Arabca kokenlidir. Yardim ya da bagis anlaminda kullanilir. Derneklere, spor kuluplerine, bazi sivil toplum orgutlerine falan verilir genelde. Bu eylemin yapilmasina ise teberru etmek adi verilir...
19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Hem klasizme, hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmektir...
'savaş çıkmıştı orduya aldılar onu tüfek verdiler mermi verdiler süngü verdiler bomba verdiler gaz maskesi verdiler tanımadığı adını bilmediği bütün gereçleri verdiler dağ başında gözcüydü o aşağıda ırmak sanki bir gelin- sanki bir kuş - yeryüzünde akan bir kuş orman koyu yeşil - yeşil - açık yeşil sanki bilgeler arası çağsal toplantı ki mavi söylencelere benzemektedir yarısı görünen göl işte başaklar sallana sallana sürezi yenilemekte evrensel bir devinim hepsi bir severlik içinde sessiz ötelere ulaşmaktadırlar kendi varlıklarından baktı yeni er üstüne başına mırıldandı: peki niye bunca güzelliklere karşı böylesine çirkin giyinmek..'
Affan dedeye para saydım, sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne de adım; bilmiyorum kim olduğumu. Hiç bir şey sorulmasın benden; haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; havuzda su şırıl şırıldır. Uçurtmam bulutlardan yüce, zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; hiç bitmese horoz şekerim.
Arabca kokenli bir sozcuktur. Anlatma, bildirme anlamlarini icerir. Genellikle de, mahkeme kararlarinda kullanilir. Kisinin hakkinda verilen hukmun, yuzune karsi okunmasi (Sifahi) demektir...
Arabca kokenlidir. Yardim ya da bagis anlaminda kullanilir. Derneklere, spor kuluplerine, bazi sivil toplum orgutlerine falan verilir genelde. Bu eylemin yapilmasina ise teberru etmek adi verilir...
Insanlarin kendilerine teblig edilen bir evraki, ornegin bir tayin yazisi, bir mahkeme karari gibi, aldiklarina dair verdikleri imzaya denir...
Bir hayvan...
Sozluk anlami, gercekciliktir...
19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Hem klasizme, hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmektir...
Cok Guzel Hareketler adli oyunda canlandirdigi tipleri cok guzel oynayan ve Yilmaz Erdogan'in kuzeni olan kisi...
Hangi mahallede imam yok,
Ben orada öleceğim.
Kimse görmesin ne kadar güzel,
Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.
Olüler namına, azade ve temiz,
Meçhul denizlerde balık;
Müslüman değil miyim, haşa,
Fakat istemiyorum, kalabalık.
Beyaz kefenler giydirmesinler,
Sızlamasın karanlığım havada.
Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,
Ki bütün azalarım hülyada.
Hiçbir dua yerine getiremez,
Benim kainatlardan uzaklığımı.
Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,
Cılgınca seviyorum sıcaklığımı...
........ Sozun bittigi yer boyle bir yer olsa gerek...
Bu gece beni terk ettin çocuğum
Ki hala ellerimde bir şafak.
Herkes ölürken son anda
Bir gece hatırlayacak.
Birikti serçeler saçaklara
Davetler gibi uzaklardan.
Ulkeler midir ki varılmaz
Uykular içre kalan.
Vaktin saadetiyle durmuş
Kağıt gemilerim ve rüzgar.
Seyretsin sonsuz hudutları,
Harap kalelerinde krallar.
Cocuğum tarlalar sarardı,
Nur gibi olgun başak.
Herkes ölürken son anda
Bir çocuk hatırlayacak.
Cocuk degilim ama, seni hep hatirlayacagim...
Rahat uyu guzel insan...
'savaş çıkmıştı
orduya aldılar onu
tüfek verdiler
mermi verdiler
süngü verdiler
bomba verdiler
gaz maskesi verdiler
tanımadığı adını bilmediği
bütün gereçleri verdiler
dağ başında gözcüydü o
aşağıda ırmak sanki bir gelin-
sanki bir kuş - yeryüzünde akan bir kuş
orman koyu yeşil - yeşil - açık yeşil
sanki bilgeler arası çağsal toplantı
ki mavi söylencelere benzemektedir
yarısı görünen göl
işte başaklar sallana sallana
sürezi yenilemekte evrensel bir devinim
hepsi bir severlik içinde sessiz
ötelere ulaşmaktadırlar kendi varlıklarından
baktı yeni er üstüne başına mırıldandı:
peki niye
bunca güzelliklere karşı
böylesine çirkin giyinmek..'
COCUKLUK...
Affan dedeye para saydım, sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım; bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden; haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe; havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce, zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim; hiç bitmese horoz şekerim.
:)