Dinlenildiginde gozleri nemlendiren, bogazlari dugumleyen, gonullleri sikistiran bir Sezen Aksu klasigidir. Her seferinde alir goturur bir yerlere icimdeki 'Ben'i...
Sozleri soyledir:
Bebeğim, hoşgeldin dünyaya, safalar getirdin. Halan kurban olsun sana Bebeğim, 4,5 yıl önce ağabeyin geldiğinde yine hüzün basmıştı böyle bana...
Sevincin alına moruna uzanıp yüzümü sürdüm, Körpe bir pembenin ak memeden hayatı emen iştahına, Sonra üzüldüm düşününce dikensiz bir hayat olmaz ki...
Bebeğim, oğlum doğduğunda ben de çocuktum henüz. Biz beraber büyüdük aslında, ne kadar neşeli bir kızdım. Yıkılmamıştı dünya daha başıma ki, çok da yalnızdım...
Zordan geçtik, kordan geçtik, ana-oğul ve diğer bütün çocuklarım, Doğurduklarım doğurmadıklarım. Yaşadık hevesle değer vererek, ümitsiz de yaşanmaz ki...
Bebeğim, işte hepsi bu kadar, deniz yıldızı’nın hikayesidir hayat! Ne kadar kurtarırsan kâr, kurtarırsan kâr, kurtarırsan kâr Bebeğim, işte hepsi bu kadar, deniz yıldızının hikayesidir hayat! Kaç hayat kurtarırsan kâr...
Sozluk anlami olarak baglanti, ag, ilgi, alka demek olan rabita, rahmetli Ugur Mumcu'nun kaleme aldigi bir kitabin ismidir ayni zamanda...
Bu kitabinda Mumcu, 1980'li yillarda ulkemizi ve diger Musluman ulkeleri etkisi altina almaya calisan Suudi Arabistan kaynakli bir dinci tarikatin (Rabitat al Alam al Islami) bu amac ugrunda gerceklestirdigi eylemleri anlatmis, belge belge, isim isim anlatmistir...
Ve (uzulerek yaziyorum) , Mumcu'nun sonunu hazirlayan kitaptir ayni zamanda...
Ormancilik sektorunde bol bol kullanilan cok guclu bir hayvan turudur. Kamyon ya da traktorlerin giremedigi engebeli bolgelere girerek, orman iscilerinin kestigi agac govdelerini, onlar icin ayrilan yere cekmede orman koylulerinin (Ozellikle de Bati Karadeniz bolgesinde) gercek dostlaridirlar...
Bir anlami da, bir devletin baska bir devletin boyundurugu altina girip, dis islerinde yetkisiz, ic islerinde bagimsiz olma durumudur. Hatirlarsaniz eger, Kurtulus Savasi oncesinde, bu konu, yani yok Alman mandasini mi kabul edelim, yok Amerikan mandasini mi tartismalari bol bol yapilmis ama, Mustafa Kemal ve O'na inananlar tarafindan kiymete alinmamis, kadin - erkek, genc - yasli savasilmis ve ulke kurtarilmisti...
Bu vesile ile, bir kez daha tesekkur ediyorum ulu onder ve etrafindaki bir avuc yurekli insana...
Bir cumle icinde kullanmak gerekirse; 'Lutfen bana mani olmayin'
Bir de halk edebiyatinda gecen maniler vardir. Genellikle 5 - 7 - 9 heceli hece olcusuyle soylenen, yazilan dortluklerdir. Hadi ona da bir ornek vereyim...
Denizlerin kumuyum, Baliklarin puluyum. Gel sevdigim yatalim, Ben de Allah kuluyum...
Son donemlerde, pek cok kavramda da oldugu gibi, ici bosaltilarak ayaga dusurulmus sozdur efendim... Eskiden bir agirligi vardi bu sozcugun. Her yerde ya da herkese diyemezdin. Mahvolurdun alimallah... Simdi oyle mi ya. Ogul, babasina diyor...
Aslinda din yolunda canlarindan olanlara denir sehit diye ama, gunumuzde savaslar sadece din ugruna olmadigindan, baska amaclar (Ulke, devlet, dava, ideoloji, asiret, tore..vs..) ugruna olan savaslarda da can verenlere sehit deniyor artik...
Dinlenildiginde gozleri nemlendiren, bogazlari dugumleyen, gonullleri sikistiran bir Sezen Aksu klasigidir. Her seferinde alir goturur bir yerlere icimdeki 'Ben'i...
Sozleri soyledir:
Bebeğim, hoşgeldin dünyaya, safalar getirdin.
Halan kurban olsun sana Bebeğim,
4,5 yıl önce ağabeyin geldiğinde yine hüzün basmıştı böyle bana...
Sevincin alına moruna uzanıp yüzümü sürdüm,
Körpe bir pembenin ak memeden hayatı emen iştahına,
Sonra üzüldüm düşününce dikensiz bir hayat olmaz ki...
Bebeğim, oğlum doğduğunda ben de çocuktum henüz.
Biz beraber büyüdük aslında, ne kadar neşeli bir kızdım.
Yıkılmamıştı dünya daha başıma ki, çok da yalnızdım...
Zordan geçtik, kordan geçtik, ana-oğul ve diğer bütün çocuklarım,
Doğurduklarım doğurmadıklarım.
Yaşadık hevesle değer vererek, ümitsiz de yaşanmaz ki...
Bebeğim, işte hepsi bu kadar, deniz yıldızı’nın hikayesidir hayat!
Ne kadar kurtarırsan kâr, kurtarırsan kâr, kurtarırsan kâr
Bebeğim, işte hepsi bu kadar, deniz yıldızının hikayesidir hayat!
Kaç hayat kurtarırsan kâr...
Sozluk anlami olarak baglanti, ag, ilgi, alka demek olan rabita, rahmetli Ugur Mumcu'nun kaleme aldigi bir kitabin ismidir ayni zamanda...
Bu kitabinda Mumcu, 1980'li yillarda ulkemizi ve diger Musluman ulkeleri etkisi altina almaya calisan Suudi Arabistan kaynakli bir dinci tarikatin (Rabitat al Alam al Islami) bu amac ugrunda gerceklestirdigi eylemleri anlatmis, belge belge, isim isim anlatmistir...
Ve (uzulerek yaziyorum) , Mumcu'nun sonunu hazirlayan kitaptir ayni zamanda...
Ormancilik sektorunde bol bol kullanilan cok guclu bir hayvan turudur. Kamyon ya da traktorlerin giremedigi engebeli bolgelere girerek, orman iscilerinin kestigi agac govdelerini, onlar icin ayrilan yere cekmede orman koylulerinin (Ozellikle de Bati Karadeniz bolgesinde) gercek dostlaridirlar...
Bir anlami da, bir devletin baska bir devletin boyundurugu altina girip, dis islerinde yetkisiz, ic islerinde bagimsiz olma durumudur. Hatirlarsaniz eger, Kurtulus Savasi oncesinde, bu konu, yani yok Alman mandasini mi kabul edelim, yok Amerikan mandasini mi tartismalari bol bol yapilmis ama, Mustafa Kemal ve O'na inananlar tarafindan kiymete alinmamis, kadin - erkek, genc - yasli savasilmis ve ulke kurtarilmisti...
Bu vesile ile, bir kez daha tesekkur ediyorum ulu onder ve etrafindaki bir avuc yurekli insana...
'En el-Hakk' (Ben Hakk'im) dedigi icin, oldurulen bir tasavvuf adami...
Engel demektir efendim...
Bir cumle icinde kullanmak gerekirse; 'Lutfen bana mani olmayin'
Bir de halk edebiyatinda gecen maniler vardir. Genellikle 5 - 7 - 9 heceli hece olcusuyle soylenen, yazilan dortluklerdir. Hadi ona da bir ornek vereyim...
Denizlerin kumuyum,
Baliklarin puluyum.
Gel sevdigim yatalim,
Ben de Allah kuluyum...
Dogru yazilisi sibyan olan bu sozcuk, henuz resit olmamis insanogluna verilen addir. Dilimize Arabca'dan gecmistir. Sabi sozcugunun coguludur.
Bu arada kisa bir gereksiz bilgi daha vereyim, eskiden ilkokullara, Sibyan Mektebi' deniyordi.
Bana, babasi neden prezervatif kullanmamis acaba sorusunu sorduran kisilik...
Son donemlerde, pek cok kavramda da oldugu gibi, ici bosaltilarak ayaga dusurulmus sozdur efendim... Eskiden bir agirligi vardi bu sozcugun. Her yerde ya da herkese diyemezdin. Mahvolurdun alimallah... Simdi oyle mi ya. Ogul, babasina diyor...
Hem kitabi, hem de filmi harikadir...
Okumayan okusun, izlemeyen izlesin...
Aslinda din yolunda canlarindan olanlara denir sehit diye ama, gunumuzde savaslar sadece din ugruna olmadigindan, baska amaclar (Ulke, devlet, dava, ideoloji, asiret, tore..vs..) ugruna olan savaslarda da can verenlere sehit deniyor artik...