Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Cevap17.10.2006 - 19:29

    Ey talib,
    sordun diye söylüyorum,
    kişi yaşamak için acı çeker, bir kez yaşamaya görsün,
    görürse aslâ acı çekmez!
    Ölülerin yüzlerine bir bak,
    hiç yaşadıkları için ve yaşadıklarından ötürü acı çekiyorlar mı?

  • bilmek17.10.2006 - 19:23

    ızdırap verir..
    kişinin bilgisi arttıkça ızdırabıda artar..
    öğrendikçe acı çekmiyorsa insan
    işte o
    öğrenmek değildir..
    peki nedir?
    adını siz koyun!

  • nietzsche felsefesi17.10.2006 - 19:21

    öyle bir hayat yaşıyorum ki,
    cenneti de gördüm, cehennemi de
    öyle bir aşk yaşadım ki
    tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
    bazılari seyrederken hayatı en önden,
    kendime bir sahne buldum oynadım.
    öyle bir rol vermişler ki,
    okudum okudum anlamadım.
    kendi kendime konuştum bazen evimde,
    hem kızdım hem güldüm halime,
    sonra dedim ki ' söz ver kendine '
    denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
    sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
    uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
    korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
    öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
    öyle çok değerliymiş ki zaman,
    hep acele etmem bundan,anladım...

  • soru17.10.2006 - 19:13

    Ölüler hiç 'yaşarken' acı çekerler mi?

  • seksenli yıllar17.10.2006 - 18:51

    pazar 88
    pazar 89
    Mustafa Yolaşan..

  • beklemek17.10.2006 - 18:40

    pek-lemek
    'pek' (sağlam,korunaklı) = bek.
    ava merakı olanlar bilir
    özellikle çulluk avı bir çalılığın arkasına sinerek akşam güneş batmaya
    yakınken yapılır.
    çulluklar o saatlerde yuvalarına dönerler
    ve avcıda kuytu bir köşede onları bekleyerek muradına ermeye çalışır.
    avcının yaptığı bu eyleme 'bek' denir..
    çulluk beki..
    çulluğu korunaklı bir yerde tâkibe almaktır manası..
    'bek' (pek) eski türkçede sabit durmak manasındadır aynı zamanda..
    bütün bu anlamları birleştirince;
    'beklemek' = sağlam korunmuş bir yerde sabit durmak
    sonucu çıkıyor ortaya..

    Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar,
    Nede bir günahı şeytan,
    benim seni bekledigim kadar...

  • enteresan diyaloglar17.10.2006 - 15:51

    Oğlan kıza döndü:
    - Seni seviyorum, dedi.
    Kız:
    - Ben de seni, dedi...

  • ezan17.10.2006 - 15:30

    kelimenin kökeni 'izin'..
    bildiğimiz izin..
    arapçada kulak vermek, dinlemek anlamına geliyor 'izin'..
    ezansa
    bu kelimenin mastarı
    yani işitilen, kulak verilen anlamında..
    kelimenin etimolojisi bu..

  • ezber17.10.2006 - 14:53

    'ez' (farsçada -den, -dan anlamlarına gelen önek
    'ber' (berm) = hafıza, bellek..

    ez-berm = ezber = hafızadan...

  • acayip şiirler17.10.2006 - 14:40

    Felsefenin ekmeği yoktu,
    Ekmeğin felsefesi.
    Ve sahipsiz felsefenin ekmeğini,
    Sahipsiz ekmeğin felsefesi yedi.
    Ekmeğin sahipsiz felsefesini
    Felsefenin sahipsiz ekmeği.
    Ve yıkıldı gitti Likya.
    Hala yeşil bir defne ormanı altında...

    Melih Cevdet ANDAY