eskilerde kafamı kurcalardı bu terim. teşekkür edene neden rica edilir ki? 'rica' ne demek? 'rica' -recâ- kelimesinin türkçeye uyarlanmış şekli. islam literatüründe de vardır mesela. Allaha karşı sergilenecek kalbî tavır 'havf ve recâ' arasında olması gerektiği vurgulanır. 'korku ile ümit' arasında yani.. evet 'recâ' ümit etme, beklenti içinde olma anlamına gelir. peki neden teşekkür edene? teşekkür bir 'şükran duyma, varlığına şükür etme ' anlamlarındadır.. bu anlamla birleştirilince 'şükran duygularını ileten' bu tavıra karşı söylenebilecek en ince sözdür 'ricâ etmek'.. yani ümit etmek, beklemek.. büyük bir incelik teşekkür etmekte ricâ etmekte...
'küsmek' 11. yüzyılda yazılan eserlerde de bu halde geçiyor. has oğuz türkçesi.. fakat eşanlamlısı 'darılmak' işte bu ilginç.. 'daĞılmak' fiilinin ses değişimine uğramış biçimi.. 'dağılmak'(tağılmak) ise ayırmak ve 'çatallaştırmak' anlamlarına geliyor. bunu bir fidanın tek bir çubuk halinde düz, beraber iken büyüyünce, olgunlaşınca çatallaşması, ayrılması olarakda tercüme edebiliriz.. deşemedik 'küsmek' kelimesini ama 'dağılmak' ta yabancı değil akrabası.. pasta bulamadık ekmek yedik idâre edile...
kitap okurken sayfanın üzerine konan sinek.. önce sabırla beklenir; kıpırdamadan.. sinek kalkıp kulağın dibinde vızır vızır ötüyorsa ikide bir ve tekrar sayfaya konuyorsa; gözünün yaşına bakılmaz ve kitap kapatılır.. sonrada etrafa çaktırılmaz; -gözlerim yoruldu, biraz dinleneyim!
eskilerde kafamı kurcalardı bu terim.
teşekkür edene neden rica edilir ki?
'rica' ne demek?
'rica' -recâ- kelimesinin türkçeye uyarlanmış şekli.
islam literatüründe de vardır mesela.
Allaha karşı sergilenecek kalbî tavır 'havf ve recâ' arasında olması gerektiği vurgulanır.
'korku ile ümit' arasında yani..
evet 'recâ' ümit etme, beklenti içinde olma anlamına gelir.
peki neden teşekkür edene?
teşekkür bir 'şükran duyma, varlığına şükür etme ' anlamlarındadır..
bu anlamla birleştirilince
'şükran duygularını ileten' bu tavıra karşı söylenebilecek
en ince sözdür
'ricâ etmek'.. yani ümit etmek, beklemek..
büyük bir incelik
teşekkür etmekte
ricâ etmekte...
'küsmek' 11. yüzyılda yazılan eserlerde de bu halde geçiyor.
has oğuz türkçesi..
fakat eşanlamlısı 'darılmak' işte bu ilginç..
'daĞılmak' fiilinin ses değişimine uğramış biçimi..
'dağılmak'(tağılmak) ise ayırmak ve 'çatallaştırmak' anlamlarına geliyor.
bunu bir fidanın tek bir çubuk halinde düz, beraber iken
büyüyünce, olgunlaşınca çatallaşması, ayrılması olarakda tercüme edebiliriz..
deşemedik 'küsmek' kelimesini ama
'dağılmak' ta yabancı değil akrabası..
pasta bulamadık ekmek yedik idâre edile...
rüya görürken
rüyanın en heyecanlı yerinde..
bir kaşık suda boğulurken..
fırtınalı bir gecede
paratonerin üstüne..
uzaya..
kitap okurken sayfanın üzerine konan sinek..
önce sabırla beklenir; kıpırdamadan..
sinek kalkıp kulağın dibinde vızır vızır ötüyorsa ikide bir
ve
tekrar sayfaya konuyorsa;
gözünün yaşına bakılmaz
ve kitap kapatılır..
sonrada etrafa çaktırılmaz;
-gözlerim yoruldu, biraz dinleneyim!
bknz.
ömründe sineği bile incitmeyen adam
-ne işin var senin burada!
mantar tabancasıyla, lahana yapraklarını yiyen tavukları!
padişahın en güzel kızını anasını satayım..!
battı balık yan gider..