Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kafkas
Tuna Kafkas

her uçurum; bir ovaya, sevdalıdır...

  • halden anlamak30.06.2025 - 23:43

  • türk18.06.2025 - 04:09

    biz vurduğumuz zaman, sesi; dünyanın öbür ucundan bile duyulur

    ?si=gBcpmJyIakwk3ZjM

  • gecenin tenhasına bir söz bırak18.06.2025 - 03:38

    92. leyl sûresi
    mekke döneminde nâzil olmuştur. 21 âyettir. leyl, “gece” demektir. adını ilk âyetteki aynı kelimeden almıştır.
    rahmân ve rahîm allah\ın adıyla
    1-2-3. karanlığıyla bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp parladığı zaman gündüze ve erkek ile dişiyi yaratana andolsun ki…
    4. doğrusu sizin çalışmanız, çeşit çeşit gayelerledir.
    5-6-7. artık kim allah için verir ve günahlardan sakınırsa ve, en güzeli de kelime-i tevhîdi tasdik ederse, biz de onu en kolay olana hazırlarız.

    8-9-10. kim de cimrilik eder, kendisini yeterli görüp allah\a muhtaç görmez ve o en çirkini de kelime-i tevhîdi yalanlarsa, biz de onu, en güç olana hazırlar ve sevk ederiz.

  • Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak11.06.2025 - 18:20

    dünyanın;
    çizgili pijamasının
    beli sıkmıştı ki,
    gevşek bir don lastiği ile değiştirip,
    ayırmıştı gövdesini ikiye;
    /kuzey,
    güney,
    savaş,
    sıcak,
    soğuk,
    erkek,
    kadın,
    aşk/

    dünya öyle kurallı ve tertipliydi ki,
    yoktu tahammülü hiç dağınıklığa,
    her şeyi planladı, kurguladı;
    ölçtü/biçti/tarttı ve;
    /denizlerin,
    ülkelerin,
    göğün,
    toprağın,
    aşkların,
    insanların,
    hayatın/
    kenarlarına makine çekti
    ve kesti sarkan iplikleri,

    dünyanın öyle usta elleri vardı ki,
    ve öyle güzel dikmişti ki
    herkesin göğünü kendine;
    /kimseye,
    bir başkasının göğündeki
    turnayı sevmek,
    hakkını tanımıyordu…,

    oysa meşk,
    dudaklarındaki
    esrarlı cigarayla,
    özerkti dünyadan/
    başına buyruk ihtilâl adımlarıyla,
    yürüdü;
    onun gök kubbesine,
    ve ama evet,
    dünyanın öyle usta elleri vardı ki,
    ve öyle güzel dikmişti ki
    herkesin göğünü kendine/
    kimseye,
    bir başkasının göğündeki
    turnayı sevmek,
    hakkını tanımıyordu…;

    oysa mey,
    dudaklarındaki
    esrarlı cigarayla
    özerkti dünyadan
    ve başına buyruk ihtilâl adımlarıyla;
    yürüdü,
    onun gök kubbesine,
    bir izmariti çiğner gibi,
    bir leşi tepeler gibi,
    bastı başına,
    kutupları ve ekvatoruna kadar,
    kirli postalarının izini bırakarak,
    had bildirdi atmosferine,
    ah;

    öyle çok seviyorum ki seni,
    öyle çok,
    sensin benim gökyüzüm
    ve süreyya yıldızım,
    yön duygum,
    iç görüm…,

    ne diyordum;
    /ve,
    çaldı dünyanın makasını
    /ve,
    kesti sevdalı parmaklarıyla
    /ve,
    söktü iplikleri…;

    öyle çok seviyorum ki seni,
    öyle çok;
    sensin benim güzel ve zarif turnam,
    ve yoktu,
    zahirin ne çizgisi,
    /ne sınırı,
    ne de minimal bir raconu,
    ah;

  • diasporadaki kafkasyalılar11.06.2025 - 14:18

  • mahur beste07.06.2025 - 15:12

    e(y\n) sevgili\aşk…,
    biz;
    kadim yadigâr, tuna ve nil…
    t\aksim görmüş bulutların altında,
    hürriyetleri ellerinde,
    avuç avuca muhîbanız biz;
    aydınlık kuytumuzda
    ikimiz biz…
    ki ezelden ebede birbirine akan
    ve ummanına hasret çeken her demde
    biz ikimiz,
    senlik ve benliksiz,
    \ah\


    hasretleri büyüte büyüte yumak yumak,
    bizim olacak zamana dek uyumak,
    uyumak istiyorum…,


    kaf dağının ardına kaçılır seninle aşk,
    upuzun yollar aşılır seninle aşk,
    açılmaz sanılan kapılar açılır seninle aşk,
    hatırlar gönüller yapılır seninle aşk,
    yaradana yâr diye tapılır seninle aşk,


    hasreti içime dolan, bendesi olduğum yârim,
    beni özleyen beni anan yârim,
    vadesizim, mecalsizim, çaresizim,
    şu kandil gününde,
    münzevi bir derviş kadar sensizim,
    sahipsizim,
    garibim, bir fukara isimsizim,


    hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz…,
    ve sanılıyor mu ki,
    gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir…,

    ve zaman durdu al işte…;
    bıktık artık, usandı millet, tiksindi insanlık,
    bu altı ok\a hainlik eden kemalistlerden,
    ruhu sömürgecilerde rehin mütedeyyinlerden ve
    genleri ipotekli devrimcilerden,
    tiyanşan kaçkınlarından,
    ve
    bilumum kurtarıcılık konforperestlerinden…,

    siz yesribte ege, hirada gece, kisrada ecelsiniz,
    oku/da hecesiniz siz, beni kelime yapan,
    tutsak yapan beni; beni siz…,
    yudum yudum suyumsunuz, iç ferahlatan berrak;
    harika bir insan oluyorum hatırımda siz varsanız,
    ve bahtıma iki yanı ağaçlı yollar düşüyor hep,

  • İbrahim (A.S.)06.06.2025 - 23:53

    ibrâhîm
    içimdeki putları devir
    elindeki baltayla
    kırılan putların yerine
    yenilerini koyan kim

    güneş buzdan evimi yıktı
    koca buzlar düştü
    putların boyunları kırıldı
    ibrâhîm
    güneşi evime sokan kim

    asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
    buhtunnasır put yaptı
    ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
    güzeller bende kaldı
    ibrâhîm
    gönlümü put sanıp da kıran kim
    asaf halet çelebi

  • necip fazıl kısakürek26.05.2025 - 10:54

    iyi ki doğdun üstad, aynı gün doğmuş olmayı hep sevdim...

  • Niyâzî Mısrî hazretleri20.05.2025 - 13:06

    Zât-ı Hakk’da mahrem-i irfân olan anlar bizi,
    İlm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi.

    Bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz,
    Vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi.

    Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz,
    Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi.

    Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız,
    Varlığından soyunup üryân olan anlar bizi.

    Zâhidâ ayık dururken anlamazsın sen bizi,
    Cür’ayı sâfî içüp mestân olan anlar bizi.

    Ârifin her bir sözünü duymaya insân gerek,
    Bu cihânda sanmanız hayvân olan anlar bizi.

    Kahr u lûtfü şey’i vâhid bilmeyen çeker azab,
    Ol azabdan kurtulup sultân olan anlar bizi.

    Ey Niyâzî katremiz deryâya saldık biz bugün,
    Katre nice anlasın ummân olan anlar bizi.

    Halkı koyup lâ mekân ilinde menzil tutalı,
    Mısrıyâ şol canlara canân olan anlar bizi.

  • Turkuaz mavisi20.05.2025 - 08:11

    ki yaralılar daima çabuk kanar masallara bilirsin…,
    yalnızca ehline âyân sohbetimizin
    efsunlu kodlarını çözme peşindeyken,
    destursuzca turkuaz halılar seriyorum yollarına,
    kabuk bağlamış yol ayrımlarında,
    ah;