bir yastıkla savaşamayacak kadar maluptu kemootrof zaaflarıma ve bir parça rüya tozu bile uzaktı benliğimden uzak baygınlıklarıma ama bir de ama' bağlaçı var dilini sevdiğimin lügatında
bir sus kadar yazar da yazar harfler sana tuzak kendine yasak. çektiğin ızdırap saddece değildir ki cinayete alt küme arayan bileklerinin verdiği ızdırap... hikayenin bu kısmı sadece birkaç nesnelik birkaç duraklık aksak
velhasıl sevgi ilkiminde kelebektir şahısların umursuzdur duyumsadıkların hatta yolsuzdur duymaya ait sokakların çıkmazını, mana bulmaz harita(sızlık) larda arar
bir yastıkla savaşamayacak kadar maluptu
kemootrof zaaflarıma
ve
bir parça rüya tozu bile uzaktı
benliğimden uzak baygınlıklarıma
ama
bir de ama' bağlaçı var
dilini sevdiğimin lügatında
sadece alışılmadık bir ışık
parlar
ve inandırır
gerçek
düşlere
hem gece dediğin ne ki,
sadece
birkaç kırık dökük
dilenciliğe alışkın hece
sabah
bir dinlenişe veda
eder
bir dinleniş
sabaha selam
söyler
tüm dinlenişlerden uzaklar bu selama
birkaç eski şarkı
birkaç yeni yokoluşla eşlik eder
şizofren cümlelerine benzer
bir noktadan değilse bile
bir
virgülden sonra
kendini kelimeleştirişlerin
ses gelir bazen
o kardar benzer ki
ikinci benzetişlere
sus gelir bazen
sen
şimdi
bucağını göremediğin
uykuların apsislerinde yol almaktasın
düşle!
belki
bir gün
ordinatları
aşar
z
kulvarlarında
yol alırsın...
bir sus kadar
yazar da
yazar
harfler
sana tuzak
kendine yasak.
çektiğin ızdırap
saddece değildir ki
cinayete
alt küme arayan
bileklerinin verdiği
ızdırap...
hikayenin bu kısmı
sadece
birkaç
nesnelik
birkaç
duraklık
aksak
gözler değildir
yollarını
saptıran;
eklenmiş
hikayelerin
redifli
bıkkınlıklarında
velhasıl sevgi ilkiminde kelebektir şahısların
umursuzdur duyumsadıkların
hatta yolsuzdur duymaya ait sokakların
çıkmazını,
mana bulmaz harita(sızlık) larda
arar
köpek sever gibi sever
kimi dostların seni
ve
bir köpeğin burnunun hassasiyetinde
arar
eskimiş
zamanlar
senin izlerini