Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • ali emiri efendi14.10.2006 - 20:00

    Çeşitli cephelerde Osmanlı vatandaşı Ermenilerin nasıl İngiliz ve Fransız ordusuna katılıp Türkleri yenilgiye uğrattığını anlatarak sözü Kafkasya'ya getiriyor:
    'Kafkasya'da Rus çarlık ordusundaki 150 bin Ermeniden ayrı olarak, komutanları Antranik ve Nazarbekof'un komutası altında 40.000'den fazla gönüllünün bir kısım Ermeni vilayetlerinin kurtuluşuna katkıda bulunduğunu üstün saygılarımın teminatı olarak kabul buyurunuz...'
    Artık Mondros Mütarekesi imzalandığına göre, Birinci Cihan Savaşı'ndaki bu hizmetlerinin bedelini istiyor: Sivas, Diyarbakır, Van ve Kars dörtgeni içinde yedi vilayeti, ayrıca Maraş, Adana ve İskenderun'u talep ediyor!
    İngiliz istihbaratında çalışan tarihçi Arnold Toybee, Paris'te soruyor:
    - Hiç o yerleri gördün mü?
    Mısırlı Paşazade Bogos Nubar'ın cevabı:
    - Hayır, hiç görmedim!
    Yine de Sevr'de bir 'parça' pay ayıracaklardır.

    Araştırma yasağı
    Şimdi bir Fransız tarihçisi, ya da Fransa'da bir araştırmacı Fransız arşivinde bunları araştırabilecek mi, yayımlayabilecek mi, Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde neler yaşandığını tümüyle yazabilecek mi? !
    Büyük eğitimcimiz Diyarbakırlı Ali Emiri Efendi'nin 'Osmanlı Vilayât-ı Şarkiyyesi' (Doğu illeri) adlı büyük tarihsel öneme sahip bir kitabı vardır. Diyarbakır'da Müslümanlar ile Ermenilerin nasıl dost olduğunu anlatır; keşke Ermeni komşularımız olsa diye düşünmekten kendinizi alamazsınız.
    Ali Emiri Efendi, bu sevgili Ermeni dostlarının, komşularının nasıl facialara uğradıklarını yazar, okurken yüreğiniz parçalanır. Ama Ali Emiri Efendi bu olaylara Ermeni komitecilerinin kanlı saldırılarının sebep olduğunu da anlatır.
    Fransa'daki kanun yürürlüğe girerse, Ali Emiri'nin kitabının bir kısmı yayımlanabilir ama tamamını yayımlayan hapsi boylar! Çünkü kitabın ana fikri, Ermeniler facialara maruz kaldı ama bunun sebebi, Müslümanları facialara maruz bırakmalarıdır.
    Ziya Gökalp'in dediği, 'Kıtal değil, mukatele' yani...