..ve.. ben ve sen.. kollarını iki yana açmış ayrılın! diye bağıran bir adam gibi.. neden 'BAĞlaç' demişler o zaman? 'ben sen' olsaymış eksilirmiydik; bağlanamaz mı idik.. hımm.. evet eksilirdik; zira bir yere 'ben sen' gitmek var birde 'ben ve sen' gitmek var.. ilkinde aciz ikincisinde daha bir heybetli gitmek var.. gibi sanki..
herkesin çocukluğunda anlamına vâkıf olamadığı kelimeler cümleler vardır.. mesela 'sittin sene'.. yahu derdim adamlar seneden ne istiyorda onu sitmeye mitmeye çalışıyor.. işte şu yukarıdaki terimde öyleydi benim için.. armudu neden pişirirler, hem madem pişirirler ağaçta neden pişirirler e ağaçta pişirmezlerse ağıza nereden düşecek falan filan.. sonradan öğrendik pişirenin güneş olduğunu..
Çölde bir gece geçirmek demek, insanın kendine dönmesi, kendini tanımaya başlaması demektir. Orada yalnızsın. Orada, başkalarıyla olsan da yalnızsın. Yıldızlardan hangisini gözüne kestiriyorsan oraya kadar uzanıp geceyi orada geçirmen mümkündür. O yıldız ki, çöl ufkunda parıldamaktadır, hem de bir maytap gibi pıtırcıklı sesler çıkartarak seni kendisine davet etmektedir. İşte o davete icabet ederek o yıldıza kadar uzanıyor ve çöl gecesini orada geçirmeye karar veriyorsun. O yıldızın, çöl ufkunda seçilen parıltılı görüntüsüne rağmen, biliyorsun ki, orası karanlıktır ve tam da gecenin sakin, yatıştırıcı bir gecenin geçirileceği yerdir
ne yalan söyliyeyim.. çölde yalnız başıma bir gece geçirmek isterdim böyle yıldızlar avuçlarımın içinde olacak.. ufkum açılırdı o genişlikte.. hatta bir gecede bilge bile olabilirdim çölde; bir gecede.. kimbilir..
'hokka' küçük kutu, şişe 'baz' temel alınan, esas 'hokkabaz' hokka ile oynayan anlamında. birde cem yılmazın yeni vizyona girmiş filminin,ismi.. espriler inceydi 'sosyal mesaj içerikli' bir film olmuş.. ayrıca ben yedim filmin sonunda.. seyredenler anlar ne demek istediğimi..
karikatürde bir koyun tezgâh kurmuş ot satıyor. bir başka koyun yaklaşıp soruyor -burada bu kadar ot varken kim alır senin otlarını üstelik parayla -alırsın alırsın, çünkü merâk ediyorsun! :)
'gönenen yer'
gönenmek = ince duyguların hareketini ifade etmek bakımından
'isteme, arzulama, sevinme yetisi' demektir.
..ve..
ben ve sen..
kollarını iki yana açmış
ayrılın!
diye bağıran bir adam gibi..
neden 'BAĞlaç' demişler o zaman?
'ben sen' olsaymış
eksilirmiydik; bağlanamaz mı idik..
hımm..
evet eksilirdik;
zira
bir yere 'ben sen' gitmek var
birde
'ben ve sen' gitmek var..
ilkinde aciz
ikincisinde daha bir heybetli gitmek var..
gibi sanki..
herkesin çocukluğunda anlamına vâkıf olamadığı kelimeler
cümleler vardır..
mesela 'sittin sene'.. yahu derdim adamlar seneden ne istiyorda onu sitmeye mitmeye çalışıyor..
işte şu yukarıdaki terimde öyleydi benim için..
armudu neden pişirirler,
hem madem pişirirler ağaçta neden pişirirler
e ağaçta pişirmezlerse ağıza nereden düşecek falan filan..
sonradan öğrendik pişirenin güneş olduğunu..
bunun konumuzla hiç bir alakası yok
şimdiden söyliyeyim.. :)
Çölde bir yalnız Âdem..
:)
Çölde bir gece geçirmek demek,
insanın kendine dönmesi,
kendini tanımaya başlaması demektir.
Orada yalnızsın. Orada, başkalarıyla olsan da yalnızsın.
Yıldızlardan hangisini gözüne kestiriyorsan oraya kadar uzanıp geceyi orada geçirmen mümkündür.
O yıldız ki, çöl ufkunda parıldamaktadır,
hem de bir maytap gibi pıtırcıklı sesler çıkartarak seni kendisine davet etmektedir.
İşte o davete icabet ederek o yıldıza kadar uzanıyor ve
çöl gecesini orada geçirmeye karar veriyorsun.
O yıldızın, çöl ufkunda seçilen parıltılı görüntüsüne rağmen,
biliyorsun ki,
orası karanlıktır ve tam da gecenin sakin,
yatıştırıcı bir gecenin geçirileceği yerdir
ne yalan söyliyeyim..
çölde yalnız başıma bir gece geçirmek isterdim
böyle yıldızlar avuçlarımın içinde olacak..
ufkum açılırdı o genişlikte..
hatta bir gecede bilge bile olabilirdim çölde;
bir gecede..
kimbilir..
yükseklere kar yağdı üşümedin mi?
sen bu işin sonunu düşünmedin mi?
*bazen sarı/gri leşesim geliyor..
'hokka' küçük kutu, şişe
'baz' temel alınan, esas
'hokkabaz' hokka ile oynayan anlamında.
birde cem yılmazın yeni vizyona girmiş filminin,ismi..
espriler inceydi
'sosyal mesaj içerikli' bir film olmuş..
ayrıca
ben yedim filmin sonunda..
seyredenler anlar ne demek istediğimi..
karikatürde bir koyun tezgâh kurmuş ot satıyor.
bir başka koyun yaklaşıp soruyor
-burada bu kadar ot varken kim alır senin otlarını üstelik parayla
-alırsın alırsın, çünkü merâk ediyorsun! :)