Ben kişisel olarak buna inanmam. “İlk görüşte” hissettiğimiz şey, aşk değil bir “cinsel çekim” olsa gerek diye düşünürüm. Aşk, bir süreç işidir çünkü, yoldan geçerken pat diye insanın kafasına düşmez.
İnananların sayısı, inanmayanlardan çok olmalı ki bu temel prensip üzerine yapılmış filmleri, dizileri milyonlar seyrediyor, şarkıları ezberleniyor, romanları okunuyor.
“Aşk, sevgilinin bizim zayıflıklarımızı ve dengesizliklerimizi düzeltmeyi vaat eden özelliklerine duyulan hayranlık demektir. Bir tamamlanma arayışıdır.” Alain de Botton
İstanbul Üniversitesi’nde rektörlük koltuğunda otururken, resmen başörtüsü zabitliği yapardı. Başörtüsü için yürüyüş yapanları okuldan atar, kendi gibi düşünmeyenlere kan kustururdu. Kısacası... Kendisinden adalet talep edildiğinde... Kimseye zırnık koklatmazdı. İşte bu Kemal Alemdaroğlu... Dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı başında "Hak, hukuk, adalet” diyerek yürüdü. Bir zamanların adaletsizlik şampiyonu bir zatın, bugün “adalet isterim” diye yürümeye hakkı yok mu? Tabii ki var. Yeter ki yüz bin kere tövbe etsin. Yeter ki etkin mi etkin pişman olsun.
Atletizm kariyerinden sonra yarış atları ve motosikletler, üzerinde iş yaparak milyonlar kazandı. Ancak tekrar kaybetti Owens. Onun şu sözleri her zaman hatırlanacak: "1936'da Berlin'e Hitler'e elimi sıktırmak için değil, koşmak için geldim. Hitler'in ne yaptığı ve zencilerden nefret etmesi benim sorunum değildi. Stadyumdaki insanlardan bir sıcaklık damgası bana doğru yayılmaktaydı. Ve, bu o sırada dört altın madalyadan daha değerliydi."
Barışçı olduğu, şiddete yönelmediği sürece her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her vatandaşın hakkıdır.
Ben kişisel olarak buna inanmam.
“İlk görüşte” hissettiğimiz şey, aşk değil bir “cinsel çekim” olsa gerek diye düşünürüm.
Aşk, bir süreç işidir çünkü, yoldan geçerken pat diye insanın kafasına düşmez.
İnananların sayısı, inanmayanlardan çok olmalı ki bu temel prensip üzerine yapılmış filmleri, dizileri milyonlar seyrediyor, şarkıları ezberleniyor, romanları okunuyor.
“Aşk, sevgilinin bizim zayıflıklarımızı ve dengesizliklerimizi düzeltmeyi vaat eden özelliklerine duyulan hayranlık demektir. Bir tamamlanma arayışıdır.” Alain de Botton
Hayaller Maserati, gerçekler Murat 124.. :)
Katar Maliye Bakanı şöyle demiş:
“Tehdit edilemeyecek kadar zenginiz.”
Adamın içine Ali Ağaoğlu kaçmış.
Ötesi yok.. :)
İstanbul Üniversitesi’nde rektörlük koltuğunda otururken, resmen başörtüsü zabitliği yapardı.
Başörtüsü için yürüyüş yapanları okuldan atar, kendi gibi düşünmeyenlere kan kustururdu.
Kısacası... Kendisinden adalet talep edildiğinde... Kimseye zırnık koklatmazdı.
İşte bu Kemal Alemdaroğlu... Dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı başında "Hak, hukuk, adalet” diyerek yürüdü.
Bir zamanların adaletsizlik şampiyonu bir zatın, bugün “adalet isterim” diye yürümeye hakkı yok mu?
Tabii ki var.
Yeter ki yüz bin kere tövbe etsin.
Yeter ki etkin mi etkin pişman olsun.
İnsanın en eski ve sadık dostudur ayrıca..
1952 Helsinki Olimpiyatları'nda kazandığı üç madalya nedeniyle kendisine "Çek Lokomotifi" adı verilen Çekoslavak atlet..
Atletizm kariyerinden sonra yarış atları ve motosikletler, üzerinde iş yaparak milyonlar kazandı. Ancak tekrar kaybetti Owens. Onun şu sözleri her zaman hatırlanacak: "1936'da Berlin'e Hitler'e elimi sıktırmak için değil, koşmak için geldim. Hitler'in ne yaptığı ve zencilerden nefret etmesi benim sorunum değildi. Stadyumdaki insanlardan bir sıcaklık damgası bana doğru yayılmaktaydı. Ve, bu o sırada dört altın madalyadan daha değerliydi."