FIKRA BU YA... Fıkra bu ya, memleketin birinde yeni seçilen her milletvekiline, seçim bölgesinde rahatça teşekkür gezisi yapabilmesi için bir süreliğine son model bir araba ve şoför verilirmiş.
O yıl seçilenlerden kaba ve görgüsüz olan bir milletvekili, seçim bölgesine doğru yol alırlarken şoförüne sorar: - Söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır?
Şoför bir süre düşünüp boynunu büker : - Bilemedim sayın vekilim.
Vekil, cevabı kendisi verir: - Eşek çüş deyince, şoför ise dur deyince durur.
Şoför bozulur tabii, ama karşısındaki milletvekili olduğu için bir şey söyleyemez. Ancak, kafasında bir senaryo kurmaktadır. Sonunda milletvekiline döner: - Ben de bir soru sorabilir miyim vekilim? - Sor tabii.
Şoför sorar: - Eşekle milletvekili arasında ne fark vardır? Bakan bir süre düşünüp sonra; - Bulamadım şoför efendi, der, sen söyle bakalım.
Şoför cevap verir: - Vallahi vekilim, ben de bulamadım.
DÖN BABA DÖNELİM! 12 Eylül 1980 öncesi... AP Genel Başkanı Süleyman Demirel’e ağır hakaretler eden bir muhalif milletvekili bir gün aniden AP’ye transfer oluvermiş.
Herkes şaşırmış, AP karışmış. Yakın çalışma arkadaşlarından biri, bu transfere göz yumduğu için Demirele sitem etmiş.
Demirel gülmüş, “Yahu” demiş “komşunun bahçesinde karnını doyurup bana havlayacağına, benim bahçemde karnını doyurup eski sahibine havlasın.”
Bu anekdot, hani şu, Ergenekon davaları döneminde tutuklanıp.41 ay cezaevinde yatan, 2018 genel seçimlerinde CHP'den milletvekili seçilen, Ocak 2021'de CHP'den istifa edip, Memleket Partisine katılan, bu yılın Şubat ayında Memleket Partisinden de istifa eden Mehmet Ali Çelebi' yi çağrıştırdı.
Neden mi çağrıştırdı? Bay Çelebi, yıllar önce Ergenekon davası için “Ben bu davanın savcısıyım” diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'ye katılmış da ondan :)) (11 Ekim 2022)
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve MÜCADELE ARKADAŞLARI Cuma dualarında ONLARI yok sayan ulusal onurdan yoksun hainlerin inadına her Cuma bu başlıkta anılacaktır. Herkes davetlidir.
BUYUR BURDAN YAK(MA!) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun abd seyahatini dillerine dolayarak, talimat almaya gitmiş algısı yaratmaya çalışan iktidar yağdanlıklarına geçmişten bir yaprağı anımsatmak gerekiyor.
Yaprak şu: Recep Tayyip Erdoğan da 2002 genel seçimleri öncesinde, yani henüz başbakan değilken kalabalık heyetlerle abd'ye gitmiş, kırmızı halılarla karşılanmış ve kapsamlı görüşmeler yapmıştı.
İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı, sığınmacılar, trafik, çarpık kentleşme, yolsuzluk, rüşvet, mafya, Cumhuriyet kazanımlarının peşkeşi, Cumhuriyet değerlerinin çiğnenmesi, Laikliğin tepesinde dolaşan tehdit, çevre kirliliği, çocuk istismarı, kadına şiddet, dış politikadaki yalnızlık, kuşatılmışlık ve daha nice sorunlarla başedemeyip sıkışan Akp ve Reislerinin imdadına yetişen "bay Kemal" , türban tartışmasını yeniden canlandırıp, her yönden boğazına kadar kriz icindeki iktidarın hayal bile edemeyeceği bir gol pası sunuverdi.
Siyasal İslamın tabanına şirin gözükecegi ve oy alacağı hayalleri kuran "bay Kemal" gibi sığ liderler ve onlara göbekten bağlı yandaşlar olduğu sürece Akepe ve Reis daha nice 20 yıl at oynatmaya ve muhalefet de nal toplamaya devam eder.
Bu yaşananları gördükçe "bay Kemal"in abd projesi olduğu söylentilerine inanası geliyor insanın.
Güzel müzik, güzel sözler, güzel ses. Tşk Elif hanım ama bunu da silip kaçmayın :)
Bartın'ın Sevgili Ölülerine:
Karanlıklar içinde yaşadınız, aydınlıklar içinde uyuyun.
Başımız sağ olsun :((.
FIKRA BU YA...
Fıkra bu ya, memleketin birinde yeni seçilen her milletvekiline, seçim bölgesinde rahatça teşekkür gezisi yapabilmesi için bir süreliğine son model bir araba ve şoför verilirmiş.
O yıl seçilenlerden kaba ve görgüsüz olan
bir milletvekili, seçim bölgesine doğru yol alırlarken şoförüne sorar:
- Söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır?
Şoför bir süre düşünüp boynunu büker :
- Bilemedim sayın vekilim.
Vekil, cevabı kendisi verir:
- Eşek çüş deyince, şoför ise dur deyince durur.
Şoför bozulur tabii, ama karşısındaki milletvekili olduğu için bir şey söyleyemez.
Ancak, kafasında bir senaryo kurmaktadır.
Sonunda milletvekiline döner:
- Ben de bir soru sorabilir miyim vekilim?
- Sor tabii.
Şoför sorar:
- Eşekle milletvekili arasında ne fark vardır?
Bakan bir süre düşünüp sonra;
- Bulamadım şoför efendi, der, sen söyle bakalım.
Şoför cevap verir:
- Vallahi vekilim, ben de bulamadım.
Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma. (İran Atasözü)
DÖN BABA DÖNELİM!
12 Eylül 1980 öncesi...
AP Genel Başkanı Süleyman Demirel’e ağır hakaretler eden bir muhalif milletvekili bir gün aniden AP’ye transfer oluvermiş.
Herkes şaşırmış, AP karışmış.
Yakın çalışma arkadaşlarından biri, bu transfere göz yumduğu için Demirele sitem etmiş.
Demirel gülmüş,
“Yahu” demiş “komşunun bahçesinde karnını doyurup bana havlayacağına, benim bahçemde karnını doyurup eski sahibine havlasın.”
Bu anekdot, hani şu,
Ergenekon davaları döneminde tutuklanıp.41 ay cezaevinde yatan, 2018 genel seçimlerinde CHP'den milletvekili seçilen, Ocak 2021'de CHP'den istifa edip, Memleket Partisine katılan, bu yılın Şubat ayında Memleket Partisinden de istifa eden Mehmet Ali Çelebi' yi çağrıştırdı.
Neden mi çağrıştırdı?
Bay Çelebi, yıllar önce Ergenekon davası için “Ben bu davanın savcısıyım” diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'ye katılmış da ondan :)) (11 Ekim 2022)
TOPAÇ mısın mÖbarek?!
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ve
MÜCADELE ARKADAŞLARI
Cuma dualarında ONLARI yok sayan ulusal onurdan yoksun hainlerin inadına her Cuma bu başlıkta anılacaktır. Herkes davetlidir.
BUYUR BURDAN YAK(MA!)
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun abd seyahatini dillerine dolayarak, talimat almaya gitmiş algısı yaratmaya çalışan iktidar yağdanlıklarına geçmişten bir yaprağı anımsatmak gerekiyor.
Yaprak şu:
Recep Tayyip Erdoğan da 2002 genel seçimleri öncesinde, yani henüz başbakan değilken kalabalık heyetlerle abd'ye gitmiş, kırmızı halılarla karşılanmış ve kapsamlı görüşmeler yapmıştı.
Nolacak şimdi???
Bir zincirin gücü, en zayıf halkası kadardır. (İngiliz Atasözü)
AT OYNATANLAR ve NAL TOPLAYANLAR
İşsizlik,
yoksulluk,
hayat pahalılığı,
sığınmacılar,
trafik,
çarpık kentleşme,
yolsuzluk,
rüşvet,
mafya,
Cumhuriyet kazanımlarının peşkeşi,
Cumhuriyet değerlerinin çiğnenmesi,
Laikliğin tepesinde dolaşan tehdit,
çevre kirliliği,
çocuk istismarı,
kadına şiddet,
dış politikadaki yalnızlık, kuşatılmışlık
ve daha nice sorunlarla başedemeyip sıkışan Akp ve Reislerinin imdadına yetişen
"bay Kemal" , türban tartışmasını yeniden canlandırıp, her yönden boğazına kadar kriz icindeki iktidarın hayal bile edemeyeceği
bir gol pası sunuverdi.
Siyasal İslamın tabanına şirin gözükecegi ve oy alacağı hayalleri kuran "bay Kemal" gibi sığ liderler ve onlara göbekten bağlı yandaşlar olduğu sürece Akepe ve Reis daha nice 20 yıl at oynatmaya ve muhalefet de nal toplamaya devam eder.
Bu yaşananları gördükçe "bay Kemal"in abd projesi olduğu söylentilerine inanası geliyor insanın.