hangi okyanus, gel benim aziz sultanım diye seslendi ve umman yoluna çağırdı da, bu çağrının istikametine yönelmeyen kaç deniz oldu… sonuçta birbirlerinin, şu konma göçmede gurbet yolculuğunun çilesi oldukları zannı ve böyle yazılmış umman fermanı isnadı, yığma kagir bir bina kadar temelsizdir…
rahman ve rahim olan allahın adıyla…, selam ve ihtiram miracın muhatabı efendimiz ve yol arkadaşlarına olsun… alemlerin bir rabbi vardır ve yaradan, bilinmek isteyeli beri bütün mevcudatın payına düşenleri mütemadiyen t\aksim buyurmaktadır… insanlar da ortaya koydukları hayatları ve kat ettikleri yol tecrübelerinin derinliği ile mütenasip, yaradanlarıyla kesintisiz rabıta halindedirler… ve yol, her bir insan adedincedir… kitapta bu mukaddes t\aksim ile payıma düşen seyahat anlatılmak istenmiştir… seyahatim boyunca hayatımda olan hayatlara teşekkür ederim… eyçespi
oysa yaşam, parmak izi bırakmadan eldivenlerini çıkarıyor maktulüne tepeden bakarak, ve zaman durdu al işte…; bıktık artık, usandı millet, tiksindi insanlık, bu altı ok\a hainlik eden kemalistlerden, ruhu sömürgecilerde rehin mütedeyyinlerden ve genleri ipotekli devrimcilerden, tiyanşan kaçkınlarından, ve bilumum kurtarıcılık konforperestlerinden…,
ki her sevda bir veda bilirsin, affet beni, yine yalnızlığa veda zamanı…, yazarken bu şiirimsi şeyleri, kelimelerim tek tek canıma batıyor, harflerim içimin kuyusunda ağlıyor, kalbimde bir serseri mayın patlıyor, içimin labirentinde yüzün beliriyor, ve beynimin kıvrımlarında, çapalı lisanının azarları dolanıyor…, ah;
deniz/nefs
okyanus/ruh
umman/hak
hangi okyanus, gel benim aziz sultanım diye seslendi ve umman yoluna çağırdı da, bu çağrının istikametine yönelmeyen kaç deniz oldu… sonuçta birbirlerinin, şu konma göçmede gurbet yolculuğunun çilesi oldukları zannı ve böyle yazılmış umman fermanı isnadı, yığma kagir bir bina kadar temelsizdir…
rahman ve rahim olan allahın adıyla…, selam ve ihtiram miracın muhatabı efendimiz ve yol arkadaşlarına olsun… alemlerin bir rabbi vardır ve yaradan, bilinmek isteyeli beri bütün mevcudatın payına düşenleri mütemadiyen t\aksim buyurmaktadır… insanlar da ortaya koydukları hayatları ve kat ettikleri yol tecrübelerinin derinliği ile mütenasip, yaradanlarıyla kesintisiz rabıta halindedirler… ve yol, her bir insan adedincedir… kitapta bu mukaddes t\aksim ile payıma düşen seyahat anlatılmak istenmiştir… seyahatim boyunca hayatımda olan hayatlara teşekkür ederim… eyçespi
XXXI
günlerden kışa bakan bir güz günü,
sesim, sesinde yankı bulmuştu ve,
o yıldız kümeli adının açılımını aradım,
haftalar boyu,
sonra;
adının bir bir kâşifi olduğum açılımlarını,
cümle aleme duyurmama,
ramak kaldığında,
bilinenlerden olmak istemediğini anladım…,
oysa biliyordun sen de yazgımızda,
kod çözmek vardı ve,
başkaydı yazgımız…,
ki hangi deşifre kod,
bilinmez kalır…,
oysa yaşam,
parmak izi bırakmadan
eldivenlerini çıkarıyor
maktulüne tepeden bakarak,
ve zaman durdu al işte…;
bıktık artık, usandı millet, tiksindi insanlık,
bu altı ok\a hainlik eden kemalistlerden,
ruhu sömürgecilerde rehin mütedeyyinlerden ve
genleri ipotekli devrimcilerden,
tiyanşan kaçkınlarından,
ve
bilumum kurtarıcılık konforperestlerinden…,
ki her sevda bir veda bilirsin,
affet beni,
yine yalnızlığa veda zamanı…,
yazarken bu şiirimsi şeyleri,
kelimelerim tek tek canıma batıyor,
harflerim içimin kuyusunda ağlıyor,
kalbimde bir serseri mayın patlıyor,
içimin labirentinde yüzün beliriyor,
ve beynimin kıvrımlarında,
çapalı lisanının azarları dolanıyor…,
ah;