artistik buz pateninde olimpiyat şampiyonu, 4 kere dünya şampiyonu, sayamadığım kadar da avrupa şampiyonluğu ve bir o kadar da çeşitli yarışmalardan altın madalyası olan, buzun üzerinde harikalar yaratan yetenek. 81 doğumlu, insan bunu öğrendiginde; kendine peki ben ne yaptım şu ömrümde diye sormadan edemez. http://www.alexeiyagudin.com/
1984 doğumlu yakışıklı ve yetenekli buz patencisi.hocalarından birisi de yine aynı spor dalıyla uğraşmış fakat sakatlığından dolayı sporu bırakarak beni üzüntülere sokmuş alexei yagudindir (bkz: alexei yagudin) . ne zaman onu görsem aklıma hemen alexei yagudin geliyor.
Biz bir öykünün iki misafir oyuncusuyduk Bir tek gitmek zor gelirdi bize..... Biz hiç vedalaşmamıştık seninle..... Şimdiyse; Herşey yokluğunun ardından nöbette Bugün biraz daha erken çöktü karanlık Ama hala insanlar nefes alıyor Niye yoksun? anlat bana Anlatta kapansın artık şu gözlerim Böyle bir yokoluşun tarifi yok bu hayat denilen bayatlamış pazarda
Es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere Sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana İçimde bulutlar bir türlü yağmıyor Gökyüzü kurşun gibi Öylesine sessiz öylesine suskun bir yaprak oynamıyor Güneş solgun uzakta karanlık üşüyorum yıldızlar nerdesiniz Ya beni al götür ya bulutlar gitsin Es ki bir nefes gibi bu yokluk bitsin Es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere Sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana İçimde bulutlar...
-anne saat kaç?
-neden, randevun mu var? ? ?
-haydaaaaaa...
tabi tabi, hep öyle olur zaten :)
http://www.buzpateni.com/2005_trophee_bombard.htm
artistik buz pateninde olimpiyat şampiyonu, 4 kere dünya şampiyonu, sayamadığım kadar da avrupa şampiyonluğu ve bir o kadar da çeşitli yarışmalardan altın madalyası olan, buzun üzerinde harikalar yaratan yetenek. 81 doğumlu, insan bunu öğrendiginde; kendine peki ben ne yaptım şu ömrümde diye sormadan edemez.
http://www.alexeiyagudin.com/
1984 doğumlu yakışıklı ve yetenekli buz patencisi.hocalarından birisi de yine aynı spor dalıyla uğraşmış fakat sakatlığından dolayı sporu bırakarak beni üzüntülere sokmuş alexei yagudindir (bkz: alexei yagudin) . ne zaman onu görsem aklıma hemen alexei yagudin geliyor.
Biz bir öykünün iki misafir oyuncusuyduk
Bir tek gitmek zor gelirdi bize.....
Biz hiç vedalaşmamıştık seninle.....
Şimdiyse;
Herşey yokluğunun ardından nöbette
Bugün biraz daha erken çöktü karanlık
Ama hala insanlar nefes alıyor
Niye yoksun? anlat bana
Anlatta kapansın artık şu gözlerim
Böyle bir yokoluşun tarifi yok bu hayat denilen bayatlamış pazarda
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo
SANTANAMANİA nerdesin sen? ? ? ? ? yaa gel artık :(
gidesim geliyor
Es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere
Sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana
İçimde bulutlar bir türlü yağmıyor
Gökyüzü kurşun gibi
Öylesine sessiz öylesine suskun bir yaprak oynamıyor
Güneş solgun uzakta karanlık üşüyorum yıldızlar nerdesiniz
Ya beni al götür ya bulutlar gitsin
Es ki bir nefes gibi bu yokluk bitsin
Es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere
Sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana
İçimde bulutlar...