küçük bir çocuk düşün babasıyla yollara düşmüş yürümesi gerektiğini öğrenmiş ve babasından uzaklaşınca koşarak gölgesine sığınmayı nereye gittiğini bilmeden iz sürüyor Yokluğunda küçük bir çocuk düşün bir de bu ayrıntıyı fark edip peşinden derin derin ağlayan kirli sakallı adamı
O saçlarını dağıtmadan Geceden önce karanlık olmalısın O güzelliğini açmadan Güneşle sabahına dolmalısın Kalk ! Eksik yanlarını eksilt odandan Bırak seni tamamlasın Kabul et Sevemezsin kimseyi sen
Bak çocuklar ne kadar güzel Sen ne kadar korkaksın
Kollarını iki yana asarsın usulca bahar gelir
müziğin yükseldiği yerde barışalım mı
_Uzanabildiğimiz yere kadar çocuğuz
Bana ayrılığı sevdiren şair Şükrü Erbaş ağabey
küçük bir çocuk düşün babasıyla yollara düşmüş
yürümesi gerektiğini öğrenmiş ve babasından uzaklaşınca koşarak gölgesine sığınmayı
nereye gittiğini bilmeden iz sürüyor
Yokluğunda
küçük bir çocuk düşün bir de bu ayrıntıyı fark edip peşinden derin derin ağlayan kirli sakallı adamı
Atasözü yazmaya başladım :)
Dağ ağcın gölgesine karışsa da
Ağaç gövdesi kadardır
O saçlarını dağıtmadan
Geceden önce karanlık olmalısın
O güzelliğini açmadan
Güneşle sabahına dolmalısın
Kalk !
Eksik yanlarını eksilt odandan
Bırak seni tamamlasın
Kabul et
Sevemezsin kimseyi sen
Bak çocuklar ne kadar güzel
Sen ne kadar korkaksın
Çizdiğin sınırları siliyorum teninden
Çoğalıyor yüzüm
Çiziyorum gezdiğim yerlerin etrafını
Gülüşünün gönderine bayrağımı çekip
Gerdanını vatanıma katıyorum
Sizi okumayı seviyorum