ara ki bulasın artık, yılan dilli kısaltmalarda o yaşama sevincini, kulağına fısıldasam ve bak alınma ama istanbul, nefesin anason ve uluorta döl bereketi kokuyor sokakların, egenin kucağına akıyor bakteri kominleri, gözlerimin tirilyesi, zeytinin karası, kokuşmuş ölüüüüüüüü sardalya, ve ha sendeki ben, ha bendeki sen din kardeşim, al sendeki beni, vur bendeki sana, karma karışık artık bizim mahalle, kördüğüm, ortaya tepside şöyle karışık yaptırıyoruz malum…,
ve çok kutuplu/kalp kaçağı, elektrik akımından cereyan alan ocaklarda, çingene sarmaşığı ve sırnaşık pişkin yüzsüzlükler…, yanık kozada erdemler ve mecalsiz kelebek olmaya, tırtıldan iyi niyetler…,
kabahatler olmuş birer piç ki sorma desen, kim bana diyor, diyor güzel kardeşim…, ve kimse haliyle nüfusuna almıyor; sittin senedir bitmeyen bakla takla devranı, yere bat e mi…,
örülmüş ağına düştük cümleten zehirli örümceğin, ki panzehir ne mi, ah ayol o da sorulur mu, aşk olsun; aşk elbet,
kimimiz var kendimizden başka diyerek…, öfkelerimiz en çok kendimize olmalı, bunu bilseydik hiç değilse keşke,
ah neredesin, korkuyla ümit arasında durmaya muktedir, muvazene/denge, neredesin irade ve karar kılmışlık ve kıyam mukavemeti, öz disiplin, ah;
evet bir gamze izi daha, tam bir başörtülü olup da kapanamamış ruhtur kendisi, freud mroud derken kaybolmuş ve yönsüz kalmış bir milliyetçi muhafazakar kadın müsvettesi... osmaniyede yaşar, örtmendir, kocasının iktidarsızlığı onu evli ve çocuklu bir orospu yapmıştır... antolojinin sağlam kaltaklarındandır... sağlı sollu, çok yollu var burada ne sanıyorsunuz?
aslında, ne gökyüzünde uçurmak, ne de yeryüzüne indirmek olası değil meşki, bir nakış olmalı yürek gergefinde meşk, kimselere benzemez, kimselere görünmez, gerisi kıssa, meşk…; tek başına ve yalnız olmalı,
ne ayrılıktır yolculuk, ne de kavuşmak; hayata küskün, kasvet ve rutubet kokan yollarda yürümek, bu cana göre değil, bize göre; değil, değil…,
hasretleri büyüte büyüte yumak yumak, bizim olacak zamana dek uyumak, uyumak istiyorum…,
ve sanıyor musun ki sen, ey güya kıraati düzgün karî, bu dizeleri seni t/avlamak için yazıyorum ve gözüne girme çabamdır bunlar, öyle mi…, her bir harfi damla damla gözyaşımdır, yalnız; yalnız sana akan, sendeki halis saflığa, ve feleği hicvimdir dizelerim, ah;
ara ki bulasın artık,
yılan dilli kısaltmalarda o yaşama sevincini,
kulağına fısıldasam
ve bak alınma ama istanbul,
nefesin anason ve uluorta
döl bereketi kokuyor sokakların,
egenin kucağına akıyor bakteri kominleri,
gözlerimin tirilyesi,
zeytinin karası,
kokuşmuş ölüüüüüüüü sardalya,
ve ha sendeki ben,
ha bendeki sen din kardeşim,
al sendeki beni,
vur bendeki sana,
karma karışık artık bizim mahalle,
kördüğüm,
ortaya tepside şöyle karışık yaptırıyoruz malum…,
ve çok kutuplu/kalp kaçağı,
elektrik akımından cereyan alan ocaklarda,
çingene sarmaşığı ve sırnaşık
pişkin yüzsüzlükler…,
yanık kozada erdemler
ve mecalsiz kelebek olmaya,
tırtıldan iyi niyetler…,
kabahatler olmuş birer piç ki sorma desen,
kim bana diyor, diyor güzel kardeşim…,
ve kimse haliyle nüfusuna almıyor;
sittin senedir bitmeyen bakla takla devranı,
yere bat e mi…,
örülmüş ağına düştük cümleten zehirli örümceğin,
ki panzehir ne mi,
ah ayol o da sorulur mu,
aşk olsun; aşk elbet,
kimimiz var kendimizden başka diyerek…,
öfkelerimiz en çok kendimize olmalı,
bunu bilseydik hiç değilse keşke,
ah neredesin,
korkuyla ümit arasında durmaya muktedir,
muvazene/denge,
neredesin irade ve
karar kılmışlık
ve kıyam mukavemeti,
öz disiplin,
ah;
evet bir gamze izi daha, tam bir başörtülü olup da kapanamamış ruhtur kendisi, freud mroud derken kaybolmuş ve yönsüz kalmış bir milliyetçi muhafazakar kadın müsvettesi... osmaniyede yaşar, örtmendir, kocasının iktidarsızlığı onu evli ve çocuklu bir orospu yapmıştır... antolojinin sağlam kaltaklarındandır... sağlı sollu, çok yollu var burada ne sanıyorsunuz?
aslında,
ne gökyüzünde uçurmak,
ne de yeryüzüne indirmek olası değil meşki,
bir nakış olmalı yürek gergefinde meşk,
kimselere benzemez,
kimselere görünmez,
gerisi kıssa,
meşk…;
tek başına ve yalnız olmalı,
ne ayrılıktır yolculuk,
ne de kavuşmak;
hayata küskün, kasvet
ve rutubet kokan yollarda yürümek,
bu cana göre değil,
bize göre; değil,
değil…,
hasretleri büyüte büyüte yumak yumak,
bizim olacak zamana dek uyumak,
uyumak istiyorum…,
ve sanıyor musun ki sen,
ey güya kıraati düzgün karî,
bu dizeleri seni
t/avlamak için yazıyorum ve
gözüne girme çabamdır bunlar,
öyle mi…,
her bir harfi damla damla gözyaşımdır,
yalnız; yalnız sana akan,
sendeki halis saflığa,
ve feleği hicvimdir dizelerim,
ah;