İnsanlığın ortak kültürel mirası olan ve oy kaygısıyla siyasete alet edilerek tekrar ibadete açılan aslında zarar görmemesi için müze olarak kalması gereken 6. yüzyıldan kalma muazzam bir eser.
Maalesef bugün 91 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Türk edebiyatının fikrinin ince gülü olarak da anılan Adalet Ağaoğlu, yazma tutkusu ile ilgili ise şöyle demişti: “Yazarak öğrendiğim kadar hiçbir yerden öğrenmedim. Şimdi öyle bir şey ki yazmak, sigara tiryakiliğinden daha büyük bir tiryakilik. Sahiden. Ben elimden düşürmediğim sigarayı kolayca bıraktım, hiç de aramadım. Fakat yazmayı bırakamadım, tiryakilik o dereceydi. Şimdi yaklaşık son iki yıldır evden dışarı çıkamıyorum, yine de yazmadan duramıyorum. Yazmak, su içer gibi içimden geliyor hep.”
16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu.
Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu.
Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.
İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.
Derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi. Şamar Oğlanının İngilizcesi “Whipping boy” dur.
İnsanlığın ortak kültürel mirası olan ve oy kaygısıyla siyasete alet edilerek tekrar ibadete açılan aslında zarar görmemesi için müze olarak kalması gereken 6. yüzyıldan kalma muazzam bir eser.
57'nci yaşın kutlu olsun Phoebe Cates..
Nefret - Kan - Gözyaşı
Hitler - Nazizm - Gamalı Haç
“Geri kalan her şey sizi yarı yolda bıraktığında, kütüphanenin yolunu tutun.”
-Yazma Sanatı / Stephen King
Maalesef bugün 91 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Türk edebiyatının fikrinin ince gülü olarak da anılan Adalet Ağaoğlu, yazma tutkusu ile ilgili ise şöyle demişti: “Yazarak öğrendiğim kadar hiçbir yerden öğrenmedim. Şimdi öyle bir şey ki yazmak, sigara tiryakiliğinden daha büyük bir tiryakilik. Sahiden. Ben elimden düşürmediğim sigarayı kolayca bıraktım, hiç de aramadım. Fakat yazmayı bırakamadım, tiryakilik o dereceydi. Şimdi yaklaşık son iki yıldır evden dışarı çıkamıyorum, yine de yazmadan duramıyorum. Yazmak, su içer gibi içimden geliyor hep.”
Dün maalesef 57 yaşında göğüs kanserinden hayata gözlerini yummuştur.
John Travolta'nın 29 yıllık; oyuncu, manken ve şarkıcı olan eşi.
16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu.
Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu.
Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.
İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.
Derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi. Şamar Oğlanının İngilizcesi “Whipping boy” dur.
Elvis Presley'in kızı Lisa Marie Presley'in 27 yaşındaki oğlu. Dün silahla intihar etmiştir.