Günaydın, Birkaç kelam da ben edeyim istedim. Özellikle kadınlara; Atatürk’ü sevmek; insanı sevmektir. Doğayı sevmektir. Yaşadığın coğrafyaya ihanet etmemektir. Tüm ahlaki değerlere sahip çıkmaktır. Sözde değil, özde Atatürkçü olmak ayrıcalıktır. Onu sevmek, tapınmak değildir. Ahlaklı olmaktır, akılcı olmaktır, ilkelerine sahip çıkmaktır. İleriki zamanlarda; şayet günümüze yerleşen gerci tutumlar devam ederse kaybettiğimiz değerleri objektif olarak görmeye başlayacağız. “Özellikle kadınlar “ yasalarda kadın haklarını koruyan maddeleri kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye başlayıp, kadınları yeniden metalaştıracak, yani; “alınıp, satılabilen” mal’a dönüştürecek. Maalesef ki hala bunları göremeyen kadınlarımız var. Dindarlık adı altında yapılan her şeyi meşru gösteren anlayışı hala göremeyenler var. Geçtiğimiz günlerde aşağıdaki yazılarda da okudum. Altı yaşında bir çocuğun para ile kadın olarak bir ite satılmasına tanık olduk. Ve asıl üzerinde durulması gereken şu anda bir takım gurupların bu çirkinliği din adı altında savunmaları ve hiç utanmadan sloganlar atarak o ite sahip çıkmalarıydı. Buradan annelere ve ileride anne olacak kızlarımıza sesleniyorum: Atatürkçülük; namusuna, şerefine, onuruna yakışır şekilde yaşamaktır. Asıl sizler sahip çıkacaksınız cumhuriyete. Atatürk ilkelerine ve inkılaplarına. Yıllar önce tüm kadınlara verilen hakları kendi ellerinizle ne olduğu belli olmayan insan müsveddelerine teslim etmeyin.. zira bu son şansımız gibi gözüküyor Yazan: Aslı Birer.
Ah, sitare bu gece daha bir nispettesin gözlerime gözlerim, buluttan geçitlerde Şimşekler çarpıyor kirpiklerime, “yüreksiz” özlem yağmurları, geceye yağdı yağacak. çok uzaksın bu gece, çok uzak donuyorum sitare... Aslı Birer
Aşk mevsimi her daim bahar, Kokulu yağmurlarda bul beni... Lodos estikçe mavimsi rüzgarlarda, Nefes nefes kokarım teninde, Bir buse konarsa dudağına usulca Bil ki o benim... Ürperme sakın!
Günün en hareketli saatleriydi... ayaklarım beynimle aynı hızla hareket etmek zorunda gibi hissediyordum. Keman virtüözü bunu çok iyi yansıtmış. Keyifli izlemeler.
Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden.
Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken... Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden.
Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok eskiden.
Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden.
Şimdi ay usul, yıldızlar eski Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden Geçen geçti, Geçen geçti, Geceyi söndür kalbim Geceler de gençlik gibi eskidendi Şimdi uykusuzluk vakti.
Teşekkür ederim, sizlerin de gününüz güzel geçmesi dileklerimle...
Günaydın,
Birkaç kelam da ben edeyim istedim. Özellikle kadınlara;
Atatürk’ü sevmek; insanı sevmektir. Doğayı sevmektir. Yaşadığın coğrafyaya ihanet etmemektir. Tüm ahlaki değerlere sahip çıkmaktır. Sözde değil, özde Atatürkçü olmak ayrıcalıktır. Onu sevmek, tapınmak değildir. Ahlaklı olmaktır, akılcı olmaktır, ilkelerine sahip çıkmaktır. İleriki zamanlarda; şayet günümüze yerleşen gerci tutumlar devam ederse kaybettiğimiz değerleri objektif olarak görmeye başlayacağız. “Özellikle kadınlar “ yasalarda kadın haklarını koruyan maddeleri kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye başlayıp, kadınları yeniden metalaştıracak, yani; “alınıp, satılabilen” mal’a dönüştürecek. Maalesef ki hala bunları göremeyen kadınlarımız var. Dindarlık adı altında yapılan her şeyi meşru gösteren anlayışı hala göremeyenler var. Geçtiğimiz günlerde aşağıdaki yazılarda da okudum. Altı yaşında bir çocuğun para ile kadın olarak bir ite satılmasına tanık olduk. Ve asıl üzerinde durulması gereken şu anda bir takım gurupların bu çirkinliği din adı altında savunmaları ve hiç utanmadan sloganlar atarak o ite sahip çıkmalarıydı.
Buradan annelere ve ileride anne olacak kızlarımıza sesleniyorum: Atatürkçülük; namusuna, şerefine, onuruna yakışır şekilde yaşamaktır. Asıl sizler sahip çıkacaksınız cumhuriyete. Atatürk ilkelerine ve inkılaplarına. Yıllar önce tüm kadınlara verilen hakları kendi ellerinizle ne olduğu belli olmayan insan müsveddelerine teslim etmeyin.. zira bu son şansımız gibi gözüküyor
Yazan: Aslı Birer.
Ah, sitare bu gece daha bir nispettesin gözlerime
gözlerim, buluttan geçitlerde
Şimşekler çarpıyor kirpiklerime, “yüreksiz” özlem yağmurları, geceye yağdı yağacak. çok uzaksın bu gece, çok uzak donuyorum sitare...
Aslı Birer
Senle ben gibiler
Aşk mevsimi her daim bahar,
Kokulu yağmurlarda bul beni...
Lodos estikçe mavimsi rüzgarlarda,
Nefes nefes kokarım teninde,
Bir buse konarsa dudağına usulca
Bil ki o benim...
Ürperme sakın!
Günün en hareketli saatleriydi... ayaklarım beynimle aynı hızla hareket etmek zorunda gibi hissediyordum. Keman virtüözü bunu çok iyi yansıtmış.
Keyifli izlemeler.
Merhaba Turhan bey,
Bu sayfayada diğer forumlar gibi herkese açık güzel paylaşım İçin teşekkür ederim.
Hani erken inerdi karanlık,
Hani yağmur yağardı inceden,
Hani okuldan, işten dönerken,
Işıklar yanardı evlerde,
Eskidendi, çok eskiden.
Hani ay herkese gülümserken,
Mevsimler kimseyi dinlemezken...
Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
Eskidendi, çok eskiden.
Hani hepimiz arkadaşken,
Hani oyunlar tükenmemişken,
Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
Biz kimseyi aldatmamışken,
Eskidendi, çok eskiden.
Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
Daha biz kimseye küsmemiş,
Daha kimse ölmemişken,
Eskidendi, çok eskiden.
Şimdi ay usul, yıldızlar eski
Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
Geçen geçti,
Geçen geçti,
Geceyi söndür kalbim
Geceler de gençlik gibi eskidendi
Şimdi uykusuzluk vakti.
Murathan Mungan
Gecenin hüzünlü özleyişlerinden insin gündüzüne, gökyüzünü kaplayan “sitareler “
Müziğin ritmiyle. Viola sarsın gün ışığını, günün ritmine uyandır ruhunu da bütünleşsin hücrelerinde notalar. Şimdi hazırsın. Güneş’e...