show tv'deki ateş hattı programında reha muhtar prens charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır: -efenim prens charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu? -olur tabi neden olmasın? -ama efenim nasıl olur? -reha bey siz müslüman mısınız? -tabi müslümanım efendim. -siz namaz kılıyor musunuz? -hayır. -oruç tutuyor musunuz? -hayır. -içki içiyor musunuz? -evet. -e sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur. :))))
ya bunun birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkan anlamı çözemedim ama bağımsız olarak, Faş: İfşa etmek, Şerha; Dilimlenmiş parça demek. Buradan yola çıkarak Parçaları ifşa etmek olabilir diyicem ama eğer bir deyim olarak kullanılıyosa böyle bir anlam içermeyebilirde...
ölümüm senden olur bilinsin ne uçsuz bir kan akışı ne buğusu kadehte rakının, ela ve sonsuz bir teneşir uykusu gözlerinin ağlamaklı bebeğine... acemi zamanlar silinsin ölümüm senden olur bilinsin sen istesen aslında bütün kafiyeleri eskitirsin aklında kalmayacak aklım başka kollar başka sarılmalar ve her defasında alsancak platonik rutubet kokacak aklına bir fikir gelecek bir çift iri memenin kuşkusuna fidye vereceksin bütün iklimlerin feri silinsin ölümüm senden olur bilinsin gözlerin bir içimçaydı bizansta, gözlerin, ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere..
'sadece Kürtler ve Kürtçe degil, bölgeye ait bütün diller, kültürler, kadim halklar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Keldaliler, Asuriler, Yezidiler, Süryaniler, Kürtler, Ermeniler, Yahudiler, Aleviler söz gelimi. Bunların hepsi çok ciddi tehditler altında ve bunlara korkunç bir totaliter baskı sözkonusu. Bu baskı hem ideolojiktir hem siyasidir, hem kültüreldir, hem dinseldir hem de sosyaldir. Bu nedenle benim sözüne ettiğim bir yazarın en önemli görevi bu baskılara karşı durmak ve bir direniş edebiyatı yaratmaktır. Direniş edebiyatı zorunlu. Ama bu direniş siyasi bir direnişten ziyade insani bir direniş olmalı ki benim sözünü ettiğim bütün dilleri, kültürleri, bölgeyi etkileyebilsin.' diyen adam....
yok abi yok var bugün bişiler. Artık deniz altındaki kabloları balıklar filan kemirmişdir herhalde. Hani ne olursa direk deniz altındaki kablolara yükleniyo ya suç.... :)
show tv'deki ateş hattı programında reha muhtar prens charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
-efenim prens charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?
-olur tabi neden olmasın?
-ama efenim nasıl olur?
-reha bey siz müslüman mısınız?
-tabi müslümanım efendim.
-siz namaz kılıyor musunuz?
-hayır.
-oruç tutuyor musunuz?
-hayır.
-içki içiyor musunuz?
-evet.
-e sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur. :))))
Viking Cenneti diye özetlenebilir, zannımca....
Uzun saçlarının hastasıyım, ama sarısının değil siyahının... :)
ya bunun birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkan anlamı çözemedim ama bağımsız olarak, Faş: İfşa etmek, Şerha; Dilimlenmiş parça demek.
Buradan yola çıkarak Parçaları ifşa etmek olabilir diyicem ama eğer bir deyim olarak kullanılıyosa böyle bir anlam içermeyebilirde...
SEBEBİM DERLER YA...
ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...
acemi zamanlar silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin
sen istesen aslında
bütün kafiyeleri eskitirsin
aklında kalmayacak aklım
başka kollar başka sarılmalar
ve her defasında alsancak
platonik rutubet kokacak
aklına bir fikir gelecek
bir çift iri memenin kuşkusuna
fidye vereceksin
bütün iklimlerin feri silinsin
ölümüm senden olur
bilinsin gözlerin bir içimçaydı bizansta,
gözlerin,
ela teneşir uykularıma kapanan kırık pencere..
'sadece Kürtler ve Kürtçe degil, bölgeye ait bütün diller, kültürler, kadim halklar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Keldaliler, Asuriler, Yezidiler, Süryaniler, Kürtler, Ermeniler, Yahudiler, Aleviler söz gelimi. Bunların hepsi çok ciddi tehditler altında ve bunlara korkunç bir totaliter baskı sözkonusu. Bu baskı hem ideolojiktir hem siyasidir, hem kültüreldir, hem dinseldir hem de sosyaldir. Bu nedenle benim sözüne ettiğim bir yazarın en önemli görevi bu baskılara karşı durmak ve bir direniş edebiyatı yaratmaktır. Direniş edebiyatı zorunlu. Ama bu direniş siyasi bir direnişten ziyade insani bir direniş olmalı ki benim sözünü ettiğim bütün dilleri, kültürleri, bölgeyi etkileyebilsin.'
diyen adam....
adamlar yine yapmışlar yapacaklarını :))))
http://www.mehmetcik.org.tr/index.php
yok abi yok var bugün bişiler. Artık deniz altındaki kabloları balıklar filan kemirmişdir herhalde. Hani ne olursa direk deniz altındaki kablolara yükleniyo ya suç.... :)
Aman ya düşündüğün şeye bak, elalem evinde Piranha, Yılan besliyo sen kurbağa beslesen neki....
Şimdi dinliyorum, biraz komik geliyo... :))