Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • başörtüsü06.03.2006 - 20:02

    Başörtüsü; takmayanların vicdanlarını harakete geçirip Allaha karşı sorumluluklarını hatırlatan bir islami simgedir ama takmayanlarla takanlar arasında bir gerginlik unsuru olamaz. Çünkü bunu takan bilirki insanları kul olarak yargılamaya kalkmak bir müslümanın işi değildir. dolayısıyla kendilerini toplumdan ayırıp bizim üzerimizde baskı kuruyorlar gibi aslı astarı olmayan ve akıllara ziyan cümleler kurmak ancak beynini rafa kaldıran bir takım zevatın meşguliyeti olabilir. Başörtülü biri diğerine okulda, işyerinde kısaca toplumun her katmanında öteki muamelesi yapmaz çünkü bu aldığı temel öğretiye ters bir davranış biçimidir. Bu tür yaftalarla nereye kadar insanların gözlerini boyama beyinlerini bulandırma adına katakulliler çevirecekler merak ediyorum doğrusu! 'Bu kafası sarılı çağın gerisinden gelen batıya karşı mahcubiyetimizin müsebbibleri inatçı keçiler! ! ! kamu alanında görünmemeliler ki biz huzur içinde uyuyalım tatlı rüyalar görelim. Çünkü görünmeleri demek aşkın olandan bir haber gibi sarsıcı etki yapabilir seküler rüyaların tatlılığına gölge düşürebilir. gölge etmesinlerde ihsanları şöyle duruversin! ! ' kabilinden gaflet ve dalalet kokan cümleler kuranlar aslında kendi yozluklarının üzerini yamamak için derdi allaha iyi kul olabilmek olan bu hassas insanları kullanma iğrençliğini ortaya koymaktalar. Bir insanın başörtüsü taktığı için girebileceği yerlerin sınırlandırılmasının nasıl bir zihnin tezahürü olduğunu varın siz düşünün! Bir de siz de camiye sokmuyosunuz demek ki heryerin bir kuralı var gibi 'akıl ne büyük nimet Allahım! ' dedirten garabeti ayın ondördü gibi ortada olan bir takım cümleler kurulmakta ki insan gülse mi ağlasa mı bilemiyor doğrusu! kamunun kurallarını koyan insanla, kainatın kurallarını koyan dünyaya da nizam veren Allahın kurallarını terazinin iki kefesine koyupta karşılaştırma yapmaya kalkmak düşünme melekelerinin çalıştırılmadığının göstergesidir olsa olsa...Allahın evine girerken sadece müslümanlar değil müslüman olmayanlar dahi saygıyla yaklaşarak başlarını örtüp girerler. Oraya rahmet melekleri iner Allah anılır her daim ve bu atmosfere girilirken bu huşuya eşlik edilir. Huşuyu bozacak davranışlardan sakınılır. Kamusal alan olarak tabir edilen özel alanın dışında kalan tüm yerlerde ise başörtüsünün görünür olmasının ne gibi sakıncaları olacağını açıklayamayanlar sadece olabileceğini ileri sürdükleri masallarla birilerini uyutmaya devam etmekteler. Hala uyumaya devam etmekte ısrarlı olanlar varsa iyi uykular tatlı rüyalar! ! ....

  • başörtüsü06.03.2006 - 03:51

    Türkiye' de yada dünyada medyanın etkisiyle ortaya konulan çağın gerisinde kalan ve günümüzde artık gerekmediği üzerinde devamlı vurgu yapılan bir simge olan başörtüsü, tam anlamıyla içini başkalarının doldurageldiği ve beyinlerde bir sorunsala dönüştürülen imge haline geldi. her dönemde ve heryerde sözün asıl sahibi olan Allahın kadınlardan istediği iffetli olma,(aynı şey ilk önce erkeklerden istenir kuranda) kadınlıklarını kullanarak erkeklerin ya da hemcinslerinin zaaflarını kullanma gibi erdem dışı bir tavrın içine düşmeme, gözlerini, beyinlerini, kalblerini, ruhlarını, bedenlerini Allah için haram olandan koruma gibi bir çaba içinde olma gibi başörtüsünün islami anlamda ortaya koyduğu ve kendisini başörtüsünde bulan bir duruş içerir.(Bu bazılarının anladığı anlamda kadınların özgürlüğüne müdahale anlamına gelmez bu olsa olsa kadınların haram olandan ve dolayısıyla kişiye ve etrafına zarar veren yada hiçbir fayda vermeyenden kaçınarak sadece Allaha kul olmanın ve dolayısıyla başkalarına ve kendine kulluğun reddiyesi olan bu duruşun sonucu helal olana yani kendine çevresine yararlı olanı hayatına taşıma anlamına gelir ve gelişine yaşamak değil hayata karşı bir duruş sahibi olmanın göstergesidir. çünkü bu dünya son bulduğunda ebedi bir hayat başlayacağına olan inanç bir tebessümün, şefkatli bir bakışın yada haksız yere birine değen merhametten yoksun bir bakışında hesabını verileceği bir eşikten geçileceği düşüncesini beraberinde getirir) başörtüsü bu erdemli tavrın simgesidir ve her çağda bu erdemli tavra ihtiyaç duyulmuştur. hele günümüzde çok daha elzem olduğu kanaatini pek çok kişiyle paylaşacağıma şiddetle inanıyorum.Ayrıca bu insani yaklaşımlar başıaçık olan birinde görülemez gibi bir yaklaşım içinde değilim ama bu tavırlar ancak Allaha olan adanmışlık duygusu sayesinde istikrarlı olabilir ve değer kazanır diye düşünüyorum. Yani yapılan tüm iyilikler ve dosdoğru davranışların karşılığı yalnız Allahtan beklenmelidir. şunuda eklemeliyim başörtüsünün bu işlevini algılayamayan ve sadece geleneksel açıdan yaklaşarak herhangi bilinçli bir tavrın yukarıda bahsettiğim erdemli tavırların çok dışında kalan bir bakış açısının getirdiği içi boş durum her türlü geçirgenliğide beraberinde getirecektir dolayısıyla bu tarz bir bakışaçısından bu erdemi bu disiplini beklemek mümkün değil doğal olarak! o nedenle bu örtüyü taşıyamayanları dikkate almıyorum ve alan varsa onları geleneksel bir yaklaşımın ürünleri olarak değerlendirirlerse daha doğru bir yerden bakmış olurlar diye düşünüyorum. hiçbir sağlam bilgiye dayanmayan zoraki uygulanan bir komedi. Böyleleri hiç örtmese daha evla! Başörtüsü niye takılır? iki sebeble
    geldi hz peygamber döneminde ki bunlardan biri korunma diğeri tanınma idi. korunmayı günümüzde en azından on yıl öncesine kadar ciddi bir saygı uyandırmasından ötürü bizzat yaşayanlardanım. Yani medya aracılığıyla kimsenin henüz beyni bulandırılmadığı bi dönemde. tanınma ise çok daha hoş bir örnekle geçenlerde topkapı sarayını gezerken yanlarından geçtiğim tüm turistler beni türk ve müslüman olarak çok net bi biçimde anlayabiliyorlardı ama aynı şekilde başında örtüsü olmayan ama yine türk veya en azından müslüman olan başka birini onunla konuşmadan bilmeleri mümkün görünmüyor. demek ki bu bir tanınma vesilesi. Ve müslüman birinin erkek ya da kadın dış görünüşünden bunu yansıtmasını çok asil buluyorum. Ben mensubu olmakla şereflendiğim bu dinin bir göstergesini üzerimde taşımaktan onur duyarım. Çünkü kompleksli değilim ve bana dayatılan özgür kadın martavallarına inanacak halim yok. Asıl özgürlüğün Allaha kul olma ve dolayısıyla başkalarına ve kendi nefsine maddi yada manevi kul olmamaktan geçtiğini biliyorum. Sözün özü Başörtüsü asil bi duruştur. hayata karşı insanlara karşı topluma karşı umursamaz bi tavrın karşısında yer alır. Allahı hatırlatır takana ve görene. Sorumluluklarını hatırlatır Allaha topluma ve insana. Zannımca görmekten rahatsız olan kendi vicdanlarıyla muhasebe yapmaktan köşe bucak kaçınarak kendine yalancı bir dünya cenneti kuran kısacası hayatını yalan üzerine kuran bir insan tipidir olsa olsa. Ve dünya onların....

  • başörtüsü02.03.2006 - 04:11

    Başörtüsü bir imajdır. Kimilerinin sırça köşkleri tepelerine yıkılmasın diye karalanan ve beyinlere çivi gibi çakılan kuvvetli bi imaj... sevgili ülkemin sevgili insanları asıl sakatlığın beyinlerde olduğunu farketmişken, diplomanın insan olmanın bi göstergesi olmadığını da ekleyerek ilmin sınırlarını zorlayan yepyeni taptaze bir soluk olurdu bu jenerasyon...fakat madde düşünemeyen birilerinin zihinlere kazıdığı haksız imajın ardından kayıp bi jenerasyon oldu...En kötüsü ise artık kimsenin umrunda değil! ...İşin özü medeniyet tercihimizin ortaya çıkardığı bir dünya görüşünün ve bunun sonucu olarak başgösteren bir yapılanmanın bu kitlenin üzerinden geri kalmışlığın faturasını çıkarabilmenin işgüzarlığı, günah keçisi bulursak kendimizin ne menem bir yozluk içinde olduğunu saklayabilirizin telaşıyla işaretle gösterilip vebalı muamelesine tabi tutulan bir kurban kitleden söz ediyoruz. Naçizane tavsiyem bi kaç başörtülüyü yakından tanıma çabası içine girilmeli (o örtünün onurunu taşıyabilenler tercih edilirse iyi sonuç verir zannımca) özellikle hayatında hiç tanıma şansı olmayan ve akşam harabelerinden! ! toplu gezmekten haz alan kafası sarılı bir grup insanı anlayanlar varsa içinizde asıl sözümü onlar üzerlerine alınabilirler ki daha isabetli olur!