Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • demokrasi12.02.2026 - 03:39


    Demokrasi cahil insanların değil, aklını kullanan ve eğitimli insanların yönetim şeklidir. İnternette 10 bin lira yatırdığınızda hesabınıza her ay 80 bin lira yatırılacağını vadeden dolandırıcıya para kaptıran, 20 litrelik sızma zeytin yağına ??2000 lira fiyat veren üç kağıtçıya ya da din satan bezirgana kanan, inanan kişilere asla oy kullanma ve seçmen olma hakkı verilmemelidir

  • minnet12.02.2026 - 03:33

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:32

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:32

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:31

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:31

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:30

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:30

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • minnet12.02.2026 - 03:30

    MİNNET DUYGUSU. ????????
    Önünde beklediğim psikiyatri bölümünün ışıklı tabelasında ismim yanınca kapıyı hafifçe vurup içeri girdim. Genç ve güzel sekreter kimliğimi rica etti. Kimlik deposu haline gelen cüzdanımı biraz karıştırdıktan sonra " buyurun" diyerek kimliğimi uzattım.
    Birkaç işlem yaptıktan sonra yan tarafı işaret ederek" Geçebilirsiniz." dedi.
    Saçlarını arkada topuz yapmış, 40, 45 yaşlarında, gözlüklü, entellektüel sakallı doktor önünde cep telefonu ile meşguldü. "Kolay gelsin" diyerek sandalyeye oturdum.
    "Buyurun, ne şikayetiniz var..? " diyerek bana yöneldi.
    "Hiçbir şikayetim yok efendim. Sadece sizi görmeye geldim."
    "Yakışıklı bir doktor olduğumu duydun demek ki."diyerek espriyi patlattı.
    Gülerek" Tam karşındayım şimdi bak. buyur."
    "Sadece sizi görmeye değil, konuşmaya da geldim efendim. 5 dakikanızı bana ayırır mısınız..?
    "Hay hay.." dedi. Kısa muhabbete bizim de ihtiyacımız oluyor bazen"
    Göz ucu ile baktığım sekreter kız işini bırakıp bizi izlemeye başlamıştı.
    "Doktor bey beni tanıdınız mı..?"
    "Hayır " dedi."Tanıyamadım."
    "Haklısınız tanımamakta. Aradan neredeyse 12 yıl geçti.
    "Bir çarşamba sabahı idi. Gece yastıkla kavga etmiş, uykusuz geçen saatlerden sonra sabaha karşı uyuyabilmiştim. Sabah 10 gibi kalktığımda lavaboda elimi yüzümü yıkamaya yöneldim. Aksadığımı fark ettim. Ayağımın biri basmıyordu sanki. Olağanüstü bir durum olduğunu düşünerek İstatistik Kurumunda çalışan oğlum Sinan'a telefon ettim. Bir taksiye atlayarak Sosyal Sigorta hastanesine geldik. Önceden siz bu hastanede çalışıyordunuz. Oğlum hastanız olduğu için ve diyaloğunuz iyi olduğu için fikir almak ve sizinle tanıştırmak için odanıza getirdi beni. "
    Doktor bey, gülerek "Hatırladım bak sizi. şimdi" dedi. Sinan'dan bahsedince uyandım. Siz Sinan'ın babasısınız. O gün konuşmalarınızda mantık zinciri hatasından, gözlerinizdeki donuk bakışlardan hareketle organik bir rahatsızlık olabileceğini düşünerek EMAR çekimine yönlendirdiğimi hatırlıyorum. Nörolog arkadaş emar sonucunu incelediğinde aktif beyin kanaması olduğunu belirtti. Ve sen acil beyin amaliyatına alındın. "
    Doktorun sözünü bölerek "Ve ben şimdi karşınızdayım, yani hayattayım. Bunun anlamı size bir can borçluyum ben.... Size gelmese idim ve siz benimle ilgilenmese idiniz şu anda hayatta değildim. Minnettarlığımı ifade etmek için geldim bugün.... "
    "Doktor bey... Rabbim sizden razı olsun. İşlerinizi, hayatınızı kolay kılsın. Ailenizi evladınızı korusun. Gözünüze yaş , ayağınıza taş değmesin.
    "Amin, çok teşekkür ederim, hocam."
    "Bunca zaman gelemememin sebebi epeydir randevu siteminde sizi bulamadım. O nedenle bağışlayın beni. Minnet duygularımı ifade için çok önceden gelmeliydim. "
    "Estağfurullah görevimiz" dedi. "Beni çok mutlu ettiniz. Onore oldum. Epey zamandır böyle iltifatı özlemişiz. Üstelik mesleğimin değerini ve kıymetini hatırlatmanız çok güzeldi."
    Ayağa kalkıp, elimi uzatarak "Tanrım sizin gibi merhametli, güzel insanların, doktorların sayısını artırsın. Hakkınızı helal edin" diyerek vedalaştım.
    Oda kapısına kadar beni uğurladı.
    12 yıl sonra, içimde kalan minnet duygusunu ifade etmenin mutluluğu ile ağır adımlarla yoluma devam ettim...
    Ahmet Yavaş

  • merhaba09.02.2025 - 20:38

    Hiç düşündünüz mü yada bilen var mı içinizde.... "Merhaba" ne anlama geliyor.?
    Çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer.
    "Merhaba" aslında Farsça kökenli olup "benden size zarar gelmez" anlamına geliyormuş.
    Çok hoş değil mi? Bunu öğrendikten sonra karsımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı oldu benim için.
    Şu an bu mesajı okuyan herkese benden,
    "MERHABA"