herkesin uyuduğu saatte, uyuyamadım bile, uyku tutmadı. yüzüme sürdüğün elin, sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem, durmaz! çok gözyaşı aktı üstüne... o ellerin üşüdü mü bensiz desem, üşümez! kim bilir kimi ısıtır yine? ne acı bu hayat... bana kalsaydı sıcaklığın? başka biri ısıtsa desem, belki, unuturum seni. herhangi biri, herhangi bir yer olsa, belki, uyuturum beni. olmuyor, olmadı... kaçtığım kadar yakalandım, bu gece yine uyku tutmadı...
erken erken edindigi dogrularini erken erken kesinleyen, yuzleri, sesleri ve kalpleri kaskati keskinlesen insanlarin 'oyleyim' 'boyledir' turevi cumle yapilarina karsi en guclu savunma silahim, sozcugun otesinde bir yaklasim.
baskı altında tutulan beyinlerin üretkenliklerine devam edebilmek için kurguladıkları, tasarladıkları, düşledikleri mekan. sıradan insanlar için herşeyin kendi istekleri doğrultusunda daha güzel olduğu bir yer iken, kendinde dünyayı değiştirebilme gücü bulan cesur insanlar için ideal bir geleceğin öngörüsüdür.
anlatılmak istenen beğeninin derecesini yeterli derecede veremediği düşüncesiyle olsa gerek, kullanımı giderek azalan bir kelime. süper, mükemmel, çılgın, manyak gibi kelimeler daha revaçta
nereden başlayıp nasıl anlatacağınıza karar veremediğiniz şeyler olmuştur, konuşacak enerjiniz de kalmamıştır belki; ama deryadır işte çaba göstermenize değecek olan..
reklam metninin tamamının türkçesi; imkansiz, bu dunyayi değistirebilecek gucu iclerinde kesfetmek yerine, kendilerine sunulan dunyada yasamayi daha kolay bulan, kucuk insanlarin ortaya attiği buyuk bir kelimedir. imkansiz bir gerceklik değil, bir gorustur. imkansiz bir iddia değil, meydan okumaktir. imkansiz potansiyeldir. gecicidir. imkansiz yoktur.
kar üzerinde bulunan krizantem ancak ölüler için olabilir...
çiçeklerin en kırılgan güzelliğe sahip olanı.
'dışım içimden gelir
yani gölgem kendimden'
akşam akşam dinlenir bu şarkı... karanlık çöktüğünde... çok şey çağrıştırır, doldurur gözleri, dağıtır bünyeyi...
'hüznü kovmaz çağırır kuş'tur bu.
herkesin uyuduğu saatte, uyuyamadım bile,
uyku tutmadı.
yüzüme sürdüğün elin,
sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem,
durmaz!
çok gözyaşı aktı üstüne...
o ellerin üşüdü mü bensiz desem,
üşümez!
kim bilir kimi ısıtır yine?
ne acı bu hayat...
bana kalsaydı sıcaklığın?
başka biri ısıtsa desem,
belki, unuturum seni.
herhangi biri, herhangi bir yer olsa,
belki, uyuturum beni.
olmuyor, olmadı...
kaçtığım kadar yakalandım,
bu gece yine uyku tutmadı...
erken erken edindigi dogrularini erken erken kesinleyen, yuzleri, sesleri ve kalpleri kaskati keskinlesen insanlarin 'oyleyim' 'boyledir' turevi cumle yapilarina karsi en guclu savunma silahim, sozcugun otesinde bir yaklasim.
baskı altında tutulan beyinlerin üretkenliklerine devam edebilmek için kurguladıkları, tasarladıkları, düşledikleri mekan. sıradan insanlar için herşeyin kendi istekleri doğrultusunda daha güzel olduğu bir yer iken, kendinde dünyayı değiştirebilme gücü bulan cesur insanlar için ideal bir geleceğin öngörüsüdür.
goze rahatsizlik vermeyen bir goruntu
bakinca bir miktar haz alinan her bir sey ahenkli estetik
onun haricinde dokunulunca tadilinca koklaninca duyulunca ve zihinsel olarak hazmedilince haz alinan hosa giden her sey
anlatılmak istenen beğeninin derecesini yeterli derecede veremediği düşüncesiyle olsa gerek, kullanımı giderek azalan bir kelime. süper, mükemmel, çılgın, manyak gibi kelimeler daha revaçta
nereden başlayıp nasıl anlatacağınıza karar veremediğiniz şeyler olmuştur, konuşacak enerjiniz de kalmamıştır belki; ama deryadır işte çaba göstermenize değecek olan..
esiri olunan şey, içinde gülen bebeğin oturduğu yer, hüznün en az yakıştığı mekan.
reklam metninin tamamının türkçesi;
imkansiz, bu dunyayi değistirebilecek gucu iclerinde kesfetmek yerine, kendilerine sunulan dunyada yasamayi daha kolay bulan, kucuk insanlarin ortaya attiği buyuk bir kelimedir. imkansiz bir gerceklik değil, bir gorustur. imkansiz bir iddia değil, meydan okumaktir. imkansiz potansiyeldir. gecicidir. imkansiz yoktur.