kitapları arasında yalpalayarak, hayret içinde ve mütebessim, olup biten herşeye, gözümün önünden akan her cilde aynı heyecan ve merakla şükür yarabbi şükür. bugün cemil meriç'in kitapları arasında bir ikindi geçirdim. bizim kumaşımız ne güzel ne güzelsin yarabbi. deri ciltlerin, altı çizili satırların, taşbaskıların, bizi soluksuz bırakan cümlelerin tam ortasındayım. dünyanın tüm ikindileri birleşsin, böyle dua dolu, böyle güzel, böyle kitap olsun isterdim
herkesin kendi birikimine göre bir şeyler bulabileceği mutebahhir yazar.
her cümlesinde kaç kitaba gönderme vardır, kurduğu cümleler nerelerden süzülüp gelmiştir, bilginiz arttıkça daha iyi anlıyorsunuz, tabi yine görebildiğiniz, bilebildiğiniz kadarıyla..
içerisinde yaşayan insanların, bir konu hakkında fikir beyan ederken, evvelemirde inmelerinin salık verildiği, ondan sonra konuşmalarının ve olayların içine girmelerinin daha yakışık alacağının ifade edildiği mekan
bir meselenin, bir sözün iç yüzü, içi, iç anlamı. tasavvufun özel terminolojilerinde, gizli hakikat, görünenin derinindeki anlam, ayet ve hadislerin öz olduğu maksadı gibi anlamlara gelir.
aynı zamanda esmayı hüsnadandır görülmesi mümkün olmayan insanın vehim ve düşüncelerinin ötesindegibi anlamları vardır Allahü alem
en ağır cenazedir herhalde. oynamaz yerinden bir türlü. birini içinde öldürmek, telefon rehberinden adını silmeye/üzerini karalamaya benzemez. zaman gerektirir, iç acıması/kanaması gerektirir çokça.
kitapları arasında yalpalayarak, hayret içinde ve mütebessim, olup biten herşeye, gözümün önünden akan her cilde aynı heyecan ve merakla şükür yarabbi şükür. bugün cemil meriç'in kitapları arasında bir ikindi geçirdim. bizim kumaşımız ne güzel ne güzelsin yarabbi. deri ciltlerin, altı çizili satırların, taşbaskıların, bizi soluksuz bırakan cümlelerin tam ortasındayım. dünyanın tüm ikindileri birleşsin, böyle dua dolu, böyle güzel, böyle kitap olsun isterdim
herkesin kendi birikimine göre bir şeyler bulabileceği mutebahhir yazar.
her cümlesinde kaç kitaba gönderme vardır, kurduğu cümleler nerelerden süzülüp gelmiştir, bilginiz arttıkça daha iyi anlıyorsunuz, tabi yine görebildiğiniz, bilebildiğiniz kadarıyla..
içerisinde yaşayan insanların, bir konu hakkında fikir beyan ederken, evvelemirde inmelerinin salık verildiği, ondan sonra konuşmalarının ve olayların içine girmelerinin daha yakışık alacağının ifade edildiği mekan
gece yarısı elbiselerim,
ayakkabılarım üstüne
düşen ay ışığı,
insan böyle mi olur
sevdaya tutuldu mu?
bütün eski kitapları okudum,
yaşlanmış güzellere sordum,
mutluluk bu mu?
bir meselenin, bir sözün iç yüzü, içi, iç anlamı. tasavvufun özel terminolojilerinde, gizli hakikat, görünenin derinindeki anlam, ayet ve hadislerin öz olduğu maksadı gibi anlamlara gelir.
aynı zamanda esmayı hüsnadandır
görülmesi mümkün olmayan insanın vehim ve düşüncelerinin ötesindegibi anlamları vardır Allahü alem
dış alem zahiri boyut
dokunsan donacağım, içimde intihar korkusu var
bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım
içimde soluyorsun, iki can var içimde
korkular salıyorsun üstüme korkular heran başka biçimde
depremler oluyor beynimde dışarıda siren sesi var
her yanımda susmuş insanlar susmuş
içimde ölen biri var
....................................................................................
en ağır cenazedir herhalde. oynamaz yerinden bir türlü.
birini içinde öldürmek, telefon rehberinden adını silmeye/üzerini karalamaya benzemez.
zaman gerektirir, iç acıması/kanaması gerektirir çokça.
ruhsal açıdan zorlanan kişiye sorulmaması gereken tek soru.
insanların,kimi zaman doğru olmadığını bilseler bile inanmayı tercih ettikleri iyi etki.
gittiğimde ne kadar kötü olursam olayım; dönerken halime şükretmemi sağlayan, belli periyodlarla ikinci adresim olan kutsal mekan...