Güzel bir gün aslında bir fincan espresso yanında bir kruvasan Şimdi pencerem toprak kokularına açılsa kuzine sobada kızarmış ekmek kokusu sarsa etrafı, bir de fokurdayan demlik olsa sobanın üzerinde. Biraz da deniz kokusu.
Olanca kuvvetimle bakıyorum Her yerde bir şeyler bulunuyor Dokunma ve renk dağıtma şeyleri. Bugün pazar kendimi selamlıyorum Ve sanki kendimi tekrarlıyorum durmadan İşte bir sarmaşığın son yaprağı gibi Güneşe, öyle birden ki güneşe Bir erkek, bir dişi olduğum zaman. Demek ilk olarak kendimi tekrarlıyorum Nokta Kim bilir, belki de ben Bu türlü düşünmenin ilk karşılığı Kendi yaşamamda”
Mevsimin köründeyim Cemreler, geceden düş/müş Gözümde iki dirhem bir çekirdek baharlar Kirpiklerim uzanmış boylu boyunca Dediydim ama Hep suç gözlerimde Yağmurlar bahara vurgun senin neyine Titriyor zaman ürkek güvercin misali Düşerken kanadından bin pişman Kalsaydım, diyor sanki gözlerinde Hiç yoktan gelincik sarsaydı tarlaları Kaçırdığım düşler için Uyansaydın toprak gibi Mevsimin köründe Henüz düşmüşken ülkene cemre Uyansaydın yüreğim Derin uykudan
Merhaba Turhan bey, şiiri tekrar gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.
Şiirin hikayesi, Tarih: 2023-02-06 04:17:35 deprem 10 ili kapsayan adeta taş üstünde taş bırakmayan. Resmî kayıtlara göre 46.105 kişinin ölümüyle sonuçlanan çok büyük bir yıkım yaratan doğa olayı. Evet deprem bir doğa olayıdır hatta depremler olduğu bölgede yeryüzüne bir takım faydalar sağlar bunlardan biri de toprak daha verimli hale gelir. Yani tam anlamıyla kaderdir. Peki ya toprağın üzerine yapılan yerleşim alanlarındaki binaların yıkılması onlar da kader mi? Buna kader demek pek akıllıca olmaz, düşünsenize ; Şili de, Japonya’da 9.1 şiddetinde depremde evler yıkılmıyorsa insanların burunları bile kanamıyorsa onlara reva görmediği kaderi Allah türkiyede yaşayan insanlara neden reva görsün. Bu Demek oluyor ki: Deprem kaderdir sonuçları beşeri ve tamamıyla insanların sorumluluğundadır. 2x2= 4 tür. 5 etmez. Bu sonuç objektiftir yani kişiden kişiye değişmez. Yıkılan binalar ve yitip giden onca canın sorumlusu; o binaların yerlerimi belirleyen yer bilimci. Projesini çizen mimar, mühendis, üzerine binaları inşaa eden müteahhit. Ve deprem sonrası koordinasyonu, Ve en büyük sorumlu da bunları onaylayan denetim merkezleri. Yüzlerce çocuğun katilleri. Enkazlara baktıkça içmden binlerce parça kopup gidiyor bir de alay eder gibi enkazın üzerine balonlar dikmişler neymiş çocuklar içinmiş. Çocuklar okullarda olmalıydı enkaz altında can vermemeliydi. Bunun vebalini üç beş balonu enkazları süsleyerek ödeyemez kimse.
YAPRAK DÖKÜMÜ Mezar taşıma çizsinler balon resimleri, Uçamadığım mavileri kondursunlar üzerime menekşelerle, Tohumlarım serpilir annem toprağa, yürüyemediğim yollara düşer belki ayak seslerim.
Güzel bir gün aslında bir fincan espresso yanında bir kruvasan
Şimdi pencerem toprak kokularına açılsa kuzine sobada kızarmış ekmek kokusu sarsa etrafı, bir de fokurdayan demlik olsa sobanın üzerinde. Biraz da deniz kokusu.
Kim bilir kimler uyandı şimdi
Evi buram buram çay kokutan
Anne mutfaklarına.
Çay kadar sıcak günaydınlara.
Benden beklenmeyecek performans, NEVZİNE yaptım yok böyle bir şey:)))
Olanca kuvvetimle bakıyorum
Her yerde bir şeyler bulunuyor
Dokunma ve renk dağıtma şeyleri.
Bugün pazar kendimi selamlıyorum
Ve sanki kendimi tekrarlıyorum durmadan
İşte bir sarmaşığın son yaprağı gibi
Güneşe, öyle birden ki güneşe
Bir erkek, bir dişi olduğum zaman.
Demek ilk olarak kendimi tekrarlıyorum Nokta
Kim bilir, belki de ben
Bu türlü düşünmenin ilk karşılığı
Kendi yaşamamda”
Edip Cansever
Mevsimin köründeyim
Cemreler, geceden düş/müş
Gözümde iki dirhem bir çekirdek baharlar
Kirpiklerim uzanmış boylu boyunca
Dediydim ama
Hep suç gözlerimde
Yağmurlar bahara vurgun senin neyine
Titriyor zaman ürkek güvercin misali
Düşerken kanadından bin pişman
Kalsaydım, diyor sanki gözlerinde
Hiç yoktan gelincik sarsaydı tarlaları
Kaçırdığım düşler için
Uyansaydın toprak gibi
Mevsimin köründe
Henüz düşmüşken ülkene cemre
Uyansaydın yüreğim
Derin uykudan
Aslı Birer
Merhaba Turhan bey, şiiri tekrar gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.
Şiirin hikayesi,
Tarih: 2023-02-06 04:17:35 deprem 10 ili kapsayan adeta taş üstünde taş bırakmayan. Resmî kayıtlara göre 46.105 kişinin ölümüyle sonuçlanan çok büyük bir yıkım yaratan doğa olayı. Evet deprem bir doğa olayıdır hatta depremler olduğu bölgede yeryüzüne bir takım faydalar sağlar bunlardan biri de toprak daha verimli hale gelir. Yani tam anlamıyla kaderdir. Peki ya toprağın üzerine yapılan yerleşim alanlarındaki binaların yıkılması onlar da kader mi? Buna kader demek pek akıllıca olmaz, düşünsenize ; Şili de, Japonya’da 9.1 şiddetinde depremde evler yıkılmıyorsa insanların burunları bile kanamıyorsa onlara reva görmediği kaderi Allah türkiyede yaşayan insanlara neden reva görsün. Bu Demek oluyor ki: Deprem kaderdir sonuçları beşeri ve tamamıyla insanların sorumluluğundadır. 2x2= 4 tür. 5 etmez. Bu sonuç objektiftir yani kişiden kişiye değişmez. Yıkılan binalar ve yitip giden onca canın sorumlusu; o binaların yerlerimi belirleyen yer bilimci. Projesini çizen mimar, mühendis, üzerine binaları inşaa eden müteahhit. Ve deprem sonrası koordinasyonu, Ve en büyük sorumlu da bunları onaylayan denetim merkezleri. Yüzlerce çocuğun katilleri. Enkazlara baktıkça içmden binlerce parça kopup gidiyor bir de alay eder gibi enkazın üzerine balonlar dikmişler neymiş çocuklar içinmiş. Çocuklar okullarda olmalıydı enkaz altında can vermemeliydi. Bunun vebalini üç beş balonu enkazları süsleyerek ödeyemez kimse.
YAPRAK DÖKÜMÜ
Mezar taşıma çizsinler
balon resimleri,
Uçamadığım mavileri kondursunlar
üzerime menekşelerle,
Tohumlarım serpilir annem toprağa,
yürüyemediğim yollara düşer belki
ayak seslerim.
ATA KIZI
Biraz da gülmek iyi gelir :)
Teşekkür ederim beğenin mutlu etti
Saygımla
Soru işaretlerinden de kurtulmuş oldum :)