YORUMSUZ "Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı’na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar.
Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.
Damat Ferit Paşa ‘nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
..............
Eğer maksat, bugünkü Halife ve Padişah’a bağlılık ve sadakattan ayrılmadığını söylemek ve belirtmekse, bu zat haindir. Düşmanların vatan ve millet aleyhinde kullandıkları bir maşadır."
(Nutuk'tan alıntı / Gazi Mustafa Kemal Paşa, 15-20 Ekim 1927)
İTİNALI İLANLAR (Fena Döverim İnş. Tic. Turizm Taahhüt Makina Tekstil Gıda Sağlık Otomotiv Mobilya İmalat İthalat ve İhracat Ltd. Şti.)
İtinayla kız kaçırılır. İtinayla "karı" dövülür. İtinayla adam harcanır. İtinayla düğün dağıtılır. İtinayla dünür evi basılır. İtinayla acil servis camları indirilir. İtinayla yolsuzluk yapılır. İtinayla rüşvet alınır. İtinayla haram yenir. İtinayla köşe dönülür. İtinayla dolandırılır. İtinayla hile yapılır.
Taşlama ustası olduğu kadar ney ustası da olan şair Neyzen Tevfik'e sorarlar: "Üstadım, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?"
Zamanın maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.
Neyzen Tevfik yanıtlar: "Maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım..."
Cumhuriyetimizin değerleri ve kazanımlarının peşkeş yolunu açan, laikliğe darbenin ilk adımını oluşturan 12 Eylül 1980 karanlığını ve başta eli kanlı Kenan Evren ile avenesi 4 general olmak üzere bu insanlık suçuna maşalık yapan tüm güruhu LANETLİYORUM .
BİRAZ UTANMA YA HU!!
Hemen hemen her kanalda, hemen hemen her gün (sabaha karşı, sabah, öğle, akşam, gece, gece yarısı) bir Kemal Sunal filmi...
Ardından, hayatlarında mutfağa girmemiş manken(!) eskilerinin sunduğu(!) yemek programları...
Ve sırada, çoğu tanıtım ihtiyacı olan, Hipokrat yeminini rafa kaldırmış tıpçılarla yapılan biraz "ha ha"lı, biraz da "hihi"li söyleşi...
Bunun adı da televizyonculuk oluyor, öyle mi?
Yukarıda saydığım akış olmasa ne boq yiyecekler, programları nasıl dolduracaklar çok merak ediyorum.
Ve elimden,
"BİRAZ UTANMA YA HU!"
demekten başka bir şey gelmiyor.
YORUMSUZ
"Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı’na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar.
Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.
Damat Ferit Paşa ‘nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.
..............
Eğer maksat, bugünkü Halife ve Padişah’a bağlılık ve sadakattan ayrılmadığını söylemek ve belirtmekse, bu zat haindir. Düşmanların vatan ve millet aleyhinde kullandıkları bir maşadır."
(Nutuk'tan alıntı / Gazi Mustafa Kemal Paşa, 15-20 Ekim 1927)
İTİNALI İLANLAR
(Fena Döverim İnş. Tic. Turizm Taahhüt Makina Tekstil Gıda Sağlık Otomotiv Mobilya İmalat İthalat ve İhracat Ltd. Şti.)
İtinayla kız kaçırılır.
İtinayla "karı" dövülür.
İtinayla adam harcanır.
İtinayla düğün dağıtılır.
İtinayla dünür evi basılır.
İtinayla acil servis camları indirilir.
İtinayla yolsuzluk yapılır.
İtinayla rüşvet alınır.
İtinayla haram yenir.
İtinayla köşe dönülür.
İtinayla dolandırılır.
İtinayla hile yapılır.
Aynen Elif hanım :))
Yılların Ötesinden
"Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın." (Neyzen Tevfik)
Taşlama ustası olduğu kadar ney ustası da olan şair Neyzen Tevfik'e sorarlar: "Üstadım, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?"
Zamanın maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.
Neyzen Tevfik yanıtlar:
"Maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım..."
Türk.Müziği ile Batı Müziğinin harmanlandığı keyifli bir yorum.
Katılıyorum size...
Cumhuriyetimizin değerleri ve kazanımlarının peşkeş yolunu açan, laikliğe darbenin ilk adımını oluşturan 12 Eylül 1980 karanlığını ve başta eli kanlı Kenan Evren ile avenesi 4 general olmak üzere bu insanlık suçuna maşalık yapan tüm güruhu LANETLİYORUM .