Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • hercai menekşe27.02.2023 - 12:17

  • Ebr-i hazan27.02.2023 - 12:06

  • güvercin gerdanlığı27.02.2023 - 11:59

  • kurşuni renkler27.02.2023 - 11:52

  • solmak27.02.2023 - 11:44

  • kopma anını beklemek27.02.2023 - 11:41

  • begonvil27.02.2023 - 11:35

  • durumsal farkındalık kaybı yaşamak27.02.2023 - 11:31

  • yoldan önce arkadaşını, evden önce komşunu seç27.02.2023 - 11:19

  • takdim27.02.2023 - 11:17

    Bir kısmını alegorisi olur mu diye baktım; içinden çıkamadım. Duracak yer yok yazdıklarının arasında.

    Her ifade birden çok şeye, karanlıkta çoğalan ışık gibi.

    Şiir hep kişisel, tekil evren kurgusu sanki…

    Seninkiler koşu yolu gibi, dinlenecek yer yok; illaâ tamamlanacak… Oto yolda park yapılmıyor, çünkü riskli…

    Sonra duygular özneden etkilenenden, yalnız sıfatlar kadar uzaklaşıyor. Sıfatlar tutkunun gücüyle odağın çevresinde dönüyor. Bu da abartı yanılsaması olarak görülebilir; aşıklara hep böyle denir.

    Ama, o gözden içeri girip sahibini aşınca, başka şeyler bulunca, onlara değinince; dışarıdan bakana artık gözden başka şeyler anlaşılır; gözün katmanından söz ediyor, denir.

    Karşına 40 kapı çıktı diyelim; Rabbin armağanı olsun.
    Birini seç, derler. (Amerikan gods dizisinde iyi işlenmiş bu) Seçip girersin; memnun olursun.
    Yine de daha iyisi var ki, yeniden bir kırk kapı daha belirir karşında; yine “seç”, der biri.

    Seçtikçe olasılıklar evreninde lezzet gözlemlerine tanık olursun…, Bu ilk kapı; o sevgiliydi, demek istiyorum.
    Özer Ağabey Mütefekkir Yazar \İzmir, 2023.01.13