Ferhat Özgür, Serdar Kiper ve Ömer Faruk Narlı olmak üzere üç kişiden oluşan bir grup... Kulakların küfürle ve kadere isyanla doldurulduğu, yalan sevgilerin hüküm sürdüğü zamanda sesini duyuran, gönülleri nurlandıran ve gerçek sevgiliye 'ezeli nur'a olan özlemlerini dile getiren abilerim...
son albümleri 'gölgeler'de yazdıkları gibi: ' Durup, sakince bakışmak daha güzel... Duadan sonra elleri yüze sürmek kadar yakın... Ve şekerini bir tomar paraya değişmeyen çocuk vefasında... '
Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara? Kaç yalan yıkacak güvenleri? Kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla gözyaşı dökeceksin uğruna? Kaç yarın bekleyeceksin? Sonralara kaç damla gözyaşı? ....
Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile doğdu, hile koydu adını günahın. Sille vurdu, illeler inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine, hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı durumu battı. Dünya malı uçan halı, kırılır dalı her ağacın, yıkılır her bina afette, gofret, bedelindir o dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin...
gölgelerde kaldım sensiz
yer siyah, gök siyah
ondört zaman evvelinde kaldı renkler...
Ferhat Özgür, Serdar Kiper ve Ömer Faruk Narlı olmak üzere üç kişiden oluşan bir grup...
Kulakların küfürle ve kadere isyanla doldurulduğu, yalan sevgilerin hüküm sürdüğü zamanda sesini duyuran, gönülleri nurlandıran ve gerçek sevgiliye 'ezeli nur'a olan özlemlerini dile getiren abilerim...
son albümleri 'gölgeler'de yazdıkları gibi:
'
Durup, sakince bakışmak daha güzel...
Duadan sonra elleri yüze sürmek kadar yakın...
Ve şekerini bir tomar paraya değişmeyen çocuk vefasında...
'
Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? Kaç yalan yıkacak güvenleri? Kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? Kaç yarın bekleyeceksin?
Sonralara kaç damla gözyaşı? ....
kajmer sagopa dan...
Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda
tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile
doğdu, hile koydu adını günahın. Sille vurdu, illeler
inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi
tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine,
hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı
durumu battı. Dünya malı uçan halı, kırılır dalı her
ağacın, yıkılır her bina afette, gofret, bedelindir o
dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü
her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı
topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin...
Yazdıkları yazacaklarının güvencesi SAGO K..! ! ..