Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Atilla İlhan
Atilla İlhan

"Hakikatini kaybetmiş bir toplumda yalancıya herkes inanır." ( ben tabii ki)

  • serbest kürsü16.02.2019 - 15:02

    Anlaşıldı mı? Ne anlaşıldı acaba çok merak ettim....
    Yani şimdi hastahane örneğinden yola çıkalım. Sosyal devlet ilkesi gereği devletin vatandaşlarına vermesi gereken zorunlu sağlık hizmeti arasına devletin özel korumalı tahsilatcılarını sokup bunun adına da devrim dersen işte Senin anladığın tekâmül bu olur. Oya tekâmül kendisinden önce kaydedilen ilerlemenin üstüne herkesce kabul edilecek hikmetli bir gelişme sağlayıp tamamlama yolunda ilerlemelerdir. Bu ilerlemeyi sağlayan ise hasta ile arasında başkaca biri olmayan hikmet sahibi hekimdir... Tabii biraz sosyalizm bilmek lazım. Biraz....

  • serbest kürsü16.02.2019 - 10:43

    İcma kuran ayetlerinden hüküm çıkarmaktır.. Bu hükümler hukuki olduğu gibi bilimsel de olabilir. Kıyas ise karşılaştırmadır. Yani çıkarılan hukuki veya bilimsel hükmün Kur'an ve sünnete uygun olduğunu.. Modern bilimin alt yapısını oluşturan bu kavramlar zamanla içinde bulundukları toplum tarafından yozlaştırılmışlardır. Bilimsel yöntemde bu kavramların yerini kuram ve metodoloji almıştır.. Kelam' ın yerini filoloji, Kıssa 'lar arkeolojinin ve mitolojinin konusu olmuştur. Ama gelin görün ki günümüz ortalama Müslümanı bu kavramları hiç bilmeden yaşar. Çoğu zaman eski müçtehidleri yanlış anladığından sapkın düşünceler de ortaya çıkar..
    Yani insan değişir.. Buna da eskiden tekamül şimdi ise evrim denir..

  • serbest kürsü15.02.2019 - 19:26

    Seçim vaatlerim geçerlidir.
    Çalışmak isteyen herkese iş,
    Okumak isteyen herkese eğitim,
    çağcıl medeniyetler kadar emekli maaşı,
    Tabii ki özgürlüklerin yaşandığı bir toplum..

  • serbest kürsü15.02.2019 - 17:00

    Yazılarım engelleniyor...

  • serbest kürsü15.02.2019 - 16:14

    Hangi hangisi..

  • serbest kürsü15.02.2019 - 16:11


    Android uygulamamız
    Google Play'de mevcut

    Yükle
    Yeni Çağ Gazetesi


    Bir devrimcinin gözünden Ozan Arif yorumu
    Çağımızın Dede Korkut’u Ozan Arif’in vefatı, taraflı tarafsız herkesi hüzne boğuyor. O isimlerden biri olan Mehmet Kışlalı'nın "Bir devrimcinin gözünden Ozan Arif" yazısında son derece çarpıcı ifadeler var.
    15 Şubat 2019 Cuma 15:16

    Bir devrimcinin gözünden Ozan Arif yorumu

    Bir çağa damgasını vuran Ozan Arif aramızdan ayrıldı. Ancak hayatıyla, duruşuyla, mücadelesiyle konuşulmaya devam ediyor. İsmi her geçen gün daha da büyüyor.

    Ozan Arif’in vefatı Türkiye’deki birçok kesimde derin izler bıraktı. 1980 öncesinin “devrim”cilerinden Mehmet Kışlalı’nın Ozan Arif yorumu ise büyük ses getirdi.

    İşte Mehmet Kışlalı’nın kaleminden Ozan Arif yorumu:



    Bir devrimcinin OZAN ARiF değerlendirmesi Gençlik yıllarımızın ülkücü ozanıydı..

    Soğuk savaş yıllarının iki kutuplu dünyasında amansız bir çatışmanın içinde ve ortasındaydık.. Biz devrimciler Gezegenin tüm nimetlerinin tüm insanlığa eşit paylaştırıldığı bir dünya istiyorduk..

    Emperyalist kapitalizmin yerini sosyalizme bıraktığı bir dünya istiyorduk.. Müttefiğimiz sosyalist bloktu...

    Ülkücüler ulusal boyutta, sağda, sistem içiydiler... Onlar da bir değişme, daha adil dünya istiyorlardı muhtemelen ama, bu reformlar düzeyinde bir düzeltme, değişim isteği, sistem içi duruştu...

    Çoğu taşralı yoksul köylü, çocuklarıydı.. 90'lı yıllarda "sosyalist" blok çöktü.. Kağıtlar yeniden karıldı... Kapitalist emperyalizm şimdilik paçayı kurtarmış, Dünyanın bakir alanlarına ağzı sulanarak bakıyordu... Biz devrimciler, Spartaküs'ten beri, Paris işçi komününün 70 gün, Sovyet işçi iktidarının 70 yıl, dolayısıyla insanlığın böyle düşe-kalka büyüyen bir çocuk gibi yara bere içinde gerçek sosyalizme varacağını bilsek-düşünsek de, çok üzülmüştük...

    Beraber zindanları hatmettiğimiz ülkücüler de yeni dünyaya bakıyorlardı elbet.. Ve kapitalizmin yeni dünyası, artık karşılarında caydırıcı-frenleyici bir sosyalist sistem ve güç de kalmadığı için insanlığa, insan haklarına, bağımsız ülkelere vahşice saldırıyordu...

    Başta Orta Doğu olmak üzere, dünya cehenneme dönmüştü... Ülkücüler de elbet bu manzarayı izliyorlardı... “Kahrolsun komünistler" derken, acaba Dünya bambaşka bir zulmün, işte bu günkü cehennemin ortasına mı atılmıştı... Acaba SOL bütün söylemlerin de haksız mıydı...

    İşte bu ortamda ABD, CIA Türkiye'de eski soğuk savaş Müttefiklerini, Tayyip Erdoğan'ı, Abdullah Gül'ü, Muhsin Yazıcıoğlu'nu, Gazeteci Abdurrahman Dilipak'ı vb. İstanbul'da bir toplantıya çağırdı...

    Konu yeni dünya düzeninde, daha önce yeşil kuşak çerçevesinde ABD'ye, NATO'ya, emperyalist kapitalizme çok ciddi katkılar sunan İslamcı ve Ülkücülerin yeni Dünyada üslenecekleri yeni görevler, rollerdi.. Kan gözyaşı işgal ve ihanet demek olan BOP ve Ortadoğu'nun yeniden fethi, kendi deyişleriyle içinde bizim de olduğumuz 22 ülkenin sınırlarının değişimiydi..

    İşte ne olduysa o gece oldu... Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ABD'nin BOP projesine ve verilen tüm yeni görevlere "EVET" dediler.. Sadece Muhsin Yazıcıoğlu, "HAYIR" dedi...

    T.Erdoğan "Niye hayır diyorsun...? Onları kandırır, yine bildiğimiz okuruz.. Yeterki iktidara gelelim.." deyince, Muhsin Yazıcıoğlu, "Hayır, o çarkın içinde bu asla mümkün değil.. Her türlü güç onlarda.. ancak uşak olunur..." dedi... ........ve işte manzara ortada.. Yazıcıoğlu Emperyalizmce öldürüldü...

    Erdoğan BOP Eşbaşkanı oldu.. Orta doğuda halen, Anti emperyalist, Libya'ya, Suriye'ye, Irak'a karşı işgalci emperyalistlerin yanında savaşıyor... İşte burası ülkücüler için bir yol ayrımıydı..

    MHP Devlet Bahçeli önderliğinde Emperyalizmin amiral gemisi AKP' katıldı.. Yani BOP'a yeni görevlere evet dedi...

    YeniÇağ çevresiyse bir akıl ve vicdan muhasebesiyle "HAYIR" dedi...

    Belkide Nihal Atsız damarıydı.. Sultan Galiyev, Ziya Gökalp, Nurettin Topçu, Cemil Meriç damarı...

    Kuvayi Milliye damarı, yurtseverlik damarı.... İşte bu ayrışmada bir çok namuslu, yurtsever ülkücüyle birlikte tavır aldı

    Ozan Arif... Son yazdığı bir şiirde şaşırtıcı bir ustalıkla ihaneti ve iktidarını anlatıyordu...

    Bir duruşu, bir kaygısı, vicdanı olan idealist insanlardandı..

    Anti emperyalistti.. Devşirilmedi.. Zulme- sömürüye-ülkeyi satanlara karşıydı..

    Türkiye namuslu bir çocuğunu, bir yurtseverini kaybetti...

    Rahmet olsun..."
    "Yeniçağ"

  • serbest kürsü15.02.2019 - 15:11

    Kandırılıyor olmayasınız...

  • serbest kürsü15.02.2019 - 14:12

    Bu ne şimdi şaka gibi ülke neredeyse çökmüş müge anlı kim.... Doğru hocası bu olanın cemaati ne olur..

  • serbest kürsü14.02.2019 - 16:30

    Ne desem bilemedim.. Yani iş mi sevgililer gününde Soçide barış kotarmaya çalışmak. Bence Rusya Ukrayna yı işgal edip Ukrayna lı güzelleri savaş bölgelerine barış elçisi olarak göndersin... Bu günün en anlamlı barış anlaşması bu olur.. Yarını yarın konuşuruz..

  • serbest kürsü13.02.2019 - 18:35

    İnsan üzülüyor tabii neyseki bazı insanlar kandırıldıklarının farkına varabiliyor... Bazıları ise hala minnet duygusu deyin, satılık irade deyin kömür deyin makam deyin ne derseniz deyin hala leş yiyicinin takla alıcısı olarak devam ediyor. Ne demiş şair "ölüm de var..." ister camii ye gömün cenazenizi ister kabeye ya bir köpek işer ya bir insan taşlar Hak yemişseniz... Siz siz olun Hakikati her zaman savunun..