Şiiri onda biriyle yazanların çoğaldığını görüyorum. Sıkıysa felsefe çalışsınlar.kendini yaşamın kollarına bırakmış, bırakma gözü pekliğine erişmiş olanlara şiir uğrar. Şiire maruz kalırlar. Diğerleri şiir avına çıkarlar. Kendilerini vursalar iyi, sözcükleri vururlar palazlanırlar.
Yaşamın kendiliğindenliğini yaşantılayabilenler felsefenin kendiliğindenliği ile şiirlerini biler, öte yolculuklarını kendilerine özgü biçimde sürdürürler.
Şiire yakışan felsefe, ancak felsefeye yakışan şiirle buluşunca şiir titreşir.
Ruh ve beden arasında fitne çıkartırım Somatizasyonlar ile dışarıya taşarım Yetinmem bir beden ile topluma bulaşırım
Somatizasyon; iç dünyamızdaki çatışmaların fiziksel olarak bedenimize aksetmesidir. Ve bütün toplumu etkileyen bir durumdur. “psikosomatik bozukluklar”
Bazen içinize sığamadınız zamanlarda yani, gökyüzüne bakarsınız. Çünkü o vakit içiniz ancak sonsuzluğa dökülebilir. En çokta çok sevdiklerinizi gömersiniz sessiz sedasız. İşte o zaman sonsuz boşluktan bir yıldız kayar toprağa. Denizden mezarlar olsa gökyüzünden kayan yıldızlar için. Rahmetler olsun mekanın cennet olsun inşallah Genco Erkal
“Sizin mantığınıza göre istisnasız tüm annelerin evlat sevgisi, "hastalıklı sevgi" sınıfına giriyor. “ ********** “Anne sevgisi istisnai sevgidir” bu yüzdendir tüm dünyanın ortak söylemi ve hissettikleri “hiç kimse annem gibi sevemez “
Gerçek duygular çerçevesinde herkes istediğini bulsun o zaman.
“Anne sevgisi istisnai sevgidir” bu yüzdendir tüm dünyanın ortak söylemi ve hissettikleri “ hiç kimse annem gibi sevemez “ evet evlat ne kadar “mal “ olsa da!
Anne sevgisi beklentisi ile gerçek sevgi olmaz, hatta bu sizin yazdığınız tamamen kadından beklenti. Ben insan diyerek genelledim kategorize etmeden.
Gerçek sevgi, saygı ile birlikte aynı paralelde gelişir. Karşılıksız sevgi çok uzun ömürlü olmaz. Anne sevgisi farklıdır, kimse kimseyi dokuz ay karnında taşımaz, aklı baliğ olana kadar da en mükemmel şekilde hem maddesel hem manevi anlamda bakımını üstlenmez. Hatta evlat bile anneyi aynı derecede sevemez. Çünkü anne gibi onu karnında taşımamıştır. Bu yüzden birbirimizden anne ya da baba sevgisi beklemek çok büyük haksızlık olur hayat arkadaşımıza.
Ayrıca “hastalıklı sevgi “ benim mantığıma göre değil, koskoca psikiyatri ana bilim dalına ait bir konudur. Okuyan herkes bugün bu konuyu araştırıp etraflıca okumalarını öneririm. Özellikle de yirmili yaşlardaki genç arkadaşlarıma
Şiiri onda biriyle yazanların çoğaldığını görüyorum. Sıkıysa felsefe çalışsınlar.kendini yaşamın kollarına bırakmış, bırakma gözü pekliğine erişmiş olanlara şiir uğrar. Şiire maruz kalırlar. Diğerleri şiir avına çıkarlar. Kendilerini vursalar iyi, sözcükleri vururlar palazlanırlar.
Yaşamın kendiliğindenliğini yaşantılayabilenler felsefenin kendiliğindenliği ile şiirlerini biler, öte yolculuklarını kendilerine özgü biçimde sürdürürler.
Şiire yakışan felsefe, ancak felsefeye yakışan şiirle buluşunca şiir titreşir.
Prof. Dr. Ahmet İnan
Şimdilerde ne gecenin siyah’ ını, ne gündüzün ak’ ını sevesim var.
Sadece
İnsanın fendbaz’ ına sövesim var o kadar
Dediğim o kadar çok şey var ki.
Sağolasın Tubacığım. Hoş geldin.
Ruh ve beden arasında fitne çıkartırım
Somatizasyonlar ile dışarıya taşarım
Yetinmem bir beden ile topluma bulaşırım
Somatizasyon; iç dünyamızdaki çatışmaların fiziksel olarak bedenimize aksetmesidir. Ve bütün toplumu etkileyen bir durumdur. “psikosomatik bozukluklar”
Denizden mezarlar olsa gökyüzünden kayan yıldızlar için.
Aslı Birer
Bazen içinize sığamadınız zamanlarda yani, gökyüzüne bakarsınız. Çünkü o vakit içiniz ancak sonsuzluğa dökülebilir. En çokta çok sevdiklerinizi gömersiniz sessiz sedasız. İşte o zaman sonsuz boşluktan bir yıldız kayar toprağa.
Denizden mezarlar olsa gökyüzünden kayan yıldızlar için.
Rahmetler olsun mekanın cennet olsun inşallah Genco Erkal
?si=FExcfWk_-9gNfEkz
Yolum hep aynı şey, hep çakıl hep diken; yürürdüm fakat ben mübeşşer ( müjdelenmiş) vakur.
Geçerdim hep basıp bir takım izlere’
Eğildim biraz dikkat ettim yere,
O izler benim, hep benim izlerimdi
Tevfik Fikret
“Sizin mantığınıza göre istisnasız tüm annelerin evlat sevgisi, "hastalıklı sevgi" sınıfına giriyor. “
**********
“Anne sevgisi istisnai sevgidir” bu yüzdendir tüm dünyanın ortak söylemi ve hissettikleri “hiç kimse annem gibi sevemez “
Gerçek duygular çerçevesinde herkes istediğini bulsun o zaman.
“Anne sevgisi istisnai sevgidir” bu yüzdendir tüm dünyanın ortak söylemi ve hissettikleri “ hiç kimse annem gibi sevemez “ evet evlat ne kadar “mal “ olsa da!
Anne sevgisi beklentisi ile gerçek sevgi olmaz, hatta bu sizin yazdığınız tamamen kadından beklenti. Ben insan diyerek genelledim kategorize etmeden.
Gerçek sevgi, saygı ile birlikte aynı paralelde gelişir. Karşılıksız sevgi çok uzun ömürlü olmaz. Anne sevgisi farklıdır, kimse kimseyi dokuz ay karnında taşımaz, aklı baliğ olana kadar da en mükemmel şekilde hem maddesel hem manevi anlamda bakımını üstlenmez. Hatta evlat bile anneyi aynı derecede sevemez. Çünkü anne gibi onu karnında taşımamıştır. Bu yüzden birbirimizden anne ya da baba sevgisi beklemek çok büyük haksızlık olur hayat arkadaşımıza.
Ayrıca “hastalıklı sevgi “ benim mantığıma göre değil, koskoca psikiyatri ana bilim dalına ait bir konudur. Okuyan herkes bugün bu konuyu araştırıp etraflıca okumalarını öneririm. Özellikle de yirmili yaşlardaki genç arkadaşlarıma