özellikle uçakla yapılan kıtalar arası yolculuklardan sonra kişilerde oluşan hali ifade etmek için kullanılıyormuş; bu hal ülkeler arasındaki saat farkları nedeniyle kişinin zaman idrakını etkileyen bir sersemlik duygusu, iklim farkının yol açtığı bioritim değişimini içeriyormuş.
Kar beyazı aklı gidip gidip gidip gidip geliyor Adımı sordu unutmuş, türküsünü dağlar yutmuş Düşünde gerçek tutuşmuş, vay, yanıyor Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor
Ey güzel ülke, uzak ülke Ey bilmediğim ülke Ne kendi isteğimle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni, bu yiğit delikanlıyı Gençliğin ateşi sürükledi sana Bir de başımdaki şarap dumanları
Kandilli yüzerken uykularda
Mehtâbı sürükledik sularda...
Bir yoldu parıldayan, gümüşten,
Gittik...Bahs açmadık dönüşten.
Hulyâ tepeler, hayâl ağaçlar...
Durgun suda dinlenen yamaçlar...
Mevsim sonu öyle bir zaman ki
Gaaip bir mûsıkîydi sanki.
Gitmiş kaybolmuşuz uzakta,
Rü'yâ sona ermeden şafakta...
Timur Selçuk
küçük çocukların annelerinin ilgisini çekmek için yaptıkları numaraları çağrıştırıyor
'anlattıklarımı nasıl yorumluyorsun' sorusunu ya da benzerini sorarak geribildirim talep edilmesi gerektiğini çağrıştırıyor
özellikle uçakla yapılan kıtalar arası yolculuklardan sonra kişilerde oluşan hali ifade etmek için kullanılıyormuş; bu hal ülkeler arasındaki saat farkları nedeniyle kişinin zaman idrakını etkileyen bir sersemlik duygusu, iklim farkının yol açtığı bioritim değişimini içeriyormuş.
Bir kuş uçar, gökyüzünde süzülür
Bir çocuk bütün oyunlara yazılır
Bir gül kokar, tüm çiçekler ezilir
'Bir tel kopar, ahenk ebediyyen kesilir'
Kar beyazı aklı gidip gidip gidip gidip geliyor
Adımı sordu unutmuş, türküsünü dağlar yutmuş
Düşünde gerçek tutuşmuş, vay, yanıyor
Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor
Bütün yapraklarım açarsa
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa
Oktay RİFAT
Sıcacık bir yağmur siner
Kara gecenin içine
Toprak somun gibi kabarır
Tak tak vurulur kapıma
Kişner kapımda kır atım
Dünyam gümüşler kuşanır.
Zaman geçecek mi bulutların içinden
Bir yanlış bırakmadan anılara
Bembeyaz güneşli gecesin sen
Yer yok varlığında karanlıklara
Ey güzel ülke, uzak ülke
Ey bilmediğim ülke
Ne kendi isteğimle geldim sana
Ne de soylu bir atın sırtında
Beni, bu yiğit delikanlıyı
Gençliğin ateşi sürükledi sana
Bir de başımdaki şarap dumanları
Aleksandre PUŞKİN