bir kere de benim icin cigerlerinize cekin koca hacimli duman kutlesini. yasamin tum zevklerini yalnizca bir iki milimetre indirebildiginz sigaraya odaklanabilecigini dusunun. son isteginizin bir sigara icmek olacagini akliniza kac kere getirdiniz? kac defa bir sigara sunarak arkadas kazandiniz? kac kere sizi yabancilik hissinden kurtardi? otobus/tren/vapur beklerken kac kere sizi aptal gibi dikilmekten kurtardi? ne kadaracliginizi bastirdi? ps: sigarayi birakali yaklasik 1.5 sene oldu, benim icin de icin.
geçen her saniyenin, insan yaşamını sona ittiği gerçeğiyle yüz yüze; öyle sebatlı öyle kudretli bir parça bu. sözlerine bir çeviri de benden olsun;
ne zaman ki bir adam yalan söyler, işte o vakit dünyanın bir parçası cinayete kurban gider. bunların hepsi; hepsi solgun ölümler ki insanlar bunları kendi yaşamları saymakta beis görmezler
tüm bunlara tanıklık etmeye dayanamıyorum daha fazla,
icra edenleri, icra ederken hep gözleri ufka dikilmiş olarak ya da başları önlerine eğik ve belki de cliff'in geri dönme ihtimalini düşünürlerken hayal ediyorum (ki live shit'te şarkının bir kısmını çalarlarkenki halleri buna yakın) . şarkının adını anmak dahi grup üyelerini bir anda her şeyden uzaklaştırır sanırım, tıpkı beni ve birçok kişiyi de uzaklaştırdığı gibi.
dünyanın kendi gerçeğini bizimle paylaştığı saatlerdir gece... sonsuzluk nedir, karanlık nedir, yıldızlar nedir.. teker teker hepsini gösterir bize.. kaybolsak bile siyahın içinde, fener tutar o.. herşeydir, gizemlerle dolu olsada......
kimi sevsem, gözlerinde bir karanlık, gece. usulca sokulup 'geceleri uyku tutmayan çocukluğundan mı tanıyorum seni' deyip kaçmak istemiştim oysa.. kalakaldım. ışıksızlığa, ıssızlığa alışan için vazgeçmek mümkün müdür? bilmiyorum. tek tük ayaksesleri, hayattan kalan..kalakalan, ben gibi. uykulu,düşünceli yüzlerini,tenimi ürperten soluğunu, uzakevlerde yanıp sönen ışıklarını sevdiğim karanlık. aynı yıldızda karşılaşan yüzlerin masalı sanki. gün doğarken, sabahın ilk ışıkları,ezan sesleri uzaklardan gelen,yanan ve sönen ışıklar yeniden yanan ve sönen gitgide birbirine karışan ve gerçekliğini yitiren, içimdeki herşey gibi..
kimseler yokken tadı daha da çıkan şeylerden.. sessizliği bozan huzur, mutluluk.. yatmadan önce duyulan bir ninni gibi derinden ve sakin.. sesi duyulduğunda kendini geceliklerle dışarı atmaya zorlar bu.. sırılsıklam olsan da önemsemezsin, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle gezersin.. kimse dışarı kafasını bile uzatamazkenki zamanı en güzel zamanıdır. insanları delip geçerek 'deli bu' bakışları arasında kendini o ıslak damlaların dünyasına bıraktığın an en kötü yerler bile cennet gibi gelir sana.. saçlarından sular damlayana kadar gezersin, ayaklarına sular girer belki biraz üşürsün.
'geleceğim bazen, uykudayken sen beklenmedik uzak bir konuk gibi sokakta bir başıma koyma beni kapıyı sürgüleme üstümden. usulca girecek bir yere ilişeceğim bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne görüntün doyasıya dolunca gözlerime seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim' *
asildir duygular hiyerarsisinin en tepesinde gizli bir liderdir,ama per sert degildir nedense. biraz buruktur ama mutsuzluktan uzak durur,kendini ondan ayrıştırmasını bilir. içinde hapsedilmiş bir olgunluk taşır.demlenmiş deneyimlerin bilgesi olmuştur artık ne kendini kabul ettirmeye çalışır haz gibi,ne de öfkenin yaşattıgı ani sarsıntıları vardır zamanı taşır sırtında,değeri bilinmese ve adı karıştırılsa da hep,farklılığı sever...
ortada elle tutulur tek bir sebep yokken gözlerin buğulanması ama yaşların akmaması kalbin sızım sızım sızlamaya başlaması birbirinden alakasız siyah beyaz karelerin hafızada belirmesi çok ama çok yalnız hissetmek miniciklik ve çaresizlik hissi kendine acıma hali
bir kere de benim icin cigerlerinize cekin koca hacimli duman kutlesini. yasamin tum zevklerini yalnizca bir iki milimetre indirebildiginz sigaraya odaklanabilecigini dusunun. son isteginizin bir sigara icmek olacagini akliniza kac kere getirdiniz? kac defa bir sigara sunarak arkadas kazandiniz? kac kere sizi yabancilik hissinden kurtardi? otobus/tren/vapur beklerken kac kere sizi aptal gibi dikilmekten kurtardi? ne kadaracliginizi bastirdi?
ps: sigarayi birakali yaklasik 1.5 sene oldu, benim icin de icin.
geçen her saniyenin, insan yaşamını sona ittiği gerçeğiyle yüz yüze; öyle sebatlı öyle kudretli bir parça bu. sözlerine bir çeviri de benden olsun;
ne zaman ki bir adam yalan söyler,
işte o vakit dünyanın bir parçası cinayete kurban gider.
bunların hepsi; hepsi solgun ölümler
ki insanlar bunları kendi yaşamları saymakta beis görmezler
tüm bunlara tanıklık etmeye dayanamıyorum daha fazla,
ermişliğin krallığı beni götüremez mi yuvama?
duygularimi sozlere dokemedigim anlarin parcasi. dinlemekten hic bikmadigim, adeta hayatimin fon muzigi olmus parca...
icra edenleri, icra ederken hep gözleri ufka dikilmiş olarak ya da başları önlerine eğik ve belki de cliff'in geri dönme ihtimalini düşünürlerken hayal ediyorum (ki live shit'te şarkının bir kısmını çalarlarkenki halleri buna yakın) . şarkının adını anmak dahi grup üyelerini bir anda her şeyden uzaklaştırır sanırım, tıpkı beni ve birçok kişiyi de uzaklaştırdığı gibi.
dünyanın kendi gerçeğini bizimle paylaştığı saatlerdir gece...
sonsuzluk nedir, karanlık nedir, yıldızlar nedir.. teker teker hepsini gösterir bize.. kaybolsak bile siyahın içinde, fener tutar o.. herşeydir, gizemlerle dolu olsada......
kimi sevsem, gözlerinde bir karanlık, gece. usulca sokulup 'geceleri uyku tutmayan çocukluğundan mı tanıyorum seni' deyip kaçmak istemiştim oysa.. kalakaldım. ışıksızlığa, ıssızlığa alışan için vazgeçmek mümkün müdür? bilmiyorum. tek tük ayaksesleri, hayattan kalan..kalakalan, ben gibi. uykulu,düşünceli yüzlerini,tenimi ürperten soluğunu, uzakevlerde yanıp sönen ışıklarını sevdiğim karanlık. aynı yıldızda karşılaşan yüzlerin masalı sanki. gün doğarken, sabahın ilk ışıkları,ezan sesleri uzaklardan gelen,yanan ve sönen ışıklar yeniden yanan ve sönen gitgide birbirine karışan ve gerçekliğini yitiren, içimdeki herşey gibi..
kimseler yokken tadı daha da çıkan şeylerden.. sessizliği bozan huzur, mutluluk.. yatmadan önce duyulan bir ninni gibi derinden ve sakin.. sesi duyulduğunda kendini geceliklerle dışarı atmaya zorlar bu.. sırılsıklam olsan da önemsemezsin, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle gezersin.. kimse dışarı kafasını bile uzatamazkenki zamanı en güzel zamanıdır. insanları delip geçerek 'deli bu' bakışları arasında kendini o ıslak damlaların dünyasına bıraktığın an en kötü yerler bile cennet gibi gelir sana.. saçlarından sular damlayana kadar gezersin, ayaklarına sular girer belki biraz üşürsün.
ama yağmur sana yaşadığını hissettirir..
'geleceğim bazen, uykudayken sen
beklenmedik uzak bir konuk gibi
sokakta bir başıma koyma beni
kapıyı sürgüleme üstümden.
usulca girecek bir yere ilişeceğim
bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne
görüntün doyasıya dolunca gözlerime
seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim' *
asildir
duygular hiyerarsisinin en tepesinde gizli bir liderdir,ama per sert degildir nedense.
biraz buruktur ama mutsuzluktan uzak durur,kendini ondan ayrıştırmasını bilir.
içinde hapsedilmiş bir olgunluk taşır.demlenmiş deneyimlerin bilgesi olmuştur artık
ne kendini kabul ettirmeye çalışır haz gibi,ne de öfkenin yaşattıgı ani sarsıntıları vardır
zamanı taşır sırtında,değeri bilinmese ve adı karıştırılsa da hep,farklılığı sever...
ortada elle tutulur tek bir sebep yokken
gözlerin buğulanması ama yaşların akmaması
kalbin sızım sızım sızlamaya başlaması
birbirinden alakasız siyah beyaz karelerin hafızada belirmesi
çok ama çok yalnız hissetmek
miniciklik ve çaresizlik hissi
kendine acıma hali
ve tüm bunların geçeceğini bilmek
bir şekilde...