bir kere olduguna asla inanmadigim hadise.. sadece nefes alip vermenin durmasi, beynin fonksiyonlarinin gercekleşmemesi degildir ölüm. yaşamak icin sebebinin kalmamasi ama yaşamak zorunda olmak, elini attigin herşeyin curuk cikmasi ve artik elini birşeye uzatmaya gucun kalmamasi da ölümdür pekâlâ.ve asil biyolojik ölümden daha yikicidir cogu insan icin, bir kere olmaz cunku, olup bitmez, ölü bir şekilde yaşarsiniz ölümü.
kişinin tek başına varolabileceğini kendi kendine kanıtlama şansı. 'hayatının tek sahibi yine kendinsin' lafının tekrar hatırlanmasını, hatta tekrar öğrenilmesini sağlayan acı. ilk evrelerinde nefeslerin sıkıştığı, her şeyin insana flashback yaşattığı, zamanla hafifleyen, bazılarında izsiz geçip giden, bazılarında ise yağmurlu havalarda sızlayan bir yara bırakan duygu sağanağı.
agır geliyormusum ona... tasıyamıyormus. affını isterim dedi ve gitti... o da bana agırdı aslında ama hic bilemedi nasıl yuklendigimi önce midem sonra beynim sisti ve kalbim... dugumlendi duydugum en komik bahaneydi ama agır geldi onun yukunden daha da fazla tasıyamadım... yolumuz uzun ya da kısaydı ama biliyordum derin ucurumdu bir yanımız ya yuruyecektik yuvarlanmayı goze ala ala ya da hıc dusmeyecekmis gibi sarılacaktık birbirimize...
ikisine de razıydım ben kaldım o gitti .... yuvarlanan bir sey var asagı simdi acaba ne ki? ..
yalnızlık acıyı örtünmek, dünyayı yok saymaktır. dışarıda akan hayatın bir ucuna tutunamamak, kendi boş evreninizin ortasında asılı kalmaktır.boşluk, kimi zaman göz doldurur ve çokça korkutur. yalnızlık boşlugun korkutucu büyüsüne kapılmaktır. boşlukla çevrelenmek, boşlukla dolmaktır. yalnızlık, boşluk sarhoşlugudur...
bir kapı sesi, bir kurtarıcı, bir ümit için şuursuzca beklemektir yalnızlık. ses yapsın diye televizyonu hep açık tutmak, yatarken eski giyilmiş eşyalara sarılmak, kurtarılmış arındırılmış ve içinden çıklıması imkansız bir alana hapsolmaktır. kimsenin ilk arayacagı insan olmamak, çagırılacaklar listesinde adı bulunmamaktır yalnızlık. 1 etkisiz elemandır. yanlızlık başkalarının etkisiz elemanı olmaktır.
mide bosluguna coreklenmis kara yilan. agirligi ve sicakligi ile varligini her daim hissettirir. zaman zaman bir anı ile uyanir... aninin kaynagina yonelir yavas hareketlerle, merakla... ipek bir kumasin akmasi gibi, yureginize beyninize dogru sürünür sakince... o akarken eski yerindeki agirlik hafifler yeni yerine bir azap cöreklenir... insan ölüyorum sanır... beynine bedenine yüreğine yabancılaşır.... sonra bir müddet orda uyur... sessiz sakin... acı diner. sonra başka bir anı dürtükler onu... gene akar bir yerden diğerine... bu beden onun evidir, iyi yada kötü bütün misafirler davetsizdir onu için, sevmez. bedeni bekler, ölünceye kadar terketmez acı seni..
tebliğin önündeki engelleri kaldırmak için yapılan mücadele. amaç herkesi müslüman etmek değil, islam mesajının herkese ulaşmasıdır. mesajı almışlarsa, müslüman olup olmamak kendi bilecekleri meseledir. mesajı savaşmadan da sınırın ötesine taşıyabiliyorsanız, savaşmanız gerekmez.
bir kere olduguna asla inanmadigim hadise.. sadece nefes alip vermenin durmasi, beynin fonksiyonlarinin gercekleşmemesi degildir ölüm. yaşamak icin sebebinin kalmamasi ama yaşamak zorunda olmak, elini attigin herşeyin curuk cikmasi ve artik elini birşeye uzatmaya gucun kalmamasi da ölümdür pekâlâ.ve asil biyolojik ölümden daha yikicidir cogu insan icin, bir kere olmaz cunku, olup bitmez, ölü bir şekilde yaşarsiniz ölümü.
kişinin tek başına varolabileceğini kendi kendine kanıtlama şansı. 'hayatının tek sahibi yine kendinsin' lafının tekrar hatırlanmasını, hatta tekrar öğrenilmesini sağlayan acı. ilk evrelerinde nefeslerin sıkıştığı, her şeyin insana flashback yaşattığı, zamanla hafifleyen, bazılarında izsiz geçip giden, bazılarında ise yağmurlu havalarda sızlayan bir yara bırakan duygu sağanağı.
agır geliyormusum ona... tasıyamıyormus. affını isterim dedi ve gitti...
o da bana agırdı aslında
ama hic bilemedi nasıl yuklendigimi
önce midem sonra beynim sisti
ve kalbim...
dugumlendi
duydugum en komik bahaneydi
ama agır geldi
onun yukunden daha da fazla
tasıyamadım...
yolumuz uzun ya da kısaydı
ama biliyordum
derin ucurumdu bir yanımız
ya yuruyecektik yuvarlanmayı goze ala ala
ya da hıc dusmeyecekmis gibi sarılacaktık birbirimize...
ikisine de razıydım
ben kaldım
o gitti
....
yuvarlanan bir sey var asagı simdi
acaba ne ki? ..
yalnızlık acıyı örtünmek, dünyayı yok saymaktır. dışarıda akan hayatın bir ucuna tutunamamak, kendi boş evreninizin ortasında asılı kalmaktır.boşluk, kimi zaman göz doldurur ve çokça korkutur. yalnızlık boşlugun korkutucu büyüsüne kapılmaktır. boşlukla çevrelenmek, boşlukla dolmaktır. yalnızlık, boşluk sarhoşlugudur...
bir kapı sesi, bir kurtarıcı, bir ümit için şuursuzca beklemektir yalnızlık. ses yapsın diye televizyonu hep açık tutmak, yatarken eski giyilmiş eşyalara sarılmak, kurtarılmış arındırılmış ve içinden çıklıması imkansız bir alana hapsolmaktır. kimsenin ilk arayacagı insan olmamak, çagırılacaklar listesinde adı bulunmamaktır yalnızlık. 1 etkisiz elemandır. yanlızlık başkalarının etkisiz elemanı olmaktır.
mide bosluguna coreklenmis kara yilan. agirligi ve sicakligi ile varligini her daim hissettirir. zaman zaman bir anı ile uyanir... aninin kaynagina yonelir yavas hareketlerle, merakla... ipek bir kumasin akmasi gibi, yureginize beyninize dogru sürünür sakince... o akarken eski yerindeki agirlik hafifler yeni yerine bir azap cöreklenir... insan ölüyorum sanır... beynine bedenine yüreğine yabancılaşır.... sonra bir müddet orda uyur... sessiz sakin... acı diner. sonra başka bir anı dürtükler onu... gene akar bir yerden diğerine... bu beden onun evidir, iyi yada kötü bütün misafirler davetsizdir onu için, sevmez. bedeni bekler, ölünceye kadar terketmez acı seni..
tebliğin önündeki engelleri kaldırmak için yapılan mücadele. amaç herkesi müslüman etmek değil, islam mesajının herkese ulaşmasıdır. mesajı almışlarsa, müslüman olup olmamak kendi bilecekleri meseledir. mesajı savaşmadan da sınırın ötesine taşıyabiliyorsanız, savaşmanız gerekmez.
insanın hiç bir karşılık beklemeden iyi güzel ve doğru şeyler için elinden geldiğince ve hatta onun ötesinde çalışıp kendini aşması.
yaptiklarini begenin ya da begenmeyin muthis zeki, gercek bir lider fakat gozden kacan nokta kendisinin de bir insan oldugudur.
sadece nefes alip vererek varolunamaycak yani siira bazen acida cekilmesi gereken (bence) eylem