Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Bora Aslan
Bora Aslan

GÖRMEK İNANMAKTIR,AMA ASIL GERÇEK...HİSSETMEKTİR.

  • dayanmak31.08.2007 - 13:47

    bir acıyı taşıyabilme gücü. acıyı yüklenme, acıya dayanma; kayıp sonrası yasa yaslanma.*
    hayatı yasaları belirlenmiş, çözülmüş bir örüntü olarak görmemek; sonranın sonsuz imkanına tortulaşmış bir üslup yerine yumuşak bir bakış, ılık bir gülümseme ile hamledebilmek için gerekli hamle.

  • büyümek31.08.2007 - 13:34

    hayat böyle tasvir edilmiyordu sanki önceden. sanki hep güzel birşeyler olma ihtimali vardı. ben bilmiyordum onca yaşanmışlığın iki dakika içinde anlatılabileceğini sanan ve uman insanlara hesap vermek durumunda kalacağımı, aptal kişilik envantelerinde evet hayır emin değilimlerle değerlendirileceğimi, insan ilişkilerimin cvye doldurduğum abuk subuk aktivitelerle ölçüleceğini.

    küçük olduğumuz zamanlardan bahsediyorum. hani küçüktük biz, güzeldik. konuşuyorduk, birbirmizin gözünün içine 'öyle gerektiği' için ya da 'kendine güvenli gözükmek' için değil 'öyle istediğimiz' 'nefes alma biçimimiz' öyle olduğu için bakıyorduk......

    bu büyümek de nerden çıktı...

  • büyümek31.08.2007 - 13:32

    içindeki çocuğu koruyacak kadar güçlü olmaya uğraşırken farketmeden içindeki çocuğu kendi ellerinle öldürmendir

  • bulmak31.08.2007 - 13:30

    her şeyde olduğu gibi yüklenilen anlamla farklılaşan kavram. bulmak bazen hayat olur. zay' edilmiş şeye yeniden rastlanıldığında geri kazanılanlar muhtemlen zay' edilenlerden ziyadesiyle fazladır. bazen de dönüm noktası olur hayata. ortada bir zayiat yoktur. bulunuvemiştir bir tesadüf anında ve olaylar gelişmiştir bunu mütakip.

  • anlam31.08.2007 - 13:28

    insanın peşinde olmayı sevdiği şeydir.bulduğunda ne yapacağına dair kimsenin bir fikri olmasa da ona ne kadar yaklaşırsa o kadar doyar bilinç. bu yol zordur, kanlıdır, sonunda bulamamak da vardır ama peşinde olmaktadır mesele. bu yolcuktan vazgeçenler içlerinde daha büyük boşluklar taşırlar; spontone, açıklanamayan hareketlerin öznesidir onlar.anlamlandıramazsınız onları çünkü hareketin çıkış noktasında da anlam yoktur. işte anlam peşindeki ile anlam aramayanın buluşması, anlam peşindeki için facialara gebedir. diğeri için sorun yoktur zira anlama gerek de yoktur

  • anlam31.08.2007 - 13:27

    kişiselliğin tepe noktalarına yaklaşan, var olup olmadığını düşünmenin bile bir şekilde anlam/anlatım aramak olduğu karışıklık, paradoksların başlangıcı. bir şeye yeterince yaklaşmanın, artık onun anlamında karar kılmak olabileceği varsayılırsa; belki de sonu. gecenin bir anının bize bıraktığı, sonunda kasamızda kalanlar, hepsi birer anlam -belki- ve onları saklamakla tükenmek anlamsızlık. öznelliktir. öyle ki bu yazılanlar dumana döner başka gözler üzerinden geçerken.
    üzüntülerin hammaddesi ve de. biri vardır. etrafında birileri daha.. o çemberin dışında bir kişi daha, olaya eklenmeyen. anlam katar olan bitene kendi fantastik dünyasında. dahil olmadığı halde o kişinin yaşamını izleyen biri daha vardır belki.. böyle gider bu. anlamın üzüntüye dönüştüğü nokta işte burasıdır. insana yüklenmeye çalışılan türden olanı..
    anlam. yoktur.. vardır.. yoktur.. vardır.. yok... vardır. yokt.. nereye kada

  • geride kalan31.08.2007 - 13:24

    hayatın zorla karşımıza çıkarıp çoğu zaman bir silah olarak alnımıza dayayarak kullandığı didaktik bir çöplüktür. ha, her çöplükte muhakkak işe yarayan bir şeyler bulunur, o ayrı.

  • dibe vurmak31.08.2007 - 11:37

    nasıl gündüzle gece birbirini takip ediyorsa, herşeyin bir başı ve sonu varsa, insanların durumlarının da bir başı ve sonu vardır. bunu sinusoidal eğriler şeklinde düşünebiliriz. bu nedenle her zaman dip noktaları olacaktır. dibe vurmayı engellemek bizim elimizdedir ama eğer dibe vurduysak, bundan da sağlıklı bir şekilde çıkabiliriz. şöyle ki, herşey öylesine karışmıştır ki toparlamak imkansızdır, dibe vurunca herşey silinir, zaten olabileceğin en kötüsü olmuştur, korkular silinir ve hayata cesaretle yeniden başlanabilir.birşey yere vurduktan sonra, tekrar yukarı çıkma hızı kazanır. dipten çıkmak için bu hızdan istifade etmek ve sadece biraz enerji harcamak gerekir. eğer bu enerjiyi harcamaz isek, o halde dipte kalma süresi çoğalır ve gün geçtikçe tükenen enerjimizle, bu durumdan çıkmak daha da zor hale gelir

  • dibe vurmak31.08.2007 - 11:30

    her seferinde derecesi git gide artan bir olgudur.zaten yükselmeye başladığınızda -evet dipteydim ben diyebilirsiniz.dipteyken bunun bilincine varamazsınız.çoğu insan birkaç kez yaşamışsa bile çok azı gerçekten dibe vurur.ne demiş sevgili sylvia plath:
    dibi biliyorum diyor.
    en kalın kökümle onu yokluyorum.
    dipten korkulur,
    ama ben korkmuyorum.
    çünkü daha önce dibe vurdum.

  • aramak31.08.2007 - 11:28

    herhangi bir insanın yüreğinde acı vermeyen ve ne olduğunu bilmediği bir hüzün varsa eğer, aramaya koyulur.. sevgi arar, mutluluk arar, huzur arar, aşk arar, dost arar, cevap arar ve mutlak gerçeği arar. hüznün şiddeti arayışın yoğunluğunu ve aynı zamanda feda edebileceklerini belirler...