Ağlarım damlamaz göz yaşlarım Kopar sanki yüreğimden Süngüler gibi parçalar feryadımı Bir damla kan düştükçe toprağa Tomurcuk tommucuk Gülleri görürüm Koparken vahşetin ellerinde Çığlıklarını duyarım Gazzenin çaresiz sabahlarında Hani anadolumdan kaçırılan kaybolmuş diye aradığımız çocuklarımızın Kenan illerinden Yusufun kokusu misali Aşı tutmadı deyilmi bedenleriniz zoraki organ nakillerinden Tabii olmaz, Yaşamaz, hayatlar bitiren ölüler vadisinde Ehadden gelip, Ehade giden, Ehadde dirilen o imanlı yürekler Hani filistinlinin sevdasına vurduğunuz prangalarınız Ne geçtiki elinize yüzünüzün karası zulmünüzden başka Aslında bu sizin pes edişinizdir Çok iyi bildiğiniz ve kaçamadığınız sonun, Yani sonunuzun başlangıcındasınız Yaşasın elbet gelecek olan İlahi Adalet Kahrolsun zulmüyle hesaba çekilecekler
Gönlü hak zikri ile nakış nakış dokunan Hatmede secerede Gavsı sani diye okunan Gerçek dosta dost olup gönüllere taht kuran Nakşi bendi yolunda zamana sultan olan Ey gönül sarayına edep tacı başında hakiki sultan olan
Gazzenin Çaresiz Sabahlarında
Ağlarım damlamaz göz yaşlarım
Kopar sanki yüreğimden
Süngüler gibi parçalar feryadımı
Bir damla kan düştükçe toprağa
Tomurcuk tommucuk Gülleri görürüm
Koparken vahşetin ellerinde
Çığlıklarını duyarım Gazzenin çaresiz sabahlarında
Hani anadolumdan kaçırılan kaybolmuş diye aradığımız çocuklarımızın
Kenan illerinden Yusufun kokusu misali
Aşı tutmadı deyilmi bedenleriniz zoraki organ nakillerinden
Tabii olmaz,
Yaşamaz, hayatlar bitiren ölüler vadisinde
Ehadden gelip, Ehade giden, Ehadde dirilen o imanlı yürekler
Hani filistinlinin sevdasına vurduğunuz prangalarınız
Ne geçtiki elinize yüzünüzün karası zulmünüzden başka
Aslında bu sizin pes edişinizdir
Çok iyi bildiğiniz ve kaçamadığınız sonun,
Yani sonunuzun başlangıcındasınız
Yaşasın elbet gelecek olan İlahi Adalet
Kahrolsun zulmüyle hesaba çekilecekler
Şadan Yenişafak
Ne harf ne söz anlatır
Zamanın sahibini
Onun gibi sevmek lazım
Alemler sahibini
Rabbim öyle bir miras
Vermişki kendisine
Varisçi etmiş onu
Tabipler tabibine
Ondan aldığı nurun
Feyzi ile yetişmiş
Yarınlara varisçi
Beş evlat yetiştirmiş
Silsileden aldığı
Edep tac olmuş ona
Herşeyini adamış
Nakşibendi yoluna
Onu anlamak için
Tutmak lazım elinden
Sual sormayacaksın
Senonun hikmetinden
Amel etmiş durmadan
Dememiş yaz nede kış
Bu kapının şanını
Hizmetiyle artırmış
İbret almak istersen
Sen onun hayatından
Bir adım fazla çalış
Ahirete dünyadan
Kendisi tevazudur
Alçak gönüllüleri sever
Rabbim böyle kulları
Ayetlerde medh eder
Mahçup bir edasıyla
Hep boynunu büküyor
Günah işleyen biziz
Hep o tövbe ediyor
Öyle zorki anlatmak
Sadatın kendisini
Evlatlarını herbiri
Sanki rahmet denizi
Hem duyduk hem anlattık
Hem gördük kendisini
Gerçek manada sevmeyi nasipet
Yarabbim kendisini
Bu yolun silsilenin
Tabibi iftiharı
İslam sayesinde yaşıyor
Gönüllerde baharı
İ
Hasrettir hasret bu gönlüm sana
Bir ışık sevda bu kervan bana
Hancıda göçtü yolcuda sana
Varmı binmeyen bu son kervana
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Mekkede doğdu rahmet güneşi
Kisrada söndü küfrün ateşi
Onun nuruyla ışıdı alem
Hatrına Allah koymadı elem
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Sıddıkı ekber dostu yariydi
Ömerül faruk yare yar idi
Hazreti Osman nura gark idi
Küffara cenkte Çare Aliydi
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Hasan Hüseyin derdim dermanım
Ceddini sevmek emrin fermanın
Sendeki ahlak ruhul furkanın
Başımın tacı şefaatkanım
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Evladı resül bir çınar gibi
Dalları sardı mağrib maşriki
Ehlibeyt aşkı sardı kalbimi
Sahibül zaman kalbler tabibi
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Tabibi bulan habibi bulur
Yolcuya azık hancıda olur
Dosta dost olan yitiğini bulujr
Hancılar bir gün yolcuda olur
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Mahsülün vardır harman zamanı
Ayırır ehli sapla samanı
Bir gün gelirse varma zamanı
Hak nasip etsin bize imanı
Öyle bir devran bu nurlu kervan
O kervancıya kara sevdam
Bizi buldum sizi buldum
Hakka giden izi buldum
Nice gizli sırlar vardı
Tövbedeki gizi buldum
Özü buldum sözü buldum
Aşklar yakan közü buldum
Bir bakışı ömre bedel
Nar söndüren gözü buldum
Kovan buldum Arı buldum
Kevser gibi balı buldum
Akabeden buralara
Uzanan bir dalı buldum
El üstünde eli buldum
Zikredenler seli buldum
Rahmanın af kapısının
Her safında veli buldum
Kış gününde yazı buldum
Gönüllerde hazı buldum
Dosttan ne gelirse gelsin
Bu kapıda razı buldum
Kadeş buldum Baba buldum
Günah örten aba buldum
Hayatından bezmişlere
Verilen bir çaba buldum
Abid buldum zahid buldum
Muhabbete talip buldum
Nice sözünün erleri
Son nefese şahit buldum
Merkat buldum Cami buldum
Kucak açan Hami buldum
Ceddi paki el Hüseyni
Zamanın sahibini buldum
Şadan Yenişafak
_________________
Yeni doğan bir günde
Yüreğimde heyecan
Yolları gözler iken
Cananla bulurum can
O güzel kutlu ilin
O kutlu yolcusunu
Vuslata çiçek açmış
Güllerin goncasını
İştiyakla beklerim
Geceler gecesini
Güllerle yolcu etmiş
Müjdeler müjdesini
Seni özleyen gözler
Ufukta seni bekler
Başına tac olmaya
Bulutlar seni bekler
Sevgiliden sevene
Sevenden sevgiliye
Aleme gönderilmiş
Emsalsiz bir hediye
Gerekmez biliyorum
Sizi medhü senaya
Rabbim halife etmiş
Arza arşa semaya
Bizler sizi anınca
Dilimiz şeref bulur
Elbetteki sultandan
Doğanlar sultan olur
Gönlü hak zikri ile nakış nakış dokunan
Hatmede secerede Gavsı sani diye okunan
Gerçek dosta dost olup gönüllere taht kuran
Nakşi bendi yolunda zamana sultan olan
Ey gönül sarayına edep tacı başında hakiki sultan olan