sorumluluklarımızı yaradılış özeliklerimize göre düzenledi.Hiçbir erkek veya kadın, Allah'ın kendisine yüklemiş olduğu sorumlulukları ve hakları kulanarak kendini üstün göremez, eşine ve çocuklarına eziyet edemez..
    Böyle birşey Allah'ın razı olamayacağı kötü bir davranıştır.Eşlerden herbirinin fıtratlarının gereği yerine getirdiği birliktelikler, dünya hayatında huzur, ahiret hayatında da ebedi saadet olarak devam eder.
    Dinimizin hükümleri, insanın fıtratı ile kesinlik çelişmez.Zira yüce Allah islam ve fıtrat kelimelerini aynı anlamda kullanmıştır.
    Dolayısıyla islamın hiçbir hükmü, insanlar arasında eşitsizliğe yol açmak ya da kimilerini daha üstün kılmaya yönelik değildir. Üstünlük her şeyiyle muhtaç bir varık olan (hem erkek hem kadın) insanın değil, sadece yoktan var eden hiç birşeye muhtaç olmayan Allah'a aittir.

    İnsanların üstünlüğüne gelince, Ayet-i Kerimeyi tekrar hatırlatayım, ^^ Bilmelisiniz ki Allah katında en şerefliniz, takvaca en ileride olanınızdır ^^ buyurmaktadır.

  • dua01.02.2007 - 23:45

    Lütfen, ettiğimiz dualarda ezilen, sömürülen, işgal altındaki bütün Müslümanları da unutmayalım.

  • seyyid ahmet arvasi01.02.2007 - 23:00

    Öğrenci;
    ^^Hocam,diye sormuş.İnsan,maymunun gelişmiş şeklidir^^ diyorlar.
    ^^Ne dersiniz? ^^

    Seyid Ahmet Arvasi cevap vermiş.
    ^^O mantığa göre çınar ağacı da, maydanozun gelişmiş şeklidir.^^

  • necip fazıl kısakürek01.02.2007 - 22:54

    Necip Fazıl Kısakürek, vapurla Kadıköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp;

    ^^Üstad, peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik ^^ demiş.

    Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını bile kaldırmadan:

    ^^Ne diye vapura bindin ki? yüzerek geçsene karşıya.^^ cevabını vermiş.