Bir istiridye komşu istiridyeye dedi, 'İçimde büyük bir sancı var. Ağır ve yuvarlak ve bana çok ıstırap veriyor.' Ve öbür istiridye tepeden bakar bir hoşnutlukla yanıtladı, 'Göğe ve denizlere şükürler olsun ki benim içimde hiçbir sancı yok. İçimde ve dışımda her şey iyi ve tamam.' O sırada oradan geçmekte olan bir yengeç iki istiridyenin konuşmasını duydu ve içinde ve dışında her şey iyi ve tamam olan istiridyeye dedi, 'Evet, iyi ve tamamsın; ama komşunun taşıdığı sancı gerçekte son derece güzel bir inci.'
Müthiş bir filmdi. Yaşlı bir adamın doğayla bütünleşmiş yaşama biçimini anlatıyordu. Yaşlı adam şehire gittiğinde oraya ayak uyduramıyor, oradakilerin mantığına anlam veremiyordu.
En sevdiğim türkülerden. Sevgili Mahzuni'nin eseri.
Kelimelerle oynayan, onları kesip biçen, uçları seven (bu yanıyla beni yakalayan) usta.
Sevim Burak'ın başyapıtı. İşte öykü bu olmalı dedirten (en azından bana) , uç öyküler. Sözcüklerin dansı, melodisi ya da belirip kaybolması.
Benim için Sevim Burak ya da Leyla Erbil.
Concon, tiki gibi giyimine özen gösteren, sosyetik görünmeye çalışan gençlere deniyor. Yalnız tikiye göre biraz daha yoksul oluyormuş.
'İNCİ
Bir istiridye komşu istiridyeye dedi, 'İçimde büyük bir sancı var. Ağır ve yuvarlak ve bana çok ıstırap veriyor.'
Ve öbür istiridye tepeden bakar bir hoşnutlukla yanıtladı, 'Göğe ve denizlere şükürler olsun ki benim içimde hiçbir sancı yok. İçimde ve dışımda her şey iyi ve tamam.'
O sırada oradan geçmekte olan bir yengeç iki istiridyenin konuşmasını duydu ve içinde ve dışında her şey iyi ve tamam olan istiridyeye dedi, 'Evet, iyi ve tamamsın; ama komşunun taşıdığı sancı gerçekte son derece güzel bir inci.'
(Halil Cibran'ın Gezgin isimli kitabından)
Artık Birgün kapıma kadar geliyor. Gazetenizin kapınıza kadar gelmesi büyük keyif. Kahvaltı ederken gazete okumak... (Evet, Birgün'e abone oldum.)
Halil Cibran'ın kitabı. Bugün okudum, çok etkilendim. Sürükleyici, şiirsel, hatta büyüleyici. İyi ki okudum.
Müthiş bir filmdi. Yaşlı bir adamın doğayla bütünleşmiş yaşama biçimini anlatıyordu. Yaşlı adam şehire gittiğinde oraya ayak uyduramıyor, oradakilerin mantığına anlam veremiyordu.
Benim de gelmedi.