frank miller'in basin city çizgi romanını beyaz perdede izlemek çok zevkliydi.. bir tarantino sever olarak tarantino sahnelerini fark etmek hiç zor değildi.. :) filmin başında ölmek üzere olan kalp hastası polis (bruce willis) kötüleri dövdükten sonra filmin sonunda genede eceliyle ölemez, kendini öldürür.. :) -ihtiyar adam ölür ve genç kız yaşar..
sting.. :)
kenderler için; eğlenceli ve serbest anlamına gelir.. türkler içinde öyle.. :)
gerilim filmlerinin sinir bozucu aleti.. genelde hediyedir.. başa gelecek türlü felaketin fon müziği olur.. :)
üstüme basıp geçme yar..!
müzisyen ve daha fazlası..
marathon man'de dustin hoffman rolüne adapte olmak için hergün sete koşarak gelir.. bunu izleyen laurence olivier sorar;
-neden koşuyorsun..?
dustin hoffman cevap verir;
-rolüme çalışıyorum..
üstad lafı yapıştırır;
-çalışacağına rol yapsana.. :)
kevaşe.. :)
bizim memlekette yaşasaydı onsekizine varmaz kötü yola düşerdi.. :)
aynı etnik kimliğe sahip toplulukların devlet çatısı altında toplanmasına ulus devleti denir..
frank miller'in basin city çizgi romanını beyaz perdede izlemek çok zevkliydi.. bir tarantino sever olarak tarantino sahnelerini fark etmek hiç zor değildi.. :)
filmin başında ölmek üzere olan kalp hastası polis (bruce willis) kötüleri dövdükten sonra filmin sonunda genede eceliyle ölemez, kendini öldürür.. :)
-ihtiyar adam ölür ve genç kız yaşar..
john woo klasiği diyebilirim.. ying/yang'ın döngüsünü görsel şölene çevirerek, izleyeni şabalağa çeviren action filmi.. eh tabi nicolas cage faktörünü de unutmamak lazım..