Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Osman Aslan
Osman Aslan

Kim demiş ki büyük insan kudretli olandır; İnsanın büyüğü, yüreğinde sevgi ve insanlık taşıyandır.

  • alkış15.06.2020 - 19:59

    “Her insan, zihninin derinliklerinde sürekli alkış ve ilgi bekleyen bir aktörle yaşadığını bilir.”

    -Meddah ve Cellat / Selahattin Nehir

  • alıntı kitap cümleleri15.06.2020 - 19:58

    “Eski günahların gölgesi uzun olur.”

    -Ölüm Adası / Agatha Christie

  • serbest kürsü14.06.2020 - 10:52

    Umarım Corona'da 2. dalgayı yaşamayız, zira kısıtlamaların yüzde 90' kaldırıldı, insanların yüzde 100'ü dışarı çıkabiliyor, dışarıdakilerin yüzde 25'i maske takıyor ve maske takanların da sadece yüzde 50'si doğru takıyor.

  • Sarı Gül (The Yellow Rose) dizisi11.06.2020 - 18:17

    Teksas'taki "The Yellow Rose" (Sarı Gül) Çiftliğinin sahibi olan Champion ailesinin iç ve çevreyle olan çatışmalarını konu alırdı. "Sarı Gül” tıpkı "Dallas"ta olduğu gibi Batı Teksas'taki bir çiftlikte yaşayan ailenin öyküsüydü. Ancak, "Champion”lar "Ewing"lerin tam karşıtı bir aileydi... Championlar, yasalardan yana, bütün çözümlerini, olabildiğince yasalar yardımıyla bulmaya çalışırlardı.. Bu ailenin kendine özgü katı kuralları yoktu. Onların en büyük derdi sürekli San Gül Çiftliği üzerine yaşam savaşı vermekti; arada aşklar ve entrikalar da yaşanırdı ama nihayetinde her şey rayına girerdi.

    Championlar, bu geniş arazi üzerinde kah kuduzla kah cins atlarına saldıran çöl aslanlarıyla, kah uyuşturucu kaçakçılarıyla, kah sırttan vuran hainlerle savaşıyorlardı dizi boyunca.. Ancak Championlar'ın en büyük savaşı, bu çiftliğe göz diken ve onu elde edebilmek için türlü düzenler çeviren güçlü düşmanları Jep Hollister ile idi...

  • Sarı Gül (The Yellow Rose) dizisi11.06.2020 - 10:39

    TRT'nin Dallas'a alternatif olarak yayınladığı Amerikan dizilerinden biridir. Cybill Shepherd'ın başrolünde oynadığı 1983 NBC yapımı 22. bölümlük dizi, ülkemizde 1985 yılında ekranlara gelmiştir.

  • Modem11.06.2020 - 10:12

    Telefon hatları üzerinden veri iletişimi kurulmasını sağlayan cihaz.

  • Likit Kristal11.06.2020 - 10:11

    İki cam arasında farklı elektrik akımlarına farklı renklerle tepki veren sıvı kristal parçacıklardan oluşan ekran
    teknolojisi.

  • Toplama PC11.06.2020 - 10:06

    Toplama PC, istediğiniz teknik özelliklere uygun olarak hazırlanmış PC demektir. Aslında markalı PC'lerle toplama PC'Ier arasında teknolojik açıdan herhangi bir fark yoktur. Hemen hemen bütün bilgisayar bileşenleri, farklı üreticiler tarafından üretilebilir. Bu bileşenler, OEM olarak adlandırılır. OEM, Original Equipment Manufacturer sözcüklerinin baş harflerinden oluşan orijinal ekipman üreticisi anlamına gelir. Bu üreticiler tarafından üretilen bilgisayar bileşenleri markalı PC'Ierde de, toplama PC'Ierde de kullanılır.
    Bu durum aslında aynı kumaştan dikilmiş takım elbiseye benzer. İki elbisenin kumaşı aynı fabrikada dokunmuştur ama bir tanesi fabrikada dikilmiş diğeri de bir terzide tam vücudunuza uygun bir şekilde dikilmiştir. Toplama PC'nin avantajlarından biri de ihtiyaçlarınızı karşılayacak şekilde üretilmiş olmasının dışında, içinde kullanılan cihazların markalarını tercih edebilme özgürlüğünü de sunmasıdır. Temel PC bileşenlerini bir araya getirerek bilgisayarınızı oluşturabilirsiniz. Bilgisayarınızı kurduktan sonra daha sonra satın alabileceğiniz farklı bileşenlerle bilgisayarınızın özelliklerini yükseltmeniz ve değişik yetenekler katmanız mümkündür. Toplama bilgisayarlarını oluşturan tüm parçalar üreticilerin garantisi altındadır ve toplama PC'Ierin garantisi yoktur şeklinde bir kanı doğru değildir.

  • The Dollmaker (Oyuncakçı)11.06.2020 - 09:54

    Başrolünde Jane Fonda'nın oynadığı ve Harriette Arnow'un 1954 tarihli "The Dollmaker" romanından TV'ye uyarlanan, 1984 yapımı 3 bölümlük Amerikan dizisidir. İlk olarak 13 Mayıs 1984'te Amerikan ABC kanalında yayınlanmıştır. Aynı yıl TRT'de de gösterilen dizide; kent yaşamının yok ettiği bir ailenin acılarını ve umutsuz bekleyişlerini izlerdik.

    Biraz detaya girmek gerekirse... Gertie ve Clouis çocuklarıyla birlikte çiftçilik yapmaktadır. Hasılatın ancak yarısı kendilerine kalan aile, hep bir gün çiftlikleri olacağı ümidiyle yaşamaktadır. O sıralarda 2. Dünya Savaşı ise bütün şiddetiyle devam etmektedir.. Clouis'te askere çağrılır. Ancak Clouis işlemlerini yürütürken, askerliğinin bir süre ertelendiğini öğrenir ama kasabaya dönmez. Kentte bir iş bulup çalışmaya başlayan baba, ailesini de yanına almak ister. O sırada karısı biriktirdiği paralarla küçük bir çiftlik evi satın almıştır, Kent'e gelmek istemez.
    Ciouis'in ısrarına dayanamayan karısı, iki çocuğunu da alır ve kente gider. Çocuklar okula başlarlar. Karı koca da büyük kentin sorunlarına dalar... Ancak Gertie kent yaşamından sıkılmaktadır ve hep çiftlikte yaşamanın özlemini duymaktadır. Clouis'in sorumsuzca davranışları da zaman zaman aileyi sarsmaktadır. Bu arada Gertie çocuklarından birini tren kazasında kaybeder. Baba ise artık iyiden iyiye havaileşmiştir. O mutlu yuvada
    artık sevgi rüzgarları esmez olur... Temelinden sarsılan aile kendini toparlayamadan Clouis kaçırılır... Bütün bu olaylar ve kent hayatı Gertie'nin yeniden kasabaya dönme kararı vermesine neden olmuştur..

  • Amcabey11.06.2020 - 09:11

    1930'lu yıllarda şişman ve sevimli bir karikatür tipi olan Amcabey'in maceralarını dergi ve gazetelerde izleyenler, bu karikatürlerin altındaki imzanın sahibi Cemal Nadir'i de Amcabey tipinde iri yarı bir adam sanıyorlardı. Bu yüzden iyice üne kavuştuktan sonra Cemal Nadir'in gazetelerde yayınlanan resimleri halkı neredeyse düş kırıklığına uğratmıştı. Çünkü karikatür sanatı açısından bir "dev" olan Nadir son derece zayıf, ufak tefek bir adamdı.
    Bu görünüşüne karşın neden Amcabey gibi dev yapılı bir karikatür tipi yaratmıştı? Cemal Nadir 1947 yılında bir radyo konuşmasında kendisine sorulan "Amcabey nasıl doğdu?” sorusunu şöyle yanıtlamıştı:
    "Amcabey şişman insanların sevimli ve güldürücü olduğu konusundaki kanaatimden doğmuştur. Ama ben mi Amcabey'i doğurdum, yoksa o mu beni doğurdu pek farkında değilim. Çünkü Amcabey'i seven bir çok okuyucular beni Amcabey vasıtasıyla tanırlar. Zaten bu zayıf cüsse ile Amcabey gibi koskoca bir şahsiyeti doğurmak pek akla uygun değildir. Fakat bazen küçücük mini, mini hadiselerin büyük olaylar doğurduğu olmuyor mu? Mesela şu muazzam cihan harbi, bir küçük Danzig hadisesinden doğmuştur.”