“Yaşamak yaralanmaktır” öyle ya var mıdır herhangi bir sebepten yaralanmadan büyüyen? Bundan en büyük payeyi de ruhumuz almaz mi? Ne çok üşümüştür, ne kadar görülmez kırıklarla doludur herbirimizin can kesesi. Ata kızı
Elisa çok iyi kalemi olan çeşitli tiyatro oyunlarına imza atan bir arkadaşımız ve yazmayı bırakıyor buna gönlüm razı değil nahoş bir durum o ve onun gibiler yazmalı biz de onların beyinlerini okumalıyız.
Ya gerçek anlamda öldürülen kadınlar!
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!..
Necip Fazıl Kısakürek
Hele o kadınlar, öldürülen paramparça edilen kadınlar. Bir yanı anne diğer yanı çocuk, “ kadınlar”
“Yaşamak yaralanmaktır” öyle ya var mıdır herhangi bir sebepten yaralanmadan büyüyen? Bundan en büyük payeyi de ruhumuz almaz mi? Ne çok üşümüştür, ne kadar görülmez kırıklarla doludur herbirimizin can kesesi.
Ata kızı
Geçmiş olsun bize baharlar yağmur da olsan yeşermem artık.
Ata kızı
Paramparça can kaldın içimde, herbir kırığın canımı acıtıyor. Ne desen kanarım artık.
Ata kızı .
Bırakmasın nazende yürekler yazmayı
"Yaşamak yaralanmakmış" demiş Cemil Meriç
Bazıları da var ki ne yaparsa yapsınlar yazdıkları tutmaz çünkü yazmak samimi bir yürek ister o da onlarda mevcut değil.
Elisa çok iyi kalemi olan çeşitli tiyatro oyunlarına imza atan bir arkadaşımız ve yazmayı bırakıyor buna gönlüm razı değil nahoş bir durum o ve onun gibiler yazmalı biz de onların beyinlerini okumalıyız.