'Artık büyüdünüz ve oldukça ‘tuhaf’sınız. Aramayı unutmak ve gitgide ‘tuhaf’laşmak bir yetişkinlik hastalığıdır belki.' Küçük Prens'in de dediği gibi tuhafız işte... Yarın bodrumda sahnelenecek bense sadece sahnelendiğini bileceğim... Hiç adil değil!
'...içimde bir sığıntı gibi telaş içimde felaket gibi bir merak hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm daha da düşersem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem; ay kıvrılırsa diye kan kıvranırsa diye can sıçrarsa diye ölürken bir yerlere, daha da ölürsem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem..' iyi geceler öyle bir şey mümkünse eğer
Burada hava her geçen gün biraz daha soğuyor. Zaman diyorum, biraz daha zaman. Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler...
'Artık büyüdünüz ve oldukça ‘tuhaf’sınız. Aramayı unutmak ve gitgide ‘tuhaf’laşmak bir yetişkinlik hastalığıdır belki.' Küçük Prens'in de dediği gibi tuhafız işte... Yarın bodrumda sahnelenecek bense sadece sahnelendiğini bileceğim... Hiç adil değil!
tuhaf... kendi kendime ne güzel yazıyordum!
Kırılganım şu aralar, çıt diyor kırılıyorum...
Aşk değildi o; yalnızca bir isim benzerliği
'...içimde bir sığıntı gibi telaş
içimde felaket gibi bir merak
hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm
şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm
daha da düşersem diye korktum
seni birkaç saniye düşünürsem;
ay kıvrılırsa diye
kan kıvranırsa diye
can sıçrarsa diye ölürken bir yerlere,
daha da ölürsem diye korktum
seni birkaç saniye düşünürsem..' iyi geceler öyle bir şey mümkünse eğer
açlıktan ölen umutlarım var...
Siyah beyaz televizyonlardan öğrendim gökkuşağının ne olduğunu
'Bu yüzden biraz solgunum'
Gördüğün gibi işte, her şey emir-komuta döngüsü...
Burada hava her geçen gün biraz daha soğuyor. Zaman diyorum, biraz daha zaman. Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler...
...anason kokarken sofralar... her geçen yıl birer birer masadan eksiliyor dostlar...