X yerde kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi olduğunu tartışıyorlarmış...
Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar. 'Çünkü' demişler, 'bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler... Daha da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz....'
Erkekler tabii tam ters görüşte... 'Bilgisayar dişidir' diyorlar, 'çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu da üüüççç....
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, 'Zenginlik, beni de yanına alır mısın? ' diye sormuş.Zenginlik, 'Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.' demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. 'Kibir, lütfen bana yardım et! ', Kibir 'Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.' diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: 'Üzüntü, seninle geleyim.' Üzüntü 'Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.' Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. 'Gel Aşk! Seni yanıma alacağım...'Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: 'Bana yardım eden kimdi? ' Bilgi 'O, Zaman'dı' diye cevap vermiş. 'Zaman mı? Neden bana yardım etti ki? ' diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
'Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir'
Bilgisayarların Cinsiyeti
X yerde kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi
olduğunu tartışıyorlarmış...
Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar. 'Çünkü' demişler,
'bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına
rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler... Daha
da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş
olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi
görüp pişman olursunuz....'
Erkekler tabii tam ters görüşte... 'Bilgisayar dişidir' diyorlar,
'çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması
mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal
hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir
bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o
kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu
da üüüççç....
insanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır, çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.
FAMILY=(F) ather (A) nd (M) other (I) (L) ove (Y) ou
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, 'Zenginlik, beni de yanına alır mısın? ' diye sormuş.Zenginlik, 'Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.' demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. 'Kibir, lütfen bana yardım et! ', Kibir 'Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.' diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: 'Üzüntü, seninle geleyim.' Üzüntü 'Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.' Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. 'Gel Aşk! Seni yanıma alacağım...'Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: 'Bana yardım eden kimdi? ' Bilgi 'O, Zaman'dı' diye cevap vermiş. 'Zaman mı? Neden bana yardım etti ki? ' diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
'Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir'
'biter bir gün'den sonraki safha