Üstümüze kapanıyor dünya Son boğaza gelene değin Ve koparıyoruz uzuvlarımızı, geçebilmek için. Unufak ediyor bizi dünya Tanesi olaydık bi’, Ölebileydik ve doğabileydik yeniden. Anamız olaydı dünya, Sevecen davranaydı bize. Resim olaydık kayalarda Düşlerimize, taşımak için ayna diye. Gördük yüzlerini, savuracakların, Çocuklarımızı, penceresinden bu son barınağın. Aynalar asacak yıldızımız. Nereye gitmeliyiz son sınırdan sonra? Ner’de uyumalı bitkiler, son soluklarından sonra? Kızıl buharla yazacağız adlarımızı. Keseceğiz elini şarkının, etimizle bitecek olan. Öleceğiz burada, burada son boğazda. Burada ve burada yetiştirecek kanımız, bir zeytin ağacını.
Mahmut Derviş / Üstümüze Kapanıyor Dünya Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
Bir yalnız yanılsamaya sahiptim: Uysal bir düşünceydi: Irmağınki, denize yakın Ve bir an durgun suya dönüşüverseydim Ve uyusaydım gölgesinde, bir palmiye ormanının.
Ve diyordu ki ruhum: Bulanıklaşacağım ve yorgunum Düzlüklerde koşmaktan ve setler aşmaktan; Geçti şimdi işkence; artık dinlenmem lazım, Mavi olmalı önceki gibi ve şarkı söylemeli ufaktan.
Ve bir yalnız yanılsamaya sahiptim, öyle sakince Ki geçiyordu sızılarım ve neşe katıyordu derdime Bir ocak közünün berrak yansıması ile.
Ve dedi ki bana yaşam: Ey ruh, bulanıklaş ve git yalnız başına, Bir süsen olmaksızın kıyıda, ne de yıldız dalgada, Koşmak için düzlükte ve yitip gitmek için denizde!
Luis G. Urbina / Irmaklardır Yaşamlarımız Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
senin adana daha mı geç iner gece denge kurulamaz bunun için susar yıdızlar açmazlar ağızlarını nasıl geçer bir mevsim neyle ölçülür yokluğunun takviminde denge kurulamaz neyse ki gözlerimiz geceleri yansılar birbirini ve geçer tüm başdönmeleri ........ j.berger
........ bir takım doldurur bir takım sunar bir takım susamış bir takım kanar bir takım söğünmüş bir takım yanar bir takım çevrilir pervaneler var ......... seyrani
zihin eğitimi
iddialı karşı koyuşlar..
.....
suyum ıslandı
adımı yırttım üşüyen palto
sarhoş bir A'yım
vurdum yavrusunu yiyen balığı
avucumda kaygıyla çürüdü su
B. Balcı / Üşüyen Palto
Üstümüze kapanıyor dünya
Son boğaza gelene değin
Ve koparıyoruz uzuvlarımızı, geçebilmek için.
Unufak ediyor bizi dünya
Tanesi olaydık bi’,
Ölebileydik ve doğabileydik yeniden.
Anamız olaydı dünya,
Sevecen davranaydı bize.
Resim olaydık kayalarda
Düşlerimize, taşımak için ayna diye.
Gördük yüzlerini, savuracakların,
Çocuklarımızı, penceresinden bu son barınağın.
Aynalar asacak yıldızımız.
Nereye gitmeliyiz son sınırdan sonra?
Ner’de uyumalı bitkiler, son soluklarından sonra?
Kızıl buharla yazacağız adlarımızı.
Keseceğiz elini şarkının, etimizle bitecek olan.
Öleceğiz burada, burada son boğazda.
Burada ve burada yetiştirecek kanımız, bir zeytin ağacını.
Mahmut Derviş / Üstümüze Kapanıyor Dünya
Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
Ey Ölüm, koca kaptan, artık gitmeliyiz!
Ey Ölüm! Haydi, bizi boğdu bu memleket! .
Mürekkep gibi kararsa da gökle deniz
Kalplerimizdeki bu ışık yeter elbet!
Sun şu zehirden bize biraz canlanalım
Bu ateş yaksın bizi alabildiğine,
Bu girdap, Cennet veya Cehennem, dalalım
Yeniyi bulmak için Meçhulün dibine! .
C.P.Baudelaire
Çeviri: Sabahattin Teoman
Bir yalnız yanılsamaya sahiptim:
Uysal bir düşünceydi: Irmağınki, denize yakın
Ve bir an durgun suya dönüşüverseydim
Ve uyusaydım gölgesinde, bir palmiye ormanının.
Ve diyordu ki ruhum: Bulanıklaşacağım ve yorgunum
Düzlüklerde koşmaktan ve setler aşmaktan;
Geçti şimdi işkence; artık dinlenmem lazım,
Mavi olmalı önceki gibi ve şarkı söylemeli ufaktan.
Ve bir yalnız yanılsamaya sahiptim, öyle sakince
Ki geçiyordu sızılarım ve neşe katıyordu derdime
Bir ocak közünün berrak yansıması ile.
Ve dedi ki bana yaşam: Ey ruh, bulanıklaş ve git yalnız başına,
Bir süsen olmaksızın kıyıda, ne de yıldız dalgada,
Koşmak için düzlükte ve yitip gitmek için denizde!
Luis G. Urbina / Irmaklardır Yaşamlarımız
Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
senin adana daha mı geç iner gece
denge kurulamaz
bunun için susar yıdızlar
açmazlar ağızlarını
nasıl geçer bir mevsim neyle ölçülür
yokluğunun takviminde
denge kurulamaz
neyse ki gözlerimiz
geceleri yansılar birbirini
ve geçer tüm başdönmeleri
........
j.berger
bir uzak rüyada yorgun ıhlamur,
ikindiler sonu inen ıssızlık.
ve araf kokulu uzak bir yağmur,
hala düşüncemde sonsuz yalnızlık.
yemyeşil saltanat minarelerde,
dualar ki ıslak, meçhul ve derin.
ağıtla içilir pencerelerde,
uzak hatırası sevilenlerin.
haşin bir uzlettir kurşun sonbahar,
hummalı alınlar serin camlarda.
ve kara sevdalı delikanlılar,
bekleşir...bekleşir bu akşamlarda.
ahmed arif / kara sevda-1943
........
bir takım doldurur bir takım sunar
bir takım susamış bir takım kanar
bir takım söğünmüş bir takım yanar
bir takım çevrilir pervaneler var
.........
seyrani
zeminde figürleşme