Masonluk nedir? Günümüzdeki masonluk, Rönesans ve Reform süreçlerini izleyen Aydınlanma Çağı’nda kurulmuş; akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan bu yana ortaya çıkarak, insanlığın gelişimine ve bilgi birikimlerine katkıda bulunmuş bir kültür ve fikir üstyapı kurumudur.
Masonluğun amacı; semboller ve alegoriler aracılığı ile aşıladığı yüksek ahlâk ilkeleri ve erdemleri özümletmeye çalışarak olgunlaşmalarına yardımcı olduğu üyeleri masonlarla, dünyada din, dil ve ırk ayırımı olmaksızın tüm insanların eşitlik ve barış içinde kardeşçe yaşayacakları bir sevgi düzeninin kurulmasını sağlamaya çalışmaktır.
Özlem ÖZDİL 1979 yılında Almanya'nın Hannover kentinde dünyaya geldi. İlk bağlama ve repertuar derslerini babası Dursun Özdil'den aldı. Daha sonra Almanya'da gittiği bir konserde Sivas'ta yitirdiğimiz genç ozan Hasret Gültekin ile tanışma fırsatı buldu. Bu tanışma Özlem'in müzik hayatında yeni bir sayfa açmıştır.
Hasret Gültekin'in 'Şelpe' tekniğinden etkilenen Özlem Özdil, edindiği Hasret Gültekin'in video bantlarını izleyerek tekniği üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Şelpe tekniği; bağlamayı mızrap kullanmadan çalma tekniğidir.
Özlem Özdil Anadolu'nun geleneksel tarzı ile batının klasik gitar tekniğini birarada kullanmaktadır.
Genç sanatçı, 1976 yılında ilk sahne çalışmasına başladı. 1976 yılında 'Bebek Belediye Gazinosu'nda sahne alıyordu. 1977 yılında 'Allahaısmarladık/Kaç Yıl Geçti Aradan', 'Kaybolan Yıllar/Neye Yarar' 45'likleri ve ilk 33'lüğü olan 'Allahaısmarladık' piyasaya çıktı 1978 yılında Hurşid Yenigün'ün iki bestesine söz yazan Sezen 'Gölge Etme/Aşk' 45'liğini yaptı. 1978 yılında 'piyasadaki en eski Sezen Aksu albümü' olan 'Serçe' çift LP olarak piyasaya çıktı. Sezen bugün ki müzik lüksünü elde edebilmek için 1979 yılını da çok dolu geçirdi. Bu yıl 'İlk Gün Gibi/Yalancı' ve 'Allahaşkına/Sensiz İçime Sinmiyor' 45'likleri piyasaya çıktı. Aynı yıl Sezen kendini sinemada da gösterdi. Sezen'in ilk filmi 'Minik Serçe' bir Atıf Yılmaz filmiydi. Başrollerini Bulut Aras'la paylaştılar. Bir yıldız doğarken, başka bir yıldızın sönüşünü anlatan bu film o dönemde beğeni toplamasına karşın günümüzde klasik Türk Sineması diye adlandırdığımız sınıfa giriyor.
Bu filmi senelerce Sezen de seyretmemiş olacak ki 1999 yılında Okan Bayülgen'in programında (Zaga) filmi seyredince kendisi de haline çok gülmüştü. (alıntıdır) :::::::::::: :))))
sadece uzaktan gördüğüm üniversite
Masonluk nedir?
Günümüzdeki masonluk, Rönesans ve Reform süreçlerini izleyen Aydınlanma Çağı’nda kurulmuş; akılcılık, bilimsellik ve insanlığın oluşumundan bu yana ortaya çıkarak, insanlığın gelişimine ve bilgi birikimlerine katkıda bulunmuş bir kültür ve fikir üstyapı kurumudur.
Masonluğun amacı; semboller ve alegoriler aracılığı ile aşıladığı yüksek ahlâk ilkeleri ve erdemleri özümletmeye çalışarak olgunlaşmalarına yardımcı olduğu üyeleri masonlarla, dünyada din, dil ve ırk ayırımı olmaksızın tüm insanların eşitlik ve barış içinde kardeşçe yaşayacakları bir sevgi düzeninin kurulmasını sağlamaya çalışmaktır.
Özlem ÖZDİL 1979 yılında Almanya'nın Hannover kentinde dünyaya geldi. İlk bağlama ve repertuar derslerini babası Dursun Özdil'den aldı. Daha sonra Almanya'da gittiği bir konserde Sivas'ta yitirdiğimiz genç ozan Hasret Gültekin ile tanışma fırsatı buldu. Bu tanışma Özlem'in müzik hayatında yeni bir sayfa açmıştır.
Hasret Gültekin'in 'Şelpe' tekniğinden etkilenen Özlem Özdil, edindiği Hasret Gültekin'in video bantlarını izleyerek tekniği üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Şelpe tekniği; bağlamayı mızrap kullanmadan çalma tekniğidir.
Özlem Özdil Anadolu'nun geleneksel tarzı ile batının klasik gitar tekniğini birarada kullanmaktadır.
sazıyla, sözüyle ve türküleriyle çok sevdiğim değerli bir sanatçıdır.
Yürü Be Haydar
Sıra dağlar korkutmasın gözünü
Yürü sevdamıza yürü be haydar
Yüreğime yasla yüzünü
Sensin ekmeğimin tuzu be haydar
Kıraç toprakların anasıyım ben
Sevdalı gelinin kınasıyım ben
Nice haydarların sevdasıyım ben
Sönmez yüreğimin közü be haydar
Yaralı yüreğim özlem anası
Bu töreler yıkılası yanası
Hozalı gelinin son kınası
Umut verir bize be haydar
Sarp kayalar sevdamıza yol olur
Dağlar çiçek açar sümbül gül olur
Türkü olur bağlamamda tel olur
Öykümüzü eller yaza be haydar
obez olmaya ortam hazırlamak.
olmadık ortamlarda yapılan eylemdir.
kitapları üzerinde yapılan eylem
kendi istekleri dogrultusunda hareket eden
Genç sanatçı, 1976 yılında ilk sahne çalışmasına başladı.
1976 yılında 'Bebek Belediye Gazinosu'nda sahne alıyordu.
1977 yılında 'Allahaısmarladık/Kaç Yıl Geçti Aradan', 'Kaybolan Yıllar/Neye Yarar' 45'likleri ve ilk 33'lüğü olan 'Allahaısmarladık' piyasaya çıktı
1978 yılında Hurşid Yenigün'ün iki bestesine söz yazan Sezen 'Gölge Etme/Aşk' 45'liğini yaptı.
1978 yılında 'piyasadaki en eski Sezen Aksu albümü' olan 'Serçe' çift LP olarak piyasaya çıktı.
Sezen bugün ki müzik lüksünü elde edebilmek için 1979 yılını da çok dolu geçirdi. Bu yıl 'İlk Gün Gibi/Yalancı' ve 'Allahaşkına/Sensiz İçime Sinmiyor' 45'likleri piyasaya çıktı. Aynı yıl Sezen kendini sinemada da gösterdi. Sezen'in ilk filmi 'Minik Serçe' bir Atıf Yılmaz filmiydi. Başrollerini Bulut Aras'la paylaştılar. Bir yıldız doğarken, başka bir yıldızın sönüşünü anlatan bu film o dönemde beğeni toplamasına karşın günümüzde klasik Türk Sineması diye adlandırdığımız sınıfa giriyor.
Bu filmi senelerce Sezen de seyretmemiş olacak ki 1999 yılında Okan Bayülgen'in programında (Zaga) filmi seyredince kendisi de haline çok gülmüştü. (alıntıdır) :::::::::::: :))))